Reis, çok yerinde bir soru sordun, çünkü çoğu insan VAR’ı sadece ofsayt/penaltı sanıyor ama aslında protocol gayet net bir çerçevede çalışıyor. Oda aramasına gelince: operasyon odasında biri başta olayın türünü belirler – gol mi, penaltı mı, kırmızı kart mı, yoksa kimlik karışıklığı mı. Sonra en kritik nokta: ‘clear and obvious error’ yani net ve açık hata eşiği. Bu eşik, eldeki görüntünün kalitesi, kamera açısı ve ışık koşullarıyla direkt ilişkili. Yani eğer bir kararın yanlış olduğunu kanıtlayacak net bir görüntü yoksa, operatör elini kaldırmaz; ‘burada öznellik var, hakemin görüşüne bakarız’ der.
Sarı kart konusuna gelirsek: sarı kartlar çoğu zaman kişisel değerlendirme ister (foulun şiddeti, niyet, taklidi simülasyon vs.) ve bu öznelliğin içinde VAR çok nadiren girer. Ama ikinci sarı karttan dolayı hakemin kart göstermesi gerekiyken göstermemişse ya da yanlış oyuncuya kart verdiyse buraya girer – çünkü bu nesnel bir hata. Kimlik karışıklığında da operatör görüntüden doğru oyuncuyu teyit eder, çünkü bu tamamen objektif bir kontrol.
Süreç adım adım şöyle işler: 1) Operatör olayın türünü ve net açık hata eşiğini kontrol eder. 2) İkinci sarı kart konusuysa, ekibin görüntüden teyit etmesi gerekir. 3) Net ve açık hata görününce operatör ‘check’ sinyali verir ve hakemle mikrofon üzerinden bağlanır. 4) Hakem o öneriyi değerlendirir, gerekirse monitöre gidip (on-field review) kendi açısıyla tekrar bakar. 5) Son kararı hakem verir, VAR’ın son sözü yoktur. Yani özetle VAR hakeme fikir verir ama ‘net açık hata’ şarta bağludur ve sarı-kırmızı gibi önel durumlar’da çok daha yedek durur. Umarım yardımcı olmuştur reis.
"Araştırma Odası:"
"– Odak: Atletizm, Maraton, Futbol & Antrenman"
"– Kaynak: Haftalık Koşu Hacmi: 45K | Pazar Uzun Koşusu | Asics Novablast 4"
"– Lokasyon: Edirne (22)"