İçeriğe geç
Stoke City F.C.
⚽ RESMÎ KULÜP ANSİKLOPEDİSİ

Stoke City F.C.

📍 - • 🏆 Resmî Lig • Kuruluş: 1863

Stoke City Futbol Kulübü, İngiltere'nin Staffordshire bölgesindeki Stoke-on-Trent şehrinde bulunan profesyonel bir futbol kulübüdür. İngiliz futbolunun ikinci kademesi olan EFL Championship liginde mücadele etmektedirler.

Kulüp, 1863 yılında "Stoke Ramblers" adıyla kurulmuş, 1878'de "Stoke" ve ardından Stoke-on-Trent şehrine belediye statüsü verildiğinde 1925'te "Stoke City" ismini almıştır. Stoke'un iç saha maçlarını oynadığı tesis olan bet365 Stadyumu, 30.089 kapasiteye sahiptir. Tesisin açılışından önce kulüp, 1878 yılından itibaren iç saha olarak kullandığı Victoria Ground'da mücadele etmiştir. Kulübün sembolü olan "The Potters" lakabı, Stoke-on-Trent bölgesinin önemli bir uğraşı olan seramik endüstrisinden ilham alınmıştır. Geleneksel iç saha forması ise dikey kırmızı ve beyaz çizgili bir üst, beyaz şort ve çoraplardan oluşmaktadır. Kulübün geleneksel rakipleri arasında Midlands bölgesindeki West Bromwich Albion ve Wolverhampton Wanderers bulunmaktadır. Bölgesel rakipleri ise Potteries derbisini oynadıkları Port Vale'dir.

Stoke City, 1888 yılında kurulan İngiliz Futbol Ligi'nin (Football League) on iki kurucu üyeden biridir. 1890 yılında yeniden seçilme hakkını kaybetmişler ancak 1890-91 sezonunda kazandıkları Football Alliance şampiyonluğu ile lige geri dönmüşlerdir. Kulüp, 1907'de Birinci Lig'den düşülmüş ve ertesi yıl iflasın eşiğine gelmiştir. Kurtarılan kulüp, yeniden lige kabul edilene kadar geçen yıllarda Birmingham & District League ve Southern League gibi liglerde mücadele etmiştir. 1921-22 sezonunda İkinci Lig'den yükselmişler ancak dört yıl içinde iki kez daha düşülmüşlerdir. Stoke City, 1926-27 sezonunda Üçüncü Lig Kuzey Grubu'nu ve 1932-33 sezonunda İkinci Ligi şampiyonu olarak tamamlamıştır. Yirmi yıl boyunca üst ligde mücadele ettikten sonra bir on yıl boyunca İkinci Lig'de kalmışlardır. 1962-63 sezonunda şampiyon olarak tekrar yükselmişlerdir.

Teknik direktör Tony Waddington yönetiminde, Stoke City 1972 yılında Chelsea'yi 2-1 mağlup ederek Lig Kupası'nı kazanmıştır. Daha önce 1964 yılında da bu kupada finalde yer almışlardır. Kulüp, on dört yıl boyunca üst ligde kalmış ve iki yıl sonra tekrar düşüldükten sonra 1978-79 sezonunda yeniden yükselmişlerdir. Stoke City, 1979'dan 1985'e kadar üst ligde mücadele etmiş, ancak 1990 yılında Üçüncü Lige düşülmüştür. 1992'de Football League Trophy'yi kazandıktan sonra, 1992-93 sezonunda şampiyon olarak tekrar yükselmişlerdir. 1998'deki düşüşün ardından kulüp, 2000 yılında bir kez daha Football League Trophy'yi kazanmıştır. 2002 yılındaki play-off finalini kazanarak Premier Lig'e yükseldiler. Teknik direktör Tony Pulis yönetiminde Stoke City, 2007-08 sezonunun sonunda Premier Lig'e dahil oldular. 2011 yılında FA Kupası finalinde Manchester City'ye yenilerek ikinci olmuşlar ve bu sonuçla Avrupa kupalarına katılma hakkı elde etmişlerdir. On yıl boyunca Premier Lig'de mücadele ettikten sonra, 2018 yılında EFL Championship ligine düşmüşlerdir.

Tarihçe Bu bölümde, kulübün kuruluşundan günümüze uzanan zengin ve köklü tarihine dair kapsamlı bilgiler sunulmaktadır. Kuruluş aşamasındaki önemli kilometre taşları, unutulmaz oyuncular, başarılı teknik direktörler, elde edilen şampiyonluklar ve diğer başarılarla dolu bir yolculuk anlatılmaktadır. Bu bölüm, kulübün geçmişini anlamak ve geleceğine ışık tutmak için vazgeçilmez bir kaynaktır.

Kuruluş ve İlk Yıllar (1863-1919) Bu dönem, kulübün temellerinin atıldığı ve ilk adımlarının atıldığı kritik bir dönemi temsil etmektedir. 1863 yılında kurulan kulüp, kısa sürede futbolun popülerleşmesiyle birlikte önemli bir yer edinmiştir. Bu yıllarda, kulüp sadece sportif başarılar elde etmekle kalmamış, aynı zamanda sosyal ve kültürel anlamda da toplum üzerinde etkili olmuştur. Kulübün ilk oyuncuları arasında dönemin önde gelen isimleri yer almış ve bu isimler, kulübün gelecekteki başarısı için önemli bir temel oluşturmuştur. Teknik direktörlerin de bu dönemde kulübe katkıları büyük olmuş ve takıma farklı oyun stratejileri getirerek rekabet gücünü artırmışlardır. Şampiyonluklar ve diğer başarılar, kulübün adını duyurmuş ve taraftar kitlesini genişletmiştir. Bu ilk yıllar, kulübün kimliğini şekillendiren ve gelecekteki başarılara zemin hazırlayan önemli bir dönemdir.

Stoke City Futbol Kulübü'nün, İngiliz futbol ligleri sistemindeki gelişimini gösteren grafik (1888-günümüz). Bu grafik, kulübün kuruluşundan itibaren geçirdiği evreleri ve elde ettiği başarıları görsel olarak sunmaktadır. Stoke City, uzun ve köklü bir tarihe sahip olup, bu süre zarfında İngiliz futbolunun farklı liglerinde önemli roller oynamıştır. Grafik üzerinde, kulüp tarafından kat edilen ligler, elde edilen şampiyonluklar, kupa zaferleri ve diğer önemli istatistiksel veriler detaylı olarak gösterilmektedir. Bu sayede, Stoke City'nin tarih boyunca izlediği yolu ve futbol dünyasındaki yerini daha iyi anlamak mümkündür.
Stoke City Futbol Kulübü'nün, İngiliz futbol ligleri sistemindeki gelişimini gösteren grafik (1888-günümüz). Bu grafik, kulübün kuruluşundan itibaren geçirdiği evreleri ve elde ettiği başarıları görsel olarak sunmaktadır. Stoke City, uzun ve köklü bir tarihe sahip olup, bu süre zarfında İngiliz futbolunun farklı liglerinde önemli roller oynamıştır. Grafik üzerinde, kulüp tarafından kat edilen ligler, elde edilen şampiyonluklar, kupa zaferleri ve diğer önemli istatistiksel veriler detaylı olarak gösterilmektedir. Bu sayede, Stoke City'nin tarih boyunca izlediği yolu ve futbol dünyasındaki yerini daha iyi anlamak mümkündür.

Kulüp, resmi olarak 1863 yılında kurulmuş olmakla birlikte, bazı kaynaklar oyunun bu tarihten önce, Stoke'da oynandığını belirtmektedir. Ancak, kulübün gerçek kuruluş tarihi, Henry Almond tarafından 1868'de gerçekleşmiştir. Almond, Charterhouse okulu mezunu olup, burada popüler olan "dribbling" tekniğinin uygulandığı bir futbol anlayışına sahiptir. North Staffordshire Demiryolu Şirketi'nde çıraklık yapmak için bölgeye gelen Almond, okul yıllarında edindiği futbol tutkusuna devam etmek amacıyla, bölgedeki ilk organize futbol kulübünü kurmuştur. Kulübün bilinen ilk maçı, Ekim 1868'de E.W. May tarafından özel olarak oluşturulan bir takım ile oynanmıştır. Harry Almond, Stoke Ramblers takımının kaptanı olup, aynı zamanda kulüp tarihinin ilk golünü de atmıştır. Kulübün ilk kaydedilmiş deplasman maçı ise Aralık 1868'de Congleton takımına karşı yapılmış olup, bu maçta rugby kuralı yerine futbol kurallarının uygulanması sağlanmıştır. 1860'lardan itibaren kulüp, Victoria Kriket Kulübü sahasında mücadele etmiştir; ancak artan seyirci sayısı nedeniyle 1875 yılında Sweetings Field olarak bilinen daha geniş bir alana taşınmıştır.

