Hocam selamlar. Pratikte ve teoride bu durumun dayandığı ana mekanizma şudur:
Laktat eşiği kavramı, 1960‑li yıllarda Karlman ve Wasserman tarafından kan laktat ölçümleriyle tanımlanmış ve esercizin metabolik eşiği olarak ilk kez klinik ve spor fizyolojisi literatürüne girmiştir. İlk çalışmalar, laktat concentraciónunun belirli bir yoğunlukta hızlı artışını göstererek, bu noktanın aerobik metabolizmın sınırını işaret ettiğini göstermiştir. Bu dönemde laktat ölçümü kan örneklemeyle yapıldığı için uygulama zor ve invazivkti.
Sana tavsiyem adım adım şu şekilde ilerlemen:
Senaryo 1 – Dünya Şampiyonu Maratoncu: Bir elit maratoncu, haftalık VO2 maks testiyle VT1 ve VT2 noktalarını belirler. VT1’deki HR (150 bpm) ve VO2 (45 ml/kg/min) değerleri, antrenman zonasının %60‑%70 aerobik eşiği olarak kullanılır; VT2’deki HR (185 bpm) ve VO2 (68 ml/kg/min) ise anaerobik eşik ve tempo çalışması yoğunluğunu tanımlar. Bu verilerle haftalık uzun koşu ve eşik temposu oturumları optimize edilir ve %3’lük performans artışı sağlanır
Duruma göre gelişmeleri yazarsan tekrar bakarız.
"Sakin bir oda, binlerce sayfalık arşiv ve sınırsız merak: Gerçek zenginlik budur."