1877-78 sezonunda Stoke City takımı, kulüp tarihinin önemli dönemlerinden birini yaşamıştır. Bu yıl, takımın performansı ve elde ettiği başarılar, taraftarlar tarafından büyük bir heyecanla takip edilmiştir. Takımın kadrosunda, o dönemin önde gelen futbolcuları yer almaktaydı ve teknik direktörün liderliğinde, başarılı bir sezon geçirilmesi hedefleniyordu. Ancak, ne yazık ki, bu dönemde kulüp şampiyonluk gibi önemli başarılara ulaşamamıştır.
1877-78 sezonunda Stoke City takımı, kulüp tarihinin önemli dönemlerinden birini yaşamıştır. Bu yıl, takımın performansı ve elde ettiği başarılar, taraftarlar tarafından büyük bir heyecanla takip edilmiştir. Takımın kadrosunda, o dönemin önde gelen futbolcuları yer almaktaydı ve teknik direktörün liderliğinde, başarılı bir sezon geçirilmesi hedefleniyordu. Ancak, ne yazık ki, bu dönemde kulüp şampiyonluk gibi önemli başarılara ulaşamamıştır.

Stoke Futbol Kulübü'nün kökenleri 1870 yılına dayanır. İlk olarak "Ramblers" adıyla faaliyet gösteren kulüp, iki sezon sonra bu takma adı kullanımını bırakarak Stoke Football Club ismini aldı. Bu dönemde, kulüp Stoke Victoria Kriket Kulübü ile yakın bir ilişki kurdu; her iki kulüp de tesisleri paylaştı ve bazı idari sorumlulukları ortaklaşa üstlendi. Takım, başlangıçta "Athletic Club" olarak bilinen sahada mücadele etti; bu saha kısa süre içinde "Victoria Ground" olarak anılmaya başlandı. Kulübün geleneksel kırmızı-beyaz çizgili formayı bu dönemde benimseyerek sembolik bir kimlik oluşturduğu da belirtilmektedir. Ağustos 1885'te kulüp, profesyonel statüye geçiş yaptı.

Stoke, İngiliz futbolunun önemli bir kilometre taşı olan Football League'in 1888 yılında kurulmasıyla birlikte, kuruluş üyelerinden biri oldu. Ancak, kulübün ilk iki sezonu olan 1888-89 ve 1889-90 yıllarında ligde istediği başarıyı gösteremedi ve her iki sezonda da sonuncu sırada yer aldı. 1890 yılında Stoke, Football League'e yeniden kabul edilmedi; bu durum, ilk kez bir kulübün ligden çıkarılması anlamına geliyordu. Daha sonra, kulüp Football Alliance'a katıldı ve bu ligi kazanarak tekrar Football League'e kabul edildi. Ardından, Stoke, 15 sezon boyunca First Division'da mücadele etti. 1898-99 sezonunda FA Cup yarı finaline yükselmesine rağmen, 1907 yılında ciddi mali sorunlar nedeniyle lige veda etmek zorunda kaldı. 1907-08 sezonunun sonunda kulüp iflas etti ve Birmingham & District League ile Southern League gibi amatör liglerde mücadele etti. Ancak, 1915 yılında başlayan Birinci Dünya Savaşı'nın futbolu askıya almasıyla birlikte, Football League de dört yıl boyunca faaliyet göstermedi. Aynı yıl düzenlenen genel kurulda, Stoke, Glossop takımının yerine Second Division'a yeniden kabul edildi. Savaş dönemi boyunca, Stoke, Lancashire Primary ve Secondary liglerinde mücadele etti. Futbolun Ağustos 1919'da yeniden başlamasıyla birlikte, Stoke tekrar lige döndü.

Victoria Ground ve Stanley Matthews (1919-1937): Victoria Ground, İngiliz futbolunun önemli bir arenasıdır ve özellikle Stoke City kulübüyle olan derin bağlarıyla bilinir. Bu stadyum, 1919'dan 1990'a kadar Stoke City'nin ev sahipliğini yapmış ve kulübün tarihinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Victoria Ground, aynı zamanda İngiliz futbolunun efsanevi figürlerinden Stanley Matthews'ın kariyerindeki önemli dönemlere de tanıklık etmiştir. Stanley Matthews (1919-1937), sadece bir oyuncu değil, aynı zamanda İngiliz futboluna adını altın harflerle yazdıran bir semboldü. 1919'da profesyonel futbola adım attığı andan itibaren yeteneği ve durdurulamazlığıyla dikkat çekmiştir. Matthews, özellikle Stoke City forması altındaki performansıyla unutulmaz anlar yaşatmış ve taraftarların kalplerine yer etmiştir. Victoria Ground, Matthews'ın kariyerinin önemli bir dönemini kapsarken, onun futbol sahasındaki ustalığı ve karizması stadyumun atmosferini daha da zenginleştirmiştir. Bu iki unsur, İngiliz futbol tarihine damgasını vurmuş ve gelecek nesillere ilham kaynağı olmuştur.

Kulüp, Victoria Ground'ın sahibi oldu. Daha sonra Butler Street tribününün inşa edilmesiyle stadyumun toplam kapasitesi 50.000 kişiye yükseltildi. 1925 yılında Stoke-on-Trent şehri statüsü kazandı ve bu durum kulübün adını Stoke City F.C. olarak değiştirmesine yol açtı.

1930'lar, kulübün en ünlü oyuncusu Stanley Matthews'ın sahalara adım attığı dönemdi. Hanley'de büyüyen Matthews, kulüpte çıraklık yaptı ve 17 yaşında, Mart 1932'de Bury karşısında ilk maçına çıktı. On yılın sonunda, Matthews hem İngiltere millî takımının önemli bir oyuncusu haline gelmişti, aynı zamanda kendi kuşağının en iyi futbolcularından biri olarak kabul ediliyordu. Stoke, 1932-33 sezonunda şampiyon olarak İkinci Lig'den yükseldi; ancak Matthews bu sezonda sadece 15 maçta forma giydi. Yine de, bu oyuncu kulüp kariyerinin ilk golünü, yerel rakipleri Port Vale karşısında alınan 3-1'lik galibiyetle kaydetti.

1934 yılına gelindiğinde, kulübün ortalama taraftar sayısı 23.000'i aşmıştı; bu durum, teknik direktör Tom Mather'a daha fazla transfer bütçesi imkanı sağladı. Kulüp artık ülkenin en iyi takımlarından biri olarak kabul ediliyordu. Bu dönemde, kulübün tarihindeki en yüksek lig galibiyeti olan 10-3'lük West Bromwich Albion zaferi yaşandı (Şubat 1937). Aynı yılın Nisan ayında ise, Arsenal karşısında stadyumun rekor taraftar sayısı olan 51.373 kişi tribünleri doldurdu. Freddie Steele'in 1936-37 sezonunda attığı 33 lig golü hala kulüp rekorudur.

Başlık yarışında gerileme ve ligdeki performans düşüşü (1937-1960): Bu dönem, kulübün şampiyonluk mücadelesinde yaşadığı zorlu bir süreçti. 1937'den itibaren, takımın ligdeki performansı giderek düşüş göstermeye başladı. Rekabetin arttığı bu yıllarda, elde edilen başarılar azalırken, kulüp taraftarları için hayal kırıklıkları yaşanıyordu. Bu dönemde, birçok yetenekli oyuncu kadroya dahil edilse de, istikrarlı bir performans sergilemek ve şampiyonluk yarışında üst sıralarda yer almakta zorlanıldı. Teknik direktör değişiklikleri de bu performansı olumsuz etkiledi. Kulüp, bu yıllarda ligdeki konumunu korumakta güçlük çekti ve taraftarların beklentilerini karşılamakta başarısız oldu.

İkinci Dünya Savaşı'nın ardından yeniden başlatılan FA Kupası tarihinde, 9 Mart 1946'da yaşanan trajik bir olayla kulüp tarihine geçti. Bolton Wanderers ile oynanan 6. tur karşılaşmasında Burnden Park stadyumunda meydana gelen faciada 33 taraftar hayatını kaybetti ve 520 kişi yaralandı. Bu olay, "Burnden Park felaketi" olarak anılacaktır.

1946-47 sezonunda Stoke City, şampiyonluk yarışında ciddi bir iddia ortaya koydu. Sezonun son maçını kazanarak İngiltere Birinci Futbol Ligi şampiyonluğunu elde etme hedefiyle sahaya çıkan takım, Sheffield United'a 2-1 mağlup oldu ve şampiyonluk Liverpool'un oldu. Kulübün yıldız oyuncusu Stanley Matthews, 1946-47 sezonunun sonuna doğru, henüz 32 yaşındayken Blackpool'a transfer oldu.

1952-53 sezonunda Stoke City, Birinci Futbol Ligi'nden düşerek İkinci Futbol Ligi'ne konuk oldu. Bu sezonda, Bob McGrory, kulüpteki 17 yıllık görev süresinin ardından teknik direktörlük görevinden istifa etti. Wolverhampton Wanderers'tan transfer edilen eski savunmacı Frank Taylor, takımı yeniden Birinci Futbol Ligi'ne taşıma hedefiyle göreve getirildi. Ancak, yedi sezon boyunca İkinci Futbol Ligi'nde yükselme başarısı elde edemeyen Taylor, görevden alındı. Bu durum, Taylor için büyük bir şok etkisi yarattı ve futbol dünyasıyla bağlarını koparmasına neden oldu.

Tony Waddington dönemi (1960-1977): Bu dönem, kulüp tarihinde önemli bir çağdır ve Tony Waddington'ın teknik direktörlük görevini üstlendiği yılları kapsar. Waddington yönetiminde kulüp, hem ulusal hem de uluslararası arenada önemli başarılar elde etmiştir. Bu dönemdeki gelişmeler, kulübün gelecekteki başarısı için güçlü bir temel oluşturmuştur.

Tony Waddington, kulüpte teknik direktörlük görevine Haziran 1960'ta getirildi. Daha önce 1952 yılında antrenör olarak kulübe katılan Waddington, 1957'de yardımcı teknik direktörlüğe yükseldi. Waddington, kariyerinin sonlarına doğru olan Stanley Matthews'ı, ayrılışının 14 yıl sonra, büyük bir başarıyla tekrar kulübe kazandırdı. Matthews'ın dönüşü, Stoke'un 1961-62 sezonunda ligde daha iyi bir sekizinci sırada yer almasına yardımcı oldu. Bir sonraki sezonda Stoke, şampiyon olarak yükselme başarısı elde etti. Kulübün en üst düzey lige geri döndüğü ilk sezon olan 1963-64'te, takım kulüp centenarının kutlamalarına denk geldi ve Waddington, Stoke'u ligin orta sıralarında tutmayı başardı. Stoke, 1964 İngiltere Futbol Ligi Kupası finaline yükselse de, iki maçlık seri sonucunda Leicester City'e 4-3 mağlup olarak kupayı kaçırdı.

Waddington, tecrübeye önem verdi ve Dennis Viollet, Jackie Mudie, Roy Vernon, Maurice Setters ve Jimmy McIlroy gibi oyuncuları, kariyerlerinin sonlarına doğru kadroya dahil etti. Stanley Matthews, futbol hizmetlerinden dolayı 1965 Yeni Yıl Onur Listesi'nde şövalyelik unvanına layık görüldü. Bu onuru takip eden kısa bir süre sonra, Matthews, Şubat 50'nci doğum gününün ardından, Fulham karşısında kulüp formasıyla çıktığı son maçta sahaya çıktı. İngiltere Milli Takımı'nın 1966 Dünya Kupası'nda şampiyonluk yaşayan kalecisi Gordon Banks, 52.000 sterlin karşılığında Leicester'dan Stoke'a transfer oldu. Dünyanın en iyi kalecilerinden biri olarak kabul edilen Banks, Waddington için akıllıca bir transfer olduğunu kanıtladı ve kulübün Birinci Lig'deki istikrarını sağlamasına yardımcı oldu. 1967 yaz aylarında, Stoke City, Avrupa ve Güney Amerika'dan takımların katıldığı tek maçlık United Soccer Association'da mücadele etti. Stoke, Cleveland Stokers adıyla Eastern Division finalinde ikinci oldu.

Kulüp, ilk büyük kupasını 4 Mart 1972'de, Wembley Stadı'nda oynanan İngiltere Futbol Ligi Kupası finalinde Chelsea karşısında kazandı. Stoke, Terry Conroy ve George Eastham'ın golleriyle 97.852 taraftarın önünde 2-1 galip geldi. Bu zaferin öncesinde, Stoke, finale yükselmek için 11 maça çıkmıştı. Bunların arasında, yarı finalde West Ham United ile oynanan iki maçlık serinin iki kez tekrarlanması da vardı. Stoke, FA Kupası'nda da başarılı bir grafik çizdi ve hem 1970-71 hem de 1971-72 sezonlarında yarı finale yükseldi. Ancak her iki seferde de, kupayı Arsenal'e kaptırdı. Ayrıca, Stoke, 1972 ve 1974 yıllarında UEFA Kupası'nda da mücadele etti ancak sırasıyla 1. FC Kaiserslautern ve Ajax'a karşı ilk turda elendi.

Ocak 1976'da, Butler Street Tribünü'nün çatısı şiddetli bir fırtına sonucu yıkıldı. Yaklaşık 250.000 sterlinlik onarım maliyeti, kulübü büyük maddi zorluklara soktu ve Alan Hudson, Mike Pejic ve Jimmy Greenhoff gibi önemli oyuncular, bu masrafları karşılamak için satılmak zorunda kaldı. Takımın zayıflamasıyla birlikte, Stoke, 1976-77 sezonunda küme düştü. 17 yıl boyunca kulübün başında bulunan Waddington, Mart 1977'de evinde oynanan Leicester maçında alınan 1-0'lık mağlubiyetin ardından görevinden ayrıldı.

Yöneticilerin döngüsel hareketleri (1977-1997): Bu dönem, futbol kulüplerindeki yöneticilerin sıkça değiştiği ve genellikle kısa süreli görevlerde bulundukları bir dönemi ifade eder. 1977 ile 1997 yılları arasında birçok kulüp, istikrarlı bir yönetim anlayışını benimseyemedi ve bu durum, kulüplerin sportif başarılarını olumsuz etkileyebildi. Bu dönemde, bazı yöneticiler kısa süreliğine göreve getirilerek hızlı çözümler üretmeye çalışılırken, uzun vadeli planlamanın eksikliği hissedildi.

Waddington'ın yerine getirilen George Eastham, göreve sadece on ay sonra Ocak 1978'de görevden ayrıldı ve onun yerine Shrewsbury Town'dan Alan Durban getirildi. Durban, 1978-79 sezonunda takımı Birinci Lig'e yükseltti; ancak, kulübün Birinci Lig'deki yerini sağlamlaştırdıktan sonra, 1981 yılında Sunderland'ın teknik direktörlüğüne geçti. Richie Barker, 1981-82 sezonu için göreve getirildi; ancak Aralık 1983'te görevden alındı ve yerine Bill Asprey atandı. Asprey, tecrübeli oyuncu Alan Hudson'u kadroya dahil etme kararı aldı ve bu karar işe yaradı. İyileşmiş bir ikinci yarı sezonun ardından Stoke, 1983-84 sezonunun son gününde düşme tehlikesinden kurtuldu.

1984-85 sezonu ise felaketle sonuçlandı. Stoke, sadece 17 puanla sezonu tamamladı ve tüm sezon boyunca sadece üç galibiyet elde etti. Mick Mills, 1985-86 sezonu için oyuncu-teknik direktör olarak göreve getirildi; ancak dört sezon boyunca takımı yükselme yarışında tutmayı başaramadı ve Kasım 1989'da görevden alındı. Onun yerine, kulübün beşinci teknik direktörü olan Alan Ball Jr. getirildi. Ball, ilk sezonunda (1989-90) başarılı olmakta zorlandı ve Stoke, İkinci Lig'in dibinde kalarak İngiliz futbolunun üçüncü ligine düştü. Ball, bir sonraki sezonun (1990-91) başında görevini sürdürdü; ancak Şubat 1991'de görevden ayrıldı. Bu sezonda Stoke, Üçüncü Lig'te 14. sırada yer alarak kulüp tarihindeki en düşük lig sıralamasını elde etti.

Ball'un yerine, Mayıs 1991'de ve 1991-92 sezonu başlamadan önce Lou Macari getirildi. Macari, kulübe önemli bir başarı getirdi; 1992 Football League Trophy'si Wembley'de Stockport County'ye karşı 1-0'lık skorla kazanıldı ve Mark Stein, maçın tek golünü attı. Bir sonraki sezon olan 1992-93'te ise, takım üçüncü ligden yükseldi. Macari, Ekim 1993'te çocukluk hayranı olduğu Celtic kulübüne geçti ve yerine Joe Jordan getirildi; Stein de kulüp rekoru olan 1,5 milyon sterlin karşılığında Chelsea'ye transfer oldu. Jordan'ın görevi kısa sürdü ve kulüp, sadece 12 ay sonra Lou Macari'yi yeniden göreve getirdi. Stoke, 1995-96 sezonunda dördüncü sırada yer almasına rağmen, play-off yarı finalinde Leicester City'e yenilerek yükselme şansını kaybetti. Macari, bir sonraki sezonun sonunda kulüpten ayrıldı. Onun teknik direktörlük yaptığı son maç, Victoria Ground'daki son lig maçıydı. İki yıl önce Norwich City'den transfer edilen Mike Sheron, kulüp rekoru olan 2,5 milyon sterlin karşılığında satıldı.

Britannia Stadyumu ve İzlanda'nın Hakimiyeti Dönemi (1997-2008): Bu dönem, İngiliz futbol tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. Britannia Stadyumu'nun yükselişiyle birlikte, İzlandalı oyuncuların ve teknik adamların Premier Lig'e girişi hızlanmıştır. Bu süreçte, birçok İzlanda doğumlu sporcu, İngiltere'nin önde gelen kulüplerinde önemli roller üstlenmiş ve takımlarının başarısına katkıda bulunmuştur. Aynı zamanda, İzlandalı teknik direktörlerin getirdiği yenilikçi yaklaşımlar, İngiliz futboluna yeni bir soluk getirmiştir. Bu dönem, sadece futbol alanında değil, aynı zamanda kültürel etkileşimler açısından da zengin bir mirası temsil etmektedir.

1997-98 sezonunda Stoke City, 119 yıl boyunca kullandığı Victoria Ground'dan yeni evine, Britannia Stadium'a taşındı. Chic Bates, Macari'nin yardımcısı olarak göreve getirildi ve kulübün yeni stadyumdaki ilk sezonunu yönetti. Ancak, Bates'in görev süresi kısa oldu ve Ocak 1998'de yerine Chris Kamara getirildi. Kamara da kulübün başarısını artırmakta zorlandı ve Nisan ayında görevden ayrıldı. Daha önce de Stoke City'nin teknik direktörlüğünü yapmış olan Alan Durban, sezonun geri kalanında görevi devraldı. Durban'ın tüm çabalarına rağmen, Manchester City ile oynanan son maçtaki mağlubiyet, kulübün üçüncü lige düşmesine neden oldu.

1998-99 sezonunda, daha önce Aston Villa'nın teknik direktörlüğünü yapmış olan Brian Little göreve getirildi. Takım, sezona iyi bir başlangıç yapsa da, sezonun ilerleyen bölümlerinde performansı önemli ölçüde düştü ve Little, sezon sonunda kulüpten ayrıldı. Yerine gelen Gary Megson ise sadece dört ay görev yaptı. Stoke Holding adlı İzlanda'lı bir konsorsiyumun kulübün %66 hissesini 6,6 milyon sterline satın almasıyla birlikte, Megson görevinden alındı. Bu durum, Stoke City'nin İzlanda dışında ilk İzlanda sermayeli futbol kulübü olmasına yol açtı. Kulüp, daha sonraki dönemde yabancı teknik adam olarak Guðjón Þórðarson'u göreve getirdi. Þórðarson, 1999-2000 sezonunda Stoke City'nin Football League Trophy'sini kazanmasında önemli rol oynadı. Finalde Bristol City ile oynanan maçta Stoke, Wembley Stadı'nda 85.057 taraftarın önünde 2-1'lik skorla galip geldi.

Guðjón Þórðarson, daha önce Gillingham ve Walsall'a karşı kaybedilen play-off mücadelelerinin ardından, 2001-02 sezonunda üçüncü kez yükselme hedefine ulaştı. Yarı finalde Cardiff City mağlup edildi, ardından Millennium Stadium'da Brentford ile oynanan final maçında elde edilen 2-0'lık galibiyet, kulübün yükselmesini sağladı. Ancak, bu başarıya rağmen, Gunnar Gíslason tarafından sadece beş gün sonra görevden alındı.

Steve Cotterill, 2002-03 sezonunun başlangıcından önce Guðjón Þórðarson'un yerine getirildi, ancak sadece dört ay görev yaptıktan sonra Ekim 2002'de istifa etti. Kısa bir süre sonra Tony Pulis, Stoke City'nin yeni teknik direktörü olarak göreve getirildi. Pulis, Reading ile oynanan son maçta elde edilen 1-0'lık galibiyetle kulübün ligde kalmasını sağladı. Ancak, 2004-05 sezonunun sonunda, kulüp sahipleriyle yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle görevden alındı.

Hollandalı teknik adam Johan Boskamp, 29 Haziran 2005 tarihinde Pulis'in yerine getirildi; bu atama, Pulis'in görevden alınmasından sadece bir gün sonra gerçekleşti. Boskamp, Avrupa'dan birçok yeni oyuncu transfer etti, ancak takımın performansı tutarsızdı ve sezonu orta sıralarda tamamlandı. 2005-06 sezonunun sonunda, eski başkan Peter Coates'in kulübü devralma girişimleri nedeniyle görevden ayrıldı. 23 Mayıs 2006 tarihinde, Coates, Stoke City'nin kontrolünü ele geçirdi; bu durum, Gunnar Gíslason'un kulüp başkanlığının sona ermesine yol açtı. Coates, Haziran 2006'da eski teknik direktör Tony Pulis'i göreve getirdi. Pulis yönetiminde Stoke, play-offlara yakın bir performans sergiledi, ancak 2006-07 sezonunda ligin sekizinci sırasına yerleşti.

Premier Lig'deki 10 yıllık kariyer (2008-2018).

Stoke City taraftarları, kulübün Premier Lig'e yükselmesiyle kutlama yapmaktadır (4 Mayıs 2008). Bu tarihi an, kulüp tarihine altın harflerle yazılmış bir sayfadır ve taraftarların yıllarca süren beklentilerini sona erdirmiştir. Stoke City'nin bu başarısı, sadece kulüp için değil, aynı zamanda İngiliz futbolunun genel yapısı açısından da önemli bir dönüm noktasıdır.
Stoke City taraftarları, kulübün Premier Lig'e yükselmesiyle kutlama yapmaktadır (4 Mayıs 2008). Bu tarihi an, kulüp tarihine altın harflerle yazılmış bir sayfadır ve taraftarların yıllarca süren beklentilerini sona erdirmiştir. Stoke City'nin bu başarısı, sadece kulüp için değil, aynı zamanda İngiliz futbolunun genel yapısı açısından da önemli bir dönüm noktasıdır.

Stoke City, 2007–08 sezonunun son gününde elde ettiği otomatik yükselme ile İngiltere Premier Ligi'ne geri döndü ve Championship liginde ikinci sırada yer aldı. Ancak, 2008–09 sezonunun ilk maçında Bolton Wanderers'a karşı alınan 3-1'lik mağlubiyet, birçok medya kuruluşunda Stoke'un kümede kalma konusunda favori olmadığı yönünde yorumlara yol açtı. Stoke, Britannia Stadium'ı adeta bir "kale" haline getirerek, rakiplerin buradan puan almakta zorlanmasına neden oldu. İlk iç saha maçında Aston Villa'yı 3-2 mağlup ederken, Tottenham Hotspur, Arsenal, Sunderland ve West Bromwich Albion gibi önemli takımlara karşı da galibiyetler elde etti. Hull City ile sahadan 2-1'lik bir galibiyetle ayrılarak Premier Lig'deki yerini garantileyen Stoke, ligin sonunda 45 puanla 12. sırada tamamladı. Bir sonraki sezon olan 2009–10'da ise 47 puanla ligi 11. sırada tamamlayarak dikkat çekici bir performans sergiledi. Ayrıca, 1972'den beri ilk kez FA Cup çeyrek finaline yükselerek York City, Arsenal ve Manchester City gibi takımları eleyerek büyük bir sürpriz yaptı ancak Chelsea'ye karşı oynanan karşılaşmada sahadan mağlup ayrıldı.

2011 yılında Stoke City, tarihinde ilk kez FA Cup finaline yükseldi. Bu yolculukta Cardiff City, Wolverhampton Wanderers, Brighton & Hove Albion ve West Ham United gibi takımların üstesinden gelirken, Bolton'a karşı elde edilen 5-0'lık tarihi galibiyet büyük yankı uyandırdı. Ancak, Manchester City ile oynanan final maçında 1-0 mağlup olarak şampiyonluktan oldu. FA Cup finalindeki bu başarısı sayesinde Stoke City, 2011–12 sezonunda UEFA Avrupa Ligi'ne katılma hakkını elde etti. Avrupa Ligi'nde Hajduk Split ve Thun takımlarını eleyen Stoke, Beşiktaş, Dynamo Kyiv ve Maccabi Tel Aviv gibi güçlü rakiplerin yer aldığı zorlu bir grupta mücadele etti ve 2. olarak üst tura yükseldi. Ancak, İspanyol devi Valencia ile oynanan turdaki karşılaşmada gösterdiği iyi performansa rağmen, sahadan 2-0 mağlup ayrılarak turnuvadan elendi. Premier Lig'de ise Peter Crouch gibi önemli bir oyuncuyu kadrosuna katarak ligin orta sıralarında yer aldı. 2012–13 sezonunda Stoke City, beklenen ilerlemeyi gösteremedi ve teknik direktör Tony Pulis, 21 Mayıs 2013 tarihinde kulüple karşılıklı anlaşarak görevinden ayrıldı.

Tony Pulis'in yerine, aynı zamanda Galli olan Mark Hughes getirildi ve Hughes ile 3 yıllık bir sözleşme imzalandı. Hughes yönetiminde Stoke City, 2013–14 sezonunda Premier Lig'deki en yüksek sıralaması olan 9. sırada yer alarak dikkat çekti. Bir sonraki sezon olan 2014–15'te de aynı başarıyı tekrarlayarak 54 puanla ligi 9. sırada tamamladı. Xherdan Shaqiri ve Giannelli Imbula gibi oyuncularla transfer rekorlarını kıran Stoke City, 2015–16 sezonunda da Premier Lig'de 9. sırada yer alarak bu sıralamayı üçüncü kez tekrarladı. Ancak, 2016–17 sezonunda performansı düştü ve ligi 13. sırada tamamladı. Ocak 2018'de kötü bir performans sergilenmesi nedeniyle Mark Hughes görevinden alındı. Yerine Paul Lambert getirildi ancak Lambert, kulübün 10 yıllık Premier Lig macerasının sona ermesini engelleyemedi.

Şampiyonluk Yolculuğuna Dönüş (2018-Günümüz) 2018'den itibaren, kulüp şampiyonluğa dönüş yolunda önemli bir döneme girmiştir. Bu dönemde, hem sportif başarılar elde etmeye yönelik stratejik kararlar alınmış, hem de altyapıdaki genç yeteneklerin A takıma kazandırılması hedeflenmiştir. Kulübün bu süreçteki performansı, çeşitli transferlerle desteklenmiş ve teknik direktör değişiklikleri yaşanmıştır. Amaç, kulübü yeniden şampiyonluk seviyesine yükseltmek ve taraftarlara unutulmaz anlar yaşatmaktır. Bu yolculukta, kulüp tarihinin önemli oyuncularının yanı sıra, yeni yeteneklerin de keşfedilmesi ve geliştirilmesi öncelikli hedefler arasında yer almıştır.

İngiltere Futbol Ligi'nde (Championship) mücadele eden Stoke City, sezon boyunca teknik direktör değişiklikleri yaşadı ve istikrarsız bir performans sergiledi. Paul Lambert'ın görevine son verilmesinin ardından, takımın başına Derby County'den getirilen Gary Rowett geçti. Ancak, yaz transfer döneminde yaklaşık 50 milyon sterlin harcanmasına rağmen, alınan kötü sonuçlar nedeniyle Rowett, 8 Ocak 2019 tarihinde görevinden alındı ve yerine Luton Town teknik direktörü Nathan Jones getirildi. Stoke City, 2018-19 sezonunu 16. sırada tamamladı ve bu sezonda rekor sayıda beraberlik (22) yaşadı.

Bir sonraki sezonda ise, ilk 14 maçta sadece 2 galibiyet almasıyla birlikte Jones da 1 Kasım 2019'da görevinden alındı ve Kuzey İrlanda Milli Takımı teknik direktörü Michael O'Neill göreve getirildi. O'Neill yönetiminde takımın performansı düzeldi ve Stoke City, ligden düşmeyi engelleme başarısı göstererek 15. sırada yer aldı. 2020-21 sezonu ise, COVID-19 pandemisi nedeniyle taraftarın olmadığı bir ortamda oynandı ve Stoke City yine orta sıralarda kaldı.

2021-22 sezonuna iyi bir başlangıç yapan Stoke City, playofflar için mücadele etti ancak sezonun son bölümünde gösterdiği kötü performansla 14. sırada yer aldı. 2022-23 sezonunun yavaş başlaması, Michael O'Neill'in görev süresinin sona ermesine neden oldu ve Ağustos 2022'de Sunderland teknik direktörü Alex Neil göreve getirildi. Ancak, Neil de Stoke City'nin orta sıralardan uzaklaşmasını engelleyemedi ve Aralık 2023'te Plymouth Argyle'dan Steven Schumacher takımın başına geçti. Schumacher ise yaklaşık bir yıl görev yaptıktan sonra Eylül 2024'te aynı şekilde görevinden alındı. 18 Eylül 2024 tarihinde Narcís Pèlach, Stoke City'nin yeni teknik direktörü olarak açıklandı ancak Aralık 2024'te görevi bırakmak zorunda kaldı; yerine 1 Ocak 2025 tarihinde Mark Robins getirildi.

Stadyum (İngilizce: Stadium), spor müsabakalarının ve diğer etkinliklerin yapıldığı açık veya kapalı yapıları ifade eder. Genellikle futbol, beyzbol, atletizm gibi çeşitli spor dallarına ev sahipliği yapar; aynı zamanda konserler, konferanslar ve diğer büyük organizasyonlara da uygun bir alandır. Stadyumların kapasitesi birkaç bin kişiden yüzbinleri aşan boyutlara kadar değişebilir. Tasarımları, kullanılan malzemeler ve mimari özellikleri bakımından da farklılık gösterebilirler. Tarih boyunca birçok stadyum, önemli spor olaylarına ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yaparak tarihe damga vurmuştur.

Stoke City, 1997 yılında mevcut tribünlere sahip olan ve günümüzde
Stoke City, 1997 yılında mevcut tribünlere sahip olan ve günümüzde "bet365 Stadyumu" olarak bilinen tesise taşındı.

Stoke'un ilk sahalarının tam olarak nerede bulunduğu kesin olarak bilinmemektedir. İlk maçlarının oynandığı yerin, günümüzde bir mezarlık olan Lonsdale Caddesi üzerindeki arazi olduğu kesindir. Ancak, Campbell Road üzerindeki Copeland Arms adlı barda bulunan arazide de maçlar yapıldığına dair kanıtlar bulunmaktadır. 1875 yılında, kulüp Sweetings Field'a taşındı; bu saha, Stoke Belediye Başkanı Alderman Sweeting tarafından sahipleniyordu. Sweetings Field'da oynanan iç saha maçlarına ortalama 200 ila 250 taraftarın katıldığı ve her birinin giriş için bir kuruş ödediği tahmin edilmektedir. Stoke, Mart 1878'de Stoke Victoria Cricket Club ile birleşene kadar Sweetings Field'da kaldı; bu tarihte kulüp Victoria Ground'a taşındı.

Victoria Ground'daki ilk maç, 28 Mart 1878 tarihinde Talke Rangers ile oynanan inaugural Staffordshire Cup finaliydi. Stoke, William Boddington'ın yaklaşık 80. dakikada attığı golle maçı 1-0 kazandı ve bu maçı 2.500 taraftar izledi. Saha ilk olarak atletizm etkinliklerine uygun olacak şekilde oval bir şekle sahipti ve bu şekil sonraki 30 yıl boyunca korunmuştur. 1920'lerde büyük ölçekli gelişim çalışmaları başladı ve 1930 yılına gelindiğinde saha, orijinal şeklini kaybetmişti. 1935 yılında, sahanın kapasitesi 50.000'e yükseldi. 29 Mart 1937 tarihinde, Arsenal ile oynanan lig maçını izlemek için 51.380 taraftar stadyumu doldurdu ve bu, bir rekor kalabalık oluşturdu.

1956 yılında sahanın aydınlatma sistemleri kuruldu ve yeni bir ana tribün inşa edildi. Ocak 1976'nın 3. ve 4. haftasonu, şiddetli rüzgarlar Butler Street Tribünü'nün çatısını uçurdu. Stoke, onarım çalışmaları devam ederken iç saha lig maçlarını Vale Park'ta oynadı. Stoke End Tribünü 1979 yılında iyileştirildi ve 1980'lerde daha fazla geliştirme yapıldı. 1995 yılında, Stoke, Taylor Raporu'na uygun olarak sahanın tamamen oturmalı bir stadyuma dönüştürülmesi için planlar hazırladı. Ancak kulüp, Victoria Ground'dan ayrılarak yeni bir yere taşınmanın daha iyi olacağına karar verdi.

1997 yılında, 119 yıllık bir tarihin ardından Stoke, Victoria Ground'dan ayrıldı ve 28.384 kapasiteli, modern Britannia Stadium'a taşındı; bu taşınma 14,7 milyon sterline mal oldu. Stoke, yeni sahasına alışmakta zorlandı ve ilk sezonunda üçüncü lige düştü. 2002 yılında, Everton ile oynanan FA Cup maçını 28.218 taraftar izledi. Stoke'un 2008 yılında Premier Lig'e yükselmesiyle birlikte, tribünlerdeki yoğunluk arttı. Ancak güvenlik nedeniyle kapasite 27.500'e düşürüldü. Sahanın adı Haziran 2016'da bet365 Stadium olarak değiştirildi. Şubat 2017'de stadyumun 30.000'in üzerine çıkarılması için çalışmalar başladı ve yaz aylarında tamamlandı.

Taraftarlar: Bu bölümde, spor kulüplerinin ve takımlarının taraftar kitlesi hakkında detaylı bilgiler sunulmaktadır. Taraftar sayıları, tribünlerdeki atmosfer, kulüplere olan bağlılık düzeyi ve taraftar gruplarının organizasyonları gibi konulara odaklanılacaktır. Ayrıca, farklı spor dallarındaki taraftar davranışlarının karşılaştırmalı analizleri de yer alabilir.

2011 İngiltere Futbol Federasyonu Kupası finalinde Stoke City taraftarlarının görseli.
2011 İngiltere Futbol Federasyonu Kupası finalinde Stoke City taraftarlarının görseli.

Kulüp, büyük ölçüde yerel Stoke-on-Trent bölgesinden destek alsa da, Londra başta olmak üzere İskandinavya'dan Rusya, Kanada, Amerika Birleşik Devletleri ve Avustralya gibi daha uzak ülkelere kadar uzanan birçok taraftar kulübüne ev sahipliği yapmaktadır. Premier Lig maçlarında tribünler genellikle dolup taşmaktaydı.

Stoke City, 1970'lerden 2000'lerin başına kadar futbol şiddeti sorunları yaşamıştır. Bu sorunların kaynağı, kendisini kulüple özdeşleştiren ve taraftar Mark Chester tarafından kurulan "Naughty Forty" adlı taraftar grubunun eylemleriydi. Chester daha sonra kendini düzeltti ve şu anda gençlik odaklı bir projede görev yapmaktadır. 2003 yılında BBC, Stoke City'i "İngiltere'deki en aktif ve organize futbol taraftar gruplarından birine sahip" bir kulüp olarak tanımlamıştı. Bu eleştirilere yanıt olarak, kulüp "Away Travel ID" adlı bir sistem uygulamaya başlamıştır. Ancak, daha sonra davranışlardaki iyileşme ve itibarın artmasıyla birlikte 2008 yılında bu sistem askıya alınmıştır. Son zamanlarda, Stoke City taraftarları ve stadyumu, gürültülü, samimi, tutkulu ve modern bir atmosfere sahip olarak algılanmaktadır. Hatta Sugar Ray Leonard ve Diego Maradona gibi önemli isimler de bu tribünleri ziyaret etmiştir. Medyada, kulübün sadık taraftar kitlesinin yarattığı "büyük coşku ve heyecan" konusunda gerçek bir hayranlık bulunmaktadır. Stoke City, 2013-14 ve 2014-15 sezonlarında taraftarlara tüm Premier Lig dışı maçlarına ücretsiz otobüs seferleri düzenleyeceğini duyurmuştur.

Kasım 2008'de, bir grup Stoke taraftarının Manchester United ile oynanan lig maçı öncesinde Greater Manchester polisi tarafından Manchester'dan ayrılmasına zorlanmıştır. İnsan hakları kuruluşu Liberty, bu taraftarların davasını üstlenmiş ve Greater Manchester polisi sonunda eylemlerinden dolayı özür dilemiş ve taraftarlara tazminat ödenmiştir.

Kulüp taraftarları, 1970'lerden beri "Delilah" şarkısını kulübün marşı olarak benimsemiştir. Bu şarkı, bir taraftarın yerel bir barda söylerken duyulmasıyla popülerlik kazanmıştır. Şarkının bazı sözleri tribünlerde farklı şekillerde yorumlanmış olsa da, büyük çoğunluğu aynı kalmıştır. Stoke'un resmi kulüp marşı ise "We'll be with you" şarkısıdır ve bu şarkı, 1972 Football League Kupası finali öncesinde kulübün oyuncuları tarafından kaydedilmiştir.

2008 ile 2011 yılları arasında, yerel bir taraftar olan "Pottermouth", BBC Radio Stoke'ta yayınlanan seride, Stoke'un yükselişi, Premier Lig'de kalma mücadelesi ve 2011 FA Kupası finali hakkında rap şarkıları seslendirmiştir.

Rekabetler Spor tarihinde rekabetler, sadece oyunların ötesine geçerek unutulmaz anılar ve efsaneler yaratmıştır. Bu rekabetler, sporcuları daha yükseğe taşıyarak, taraftarları heyecanlandırarak ve sporu bir sanat haline getirmiştir. Rekabetin getirdiği baskı, oyuncuları sınırlarını zorlamaya teşvik ederken, aynı zamanda takımlar arasında derin bir saygı ve anlayış duygusu da yaratmıştır. Tarihin sayfalarında yer alan bu unutulmaz rekabetler, sporun sadece bir oyun olmadığını, aynı zamanda insan ruhunun en güzel ifadelerinden biri olduğunu gösterir.

Stoke'un yerel rakipleri arasında, Stoke-on-Trent'in Burslem bölgesinde bulunan Port Vale bulunmaktadır. Her iki kulüp de genellikle farklı liglerde mücadele ettiği için, bu takımlar arasında sadece 46 lig maçı oynanmıştır ve son karşılaşma 2002 yılında gerçekleşmiştir. Maçların seyrekliği nedeniyle, "Potteries derbisi" olarak adlandırılan bu karşılaşmalar genellikle çekişmeli geçer ve düşük skorlu maçlar olarak bilinir. Stoke, bu derbilerde 19 galibiyet alırken, Vale ise 15 galibiyet elde etmiştir.

Stoke'un Port Vale ile olan yerel rekabetinin yanı sıra, Midlands bölgesindeki Derby County, West Bromwich Albion ve Wolverhampton Wanderers gibi kulüplerle de köklü rekabetleri bulunmaktadır. Ayrıca, 2001-02 sezonunda karşılaştıkları Galler temsilcisi Cardiff City ile de bir rekabet oluşmuştur; bu karşılaşma, İkinci Lig play-off maçlarında gerçekleşmiştir.

"Kit ve crest" terimi genellikle spor kulüplerinin sembolik öğelerini ifade eder. "Kit", takımın forma, şort ve çorap gibi giyim eşyalarını kapsayan genel üniformasını tanımlarken, "crest" ise kulübün amblemini veya logosunu temsil eder. Bu iki unsur, bir spor kulübünün kimliğini oluşturmada ve taraftarlar arasında birlik duygusunu pekiştirmede önemli rol oynar. Tarihsel olarak, kulüplerin kitleri zaman içinde farklı tasarımlara sahip olmuş olsa da, crest genellikle kulübün köklerini ve değerlerini yansıtan kalıcı bir sembol olarak korunmuştur. Örneğin, belirli bir futbol kulübünün crest'i, şehrin tarihi yapılarını veya kulübün kuruluş amacını simgeleyebilir. Bu semboller, sadece görsel birer unsur olmanın ötesinde, kulüp tarihinin ve taraftar bağlılığının somut göstergeleridir.

"Kit" kelimesi, spor ansiklopedilerinde genellikle bir kısaltma olarak kullanılır ve farklı anlamlara gelebilir. Bu nedenle, "Kit" teriminin tam olarak neyi ifade ettiğini belirlemek için bağlama ihtiyaç vardır. Örneğin, bazı durumlarda "kit", futbol veya diğer takım sporlarında kullanılan bir takımı veya grubu temsil edebilir. Başka bir durumda ise, "kit" kelimesi, belirli bir oyuncu grubunu veya bir ekipteki belirli rolleri tanımlamak için kullanılabilir. Ayrıca, "kit" terimi, spor malzemeleri veya ekipmanları ile ilgili olarak da kullanılabilir. Bu nedenle, "Kit" kelimesinin anlamını doğru bir şekilde yorumlamak için, metnin tamamının incelenmesi ve bağlamın dikkate alınması önemlidir.

Stoke City'nin geleneksel forma renkleri, beyaz şort ve çoraplarla kombinlenmiş kırmızı ve beyaz çizgili üstlerdir. Kulübün ilk forması, beyaz paçalı şortlar ve aynı şekilde beyaz çizgili çoraplarla birlikte lacivert ve bordo renkli halkalardan oluşmaktaydı. Daha sonra bu tasarım, siyah ve mavi renkli halkalarla değiştirildi; ancak kulüp 1883 yılında kırmızı ve beyaz çizgili formaya yerleşti. Ancak 1891'de İngiltere Futbol Ligi, bir sezonda sadece bir takımın aynı forma stilini kullanmasına izin verme kuralını uygulamaya koydu ve Sunderland'in bu durumda kırmızı ve beyaz çizgili formayı kullanmaya devam etmesine izin verildi. Bu nedenle, 1891 ile 1908 yılları arasında Stoke, düz renkli bordo olanı da içeren çeşitli formalar kullandı. 1908 yılında Stoke, Lig'deki yerini kaybettiği için sonunda kırmızı ve beyaz formaya geri dönebildi; 1919'da lige yeniden katıldığında ise bu kural yürürlükten kaldırıldı. O zamandan beri, Stoke sürekli olarak kırmızı ve beyaz çizgili formalar kullanmıştır; tek istisna, 1980'lerin ortasında iki sezon boyunca kulübün kullandığı ince çizgilere sahip bir formadır.

Crest, futbol teriminde, bir takımın kendi sahasında oynadığı maçlarda elde ettiği galibiyetleri ifade eden bir ölçüttür. Genellikle bir takımın genel performansını değerlendirmek için kullanılan bu kavram, özellikle deplasmanlardaki başarısızlıkların telafi edildiği durumlarda önemlidir. Crest değeri yüksek olan takımlar, genellikle taraftar desteğinin güçlü olduğu ve kolay kazanılan maçlara ev sahipliği yaptığı sahalara sahip oldukları için avantajlıdır. Bu durum, takımın moralini yükseltir ve oyuncuların performansını olumlu yönde etkiler. Ancak, sadece crest değerine odaklanmak yanıltıcı olabilir; deplasmanlardaki başarı da bir takımın genel başarısının önemli bir göstergesidir.

Stoke-on-Trent'in şehir armasının, kulüp sembolü olarak 1950'lerden 1977'ye kadar ve daha sonra 1992'den 2001'e kadar kullanıldığı bilinmektedir. Bu arma, kulübün kimliğini temsil eden önemli bir unsurdur ve farklı dönemlerde çeşitli değişikliklere uğramıştır.
Stoke-on-Trent'in şehir armasının, kulüp sembolü olarak 1950'lerden 1977'ye kadar ve daha sonra 1992'den 2001'e kadar kullanıldığı bilinmektedir. Bu arma, kulübün kimliğini temsil eden önemli bir unsurdur ve farklı dönemlerde çeşitli değişikliklere uğramıştır.
Bu sembol, 2001 ile 2026 yılları arasında kullanılmıştır.
Bu sembol, 2001 ile 2026 yılları arasında kullanılmıştır.

Stoke City'nin ilk kulüp amblemi, oyuncuların 1882 yılında formalarına diktikleri stilize bir "S" harfiydi; ancak bu uygulama kısa sürede terk edildi. 1950'lerde Stoke, nadiren de olsa 1977 yılına kadar kullandığı, Stoke-on-Trent şehrinin arması üzerindeki kalkanı benimsemiştir. Daha sonra, kulüp amblemi yeniden tasarlanmış ve Staffordshire düğümü ile seramik fırını içeren, yerel gelenekleri temsil eden bir tasarım kullanılmıştır. Bu tasarıma ek olarak, kulübün renklerini yansıtan kırmızı ve beyaz şeritler de ambleme dahil edilmiştir. 1992 yılında, kulüp amblemini tamamen değiştirerek, kulübün adının da yer aldığı Stoke-on-Trent şehrinin armasını kullanmaya başlamıştır. 2001 yılında, mevcut amblem tanıtılmış ve bu amblemde kulübün takma adı olan "The Potters" ifadesi de yer almıştır. Kulüp, 2012-13 sezonunda, kulübün kuruluşunun 150. yıl dönümünü kutlamak amacıyla özel bir amblemi kullanmıştır. Bu özel amblemin üzerinde, kulübün Latince motto'su olan "Vis Unita Fortior" ("Birlikten Güç Doar") ifadesi yer almaktaydı. Ağustos 2025'te Stoke, 1977 ile 1992 yılları arasında kullanılan amblemden esinlenerek tasarlanmış yeni bir amblemi tanıttı. Bu yeni amblemde, seramik fırın, Staffordshire düğümü, kulübün kuruluş yılı ve kırmızı-beyaz şeritler yer almaktadır ve 2026-27 sezonundan itibaren kullanılmaya başlanacaktır.

Sponsorluk: Sponsorluk, bir organizasyonun (genellikle bir şirket) belirli bir spor etkinliği, takım veya sporcuyu mali olarak desteklemesi anlamına gelir. Bu destek genellikle maddi kaynakların sağlanması şeklinde olur ve karşılığında sponsor, etkinlik veya takımla ilgili tanıtım fırsatlarından yararlanır. Sponsorluk anlaşmaları, markanın bilinirliğini artırmak, hedef kitleye ulaşmak ve kurumsal imajı güçlendirmek gibi çeşitli amaçlara hizmet edebilir. Spor dünyasında sponsorluklar, kulüplerin finansal olarak ayakta kalmasını sağlayan önemli bir gelir kaynağıdır ve aynı zamanda sporcuların kariyerlerini destekleyen kritik bir unsurdur. Sponsorluk anlaşmaları genellikle uzun vadeli olabilir ve taraflar arasında karşılıklı hak ve yükümlülükleri belirleyen detaylı sözleşmelerle düzenlenir.

Rekorlar bölümü genellikle bir spor dalındaki en üst düzey başarıları ve unutulmaz anları belgelemek amacıyla oluşturulur. Bu bölümde, bireysel oyuncuların veya takımların elde ettiği en yüksek skorlar, en hızlı süreler, en uzun seriler gibi çeşitli istatistiksel ölçütlerle belirlenen rekorlar yer alır. Rekorlar, sporcuların ve takımların performanslarını karşılaştırmak için önemli bir referans noktası oluştururken, aynı zamanda gelecek nesillere ilham kaynağı olabilir. Bu bölümdeki bilgiler genellikle dikkatlice araştırılmış ve doğrulanmıştır, böylece güvenilir bir kaynak olarak hizmet eder.

  • Eric Skeels, kariyeri boyunca toplamda 592 maçta sahaya çıkmıştır; bu sayı lig ve kupa müsabakalarındaki tüm maçları kapsamaktadır.
  • John McCue, kariyeri boyunca toplamda 675 maçta sahaya çıkmıştır; bu sayıya savaş dönemindeki karşılaşmalar da dâhildir.
  • John Ritchie, kariyeri boyunca lig ve kupa maçlarında toplamda 176 gol kaydetmiştir.
  • Freddie Steele, kariyeri boyunca lig maçlarında 140 gol kaydetmiştir.
  • Gianelli Imbula, 1 Şubat 2016 tarihinde 18.3 milyon pound karşılığında Portodan transfer edildi.
  • Marko Arnautović, 22 Temmuz 2017 tarihinde 20 milyon sterlin karşılığında West Ham United takımına transfer oldu. Bu transfer, oyuncunun kariyerindeki önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilir ve kulübün geleceği için umut vadeden bir başlangıcı temsil etmiştir.
  • Kulüp tarihindeki en yüksek skorlu galibiyet, 1877 yılında Mow Cop karşısında alınan 26-0'lık sonuçla gerçekleşmiştir. Bu tarihi karşılaşma, kulübün geçmişine damga vuran unutulmaz bir zafer olarak kayıtlara geçmiştir.
  • Kulüp tarihindeki en farklı galibiyet rekoru, 4 Şubat 1937 tarihinde West Bromwich Albion'a karşı alınan 10-3'lük skorla kırılmıştır. Bu tarihi karşılaşma, kulübün unutulmaz zaferlerinden biri olarak spor tarihine geçmiştir.
  • Kulüp tarihindeki en farklı mağlubiyet: 14 Eylül 1889 tarihinde Preston North End karşısında 0-10'luk skorla yenilgi. Bu tarihi karşılaşma, kulübün geçmişindeki en ağır skorlu mağlubiyetlerden biri olarak kayıtlara geçmiştir.
  • Kulüp, Premier Lig tarihinde unutulmaz bir galibiyetle adını altın harflerle yazdırdı: 24 Mayıs 2015'te oynanan maçta Liverpool'u 6-1 gibi ezici bir skorla mağlup etti. Bu tarihi zafer, kulübün Premier Lig tarihindeki en büyük başarılarından biri olarak kayda geçmiştir.
  • Premier Lig'deki en ağır mağlubiyet: 25 Nisan 2010 tarihinde Chelsea karşısında 0-7.
  • FA Kupası'ndaki en yüksek skorlu galibiyet: 26 Eylül 1914 tarihinde, Stourbridge takımına karşı 11-0'lık tarihi bir zafer.
  • Kulüp tarihindeki en ağır FA Kupası mağlubiyeti, 22 Şubat 1890 tarihinde Wolverhampton Wanderers karşısında alınan 0-8'lik skorla yaşanmıştır. Bu tarihi karşılaşma, kulübün geçmişine altın harflerle yazılmış bir talihsizlik anısı olarak geçmektedir.
  • Lig Kupası'ndaki en yüksek skorlu galibiyet: 29 Ağustos 2023 tarihinde Rotherham United karşısında alınan 6-1'lik skor.
  • Lig Kupası'ndaki en ağır mağlubiyet: 29 Kasım 2000 tarihinde Liverpool karşısında sahadan 0-8'lik skorla ayrılarak tarihe geçti. Bu tarihi karşılaşma, kulüp tarihinin Lig Kupası mücadelerindeki en farklı mağlubiyeti olarak kayıtlara geçmiştir.
  • Victoria Ground'da, 29 Mart 1937 tarihinde oynanan Arsenal karşılaşmasında kaydedilen 51.130 seyirci sayısı, kulüp tarihindeki en yüksek taraftar sayılarından birini temsil etmektedir. Bu tarihi maç, kulübün taraftarlarının coşkulu desteğini ve futbolun İngiltere'deki popülerliğinin o dönemki büyüklüğünü gözler önüne sermektedir.
  • 30.022 taraftarın katıldığı maçta, 17 Mart 2018 tarihinde bet365 Stadyumu'nda oynanan karşılaşmada, takımlar Everton ile karşılaştı.

Avrupa Rekoru.

Oyuncular.

İlk takım kadrosu.

Not: Bayraklar, FIFA'nın uygunluk kuralları çerçevesinde belirlenen milli takımları göstermektedir; bazı sınırlı istisnalar geçerlidir. Oyuncular, FIFA üyesi olmayan birden fazla uyrukluluğa sahip olabilirler.

Kiralık oyuncular.

Not: Bayraklar, FIFA'nın uygunluk kuralları çerçevesinde belirlenen milli takımları temsil etmektedir; bazı sınırlı istisnalar geçerlidir. Oyuncular, birden fazla FIFA üyesi olmayan ülkenin vatandaşlığına sahip olabilirler.

Genç Takımlar ve Akademi Bu bölüm, kulübün 21 yaş altı takımları ve akademi faaliyetlerine odaklanmaktadır. Genç oyuncuların gelişimini desteklemek amacıyla oluşturulan bu yapılar, geleceğin yıldızlarını yetiştirmek için önemli bir rol oynamaktadır. Akademi, çeşitli yaş gruplarındaki genç yeteneklere yönelik eğitim programları sunarken, 21 yaş altı takımı ise daha profesyonel bir ortamda rekabet etme fırsatı sağlamaktadır. Bu bölümlerde, oyuncuların bireysel gelişimleri, takım performansları ve elde edilen başarılar ayrıntılı olarak incelenmektedir.

Eski oyuncular.

Geçmiş dönemde Stoke City forması giymiş oyuncular hakkında daha fazla bilgi için, "Stoke City F.C. Oyuncuları Listesi", "25 ila 99 maçta Oynayan Stoke City F.C. Oyuncuları Listesi", "1 ila 24 Maçta Oynayan Stoke City F.C. Oyuncuları Listesi" ve "Kategori: Stoke City F.C. Oyuncuları" sayfalarına başvurabilirsiniz.

Oyuncu Kayıtları Bu bölüm, spor tarihindeki önemli oyuncuların performanslarını ve başarılarını detaylı bir şekilde inceleyen kapsamlı bir kayıttır. Her oyuncunun kariyerindeki dönüm noktaları, elde ettiği rekorlar, kazandığı şampiyonluklar ve takımlarına kattığı değerler ayrıntılı olarak sunulmaktadır. Amacımız, sporseverlere bu efsanevi isimlerin hayatları ve başarıları hakkında derinlemesine bilgi sağlamaktır.

Oyuncu performanslarına ilişkin rekorlar, bireysel ödüller ve diğer istatistiksel veriler için, "Stoke City Futbol Kulübü Rekorları ve İstatistikleri" başlıklı ayrı bir listeye başvurulması gerekmektedir. Bu listede, oyuncuların kulüp tarihindeki yerlerini belirleyen önemli bilgiler bulunmaktadır.

Stoke City Kadın Futbol Takımı Stoke City Kadın Futbol Takımı, İngiltere'nin Stoke-on-Trent şehrini temsil eden bir kadın futbol kulübüdür. Kulüp, çeşitli liglerde mücadele etmiş ve bölgesel başarılar elde etmiştir. Tarih boyunca farklı oyuncular ve teknik direktörler kulübe katkıda bulunmuş, takımın gelişimine öncülük etmiştir. Takımın şampiyonluk sayıları ve diğer istatistikleri, kulübün geçmişini yansıtmaktadır.

Yılın Oyuncusu "Yılın Oyuncusu" unvanı, genellikle bir spor dalında o yıl gösterdiği performansla öne çıkan ve diğer oyuncular arasında en iyi olarak kabul edilen sporcuya verilen prestijli bir ödül veya nişandır. Bu seçimi yapan kuruluşlar, oyuncuların bireysel istatistiklerini, takım başarısını, maçlardaki etkisini ve genel katkılarını değerlendirerek karar verirler. "Yılın Oyuncusu" unvanı, sporcunun kariyerinde önemli bir dönüm noktası olabilir ve onun yeteneklerinin takdir edildiğinin açık bir göstergesidir. Bu ödül, oyuncuların motivasyonunu artırırken, aynı zamanda taraftarlar için de heyecan verici bir olaydır.

Kulüp Yönetimi Kulüp yönetimi, bir spor kulübünün operasyonel ve idari işlerinin yürütülmesini kapsayan geniş bir alandır. Bu süreç, finansal yönetimden pazarlamaya, oyuncu transferlerinden altyapı gelişimine kadar birçok farklı alanı içerir. Etkili bir kulüp yönetimi, kulübün sportif başarısı ve genel sürdürülebilirliği için kritik öneme sahiptir. Kulüp yöneticileri, bütçe oluşturma, gelir kaynaklarını geliştirme, giderleri kontrol etme ve finansal raporlama gibi görevlerle sorumludur. Ayrıca, sponsorluk anlaşmalarının müzakeresi, taraftar ilişkilerinin yönetimi ve kulübün marka imajının güçlendirilmesi de yönetim ekibinin önemli görevlerindendir. Oyuncu transferleri, kulüp yönetiminin en dikkat çekici alanlarından biridir. Teknik direktörle yakın işbirliği içinde çalışan yöneticiler, oyuncu performanslarını değerlendirir, potansiyel transferleri araştırır ve sözleşme görüşmelerini yürütür. Bu süreçte, oyuncuların yetenekleri, takım uyumu ve kulübün uzun vadeli hedefleri göz önünde bulundurulur. Altyapı gelişimi, geleceğin yıldızlarını yetiştirmenin ve kulübün rekabet gücünü artırmanın önemli bir yoludur. Kulüp yönetimi, altyapı tesislerinin iyileştirilmesi, antrenörlerin eğitimi ve genç oyunculara yönelik özel programların oluşturulması gibi faaliyetleri destekler. Kulüp yönetiminin başarısı, sadece finansal kaynakların doğru kullanımıyla değil, aynı zamanda güçlü bir iletişim stratejisiyle de yakından ilişkilidir. Taraftarlarla kurulan bağın güçlendirilmesi, kulübün kimliğinin korunması ve olumlu bir imajın oluşturulması, uzun vadeli başarı için elzemdir.

Yöneticilik Tarihi: Bu bölüm, kulübün tarihsel yöneticilik kadrosunu detaylı bir şekilde incelemektedir. Kulüp tarihinde görev yapmış tüm teknik direktörlerin ve yönetim kurulu başkanlarının isimleri, görev süreleri, önemli başarıları ve kulübe katkıları bu bölümde yer almaktadır. Ayrıca, farklı dönemlerde kulübün genel yapısını etkileyen yönetim anlayışları ve stratejik kararlar da değerlendirilmektedir. Bu kapsamlı inceleme, kulüp tarihinin önemli bir parçasını oluşturan yöneticilik kadrosunun önemini vurgulamaktadır.

Stoke City Kulübü'nün elde ettiği başarılar şunlardır:

Stoke City Kulübü, 1972 yılında tarihinde ilk büyük kupası olan Lig Kupası'nı kazanarak önemli bir başarıya imza atmıştır. Bu zafer, kulübün tarihine altın harflerle yazılmıştır ve taraftarlar tarafından büyük bir coşkuyla kutlanmıştır.
Stoke City Kulübü, 1972 yılında tarihinde ilk büyük kupası olan Lig Kupası'nı kazanarak önemli bir başarıya imza atmıştır. Bu zafer, kulübün tarihine altın harflerle yazılmıştır ve taraftarlar tarafından büyük bir coşkuyla kutlanmıştır.

📋 Kulüp Pasaportu

🛡️
Stadyum: bet365 Stadium
Kapasite: - Kişi
Teknik Direktör: -
Kulüp Başkanı: -
Şehir: -
Kuruluş: 1863

⚔️ Tarihi Ezeli Rakipler

🔥
West Bromwich Albion
149 Maç
Sunderland
142 Maç
Wolverhampton Wanderers
141 Maç
Derby County
134 Maç
⚡ CANLI DÜELLO

Head-to-Head Kıyasla

Kulübün futbolcularını diğer yıldızlarla kıyaslayın.

⚖️ Kıyaslama Motoru ➔

🌎 Diğer Kulüpler

⚽
Getafe CF
Güney Amerika
➔
Sheffield United F.C.
Güney Amerika
➔
Sport Club Mangueira
Güney Amerika
➔
Resende FC
Güney Amerika
➔
Club Atlético Alvarado
Güney Amerika
➔