İçeriğe geç
Valencia CF
⚽ RESMÎ KULÜP ANSİKLOPEDİSİ

Valencia CF

📍 Valensiya • 🏆 Resmî Lig • Kuruluş: 1919

Valencia Club de Fútbol, S. A. D., yaygın olarak Valencia CF veya kısaca Valencia olarak bilinen, İspanya'nın Valencia şehrinde bulunan profesyonel bir futbol kulübüdür. Takım şu anda İspanya lig sisteminin en üst seviyesi olan La Liga'da mücadele etmektedir. İspanyol futbolunun tüm zamanlardaki sıralamasında Valencia, 2016 yılına kadar üçüncü sırada yer alırken, 2025 yılına kadar dördüncü sıradaydı ve şu anda beşinci sırada bulunmaktadır. Valencia, İspanya'nın en üst liginde oynadığı 95 sezonun 91'inde de mücadele etmiştir. 1919 yılında kurulan kulüp, 1923 yılında açılan ve 49.430 seyirci kapasiteli Mestalla Stadyumu'nda iç saha maçlarını oynamaktadır. Kulübün, 2027 yılında 70.044 seyirci kapasiteli yeni stadyum olan Nou Mestalla'ya taşınması beklenmektedir.

Valencia, altı kez La Liga şampiyonluğu yaşamış ve altı kez de ikinci olmuş, ayrıca iki Segunda División şampiyonluğu, sekiz Copa del Rey kupası, bir İspanya Süper Kupası ve bir Copa Eva Duarte kazanmıştır. Avrupa kulüplerinde ise iki Inter-Cities Fairs Cup, bir UEFA Kupası, bir UEFA Kupası Şampiyonlar Kupası, iki UEFA Süper Kupası ve bir UEFA Intertoto Kupası bulunmaktadır. Ayrıca 2000 ve 2001 yıllarında üst üste iki kez UEFA Şampiyonlar Ligi finalinde yer almışlardır. Kulüp, FIFA dünya şampiyonluğu tanınmasına rağmen, 1966 yılında Small Club Dünya Kupası'nı kazanmış ve 1955 yılında ikinci olmuş, ayrıca 1953 Latin Kupası'nda dördüncü olmuştur. 2004 yılında IFFHS tarafından Valencia, dünyanın en iyi kulübü olarak seçilmiştir. Valencia, Avrupa'nın önde gelen futbol kulüplerinden oluşan G-14 grubunun bir üyesiydi ve bu grubun sona ermesinden sonra, Avrupa Kulüpler Birliği'nin (ECA) orijinal üyelerinden biri olmuştur.

Kulüp bünyesinde yetişmiş beş oyuncu, FIFA Uluslararası Futbol Şöhretler Salonu'na kabul edilmiştir. Bu isimler arasında Alfredo Di Stéfano, Mario Alberto Kempes, Romário, Jorge Valdano ve Didier Deschamps bulunmaktadır. Valencia ayrıca, 2004 yılında FIFA'nın kuruluşunun yüzüncü yıl dönümü kutlamaları kapsamında düzenlenen etkinlikte, FIFA 100 listesine dahil edilmiştir. Ches kulübü, milli düzeyde en çok Zarra Ödülü kazanan takım (5), dördüncü sırada yer alan Zamora Ödülü (9) ve beşinci sırada bulunan Pichichi Ödülü (6)'ne sahiptir. Uluslararası alanda ise, en çok FIFA Dünya Oyuncu Adaylığına sahip üçüncü İspanyol takımıdır (9) ve Ballon d'Or listesinde 23 adaylıkla dördüncü sıradadır. Ayrıca, on kez Golden Boy Ödülü'ne aday olmuşlardır, Lee Kang-in ile 2019 Kopa Trophy'sine bir kez aday gösterilmişler ve Giorgi Mamardashvili ile 2024 Yashin Trophy'ye bir kez aday olmuşlardır. Üç kez UEFA Yılın Takımı'na dahil edilmişlerdir; Santiago Cañizares ve Kily González 2001 yılında, David Villa ise 2010 yılında bu takıma seçilmişlerdir. David Villa aynı yıl FIFPro Dünya XI'ine de dahil edilmiştir.

Valencia Kulübü'nün oyuncuları, İspanya Milli Takımı'nın 2010 FIFA Dünya Kupası zaferinde önemli rol oynamıştır. David Villa, turnuvada beş gol kaydederek hem "Gümüş Ayakkab" ödülüne layık görülmüş, hem de turnuvanın en iyi üçüncü oyuncusu olarak "Bronz Top"u kazanmıştır. Ayrıca Carlos Marchena, David Silva ve Juan Mata da bu tarihi zaferde yer almıştır.

Kulüp, tarih boyunca birçok önemli başarıya imza atmış olup, sporcuları uluslararası arenada ülkelerini temsil etmiştir. Valencia'nın oyuncuları, Olimpiyat Oyunları'nda da madalyalar kazanmışlardır: David Albelda ve Miguel Ángel Angulo, 2000 Sidney Olimpiyatları'nda gümüş madalya; Fabián Ayala, 2004 Atina Olimpiyatları'nda altın madalya; Éver Banega, 2008 Pekin Olimpiyatları'nda altın madalya; Carlos Soler, 2020 Tokyo Olimpiyatları'nda gümüş madalya; Cristhian Mosquera ve Diego López ise 2024 Paris Olimpiyatları'nda altın madalya kazanmışlardır.

Valencia Kulübü, geçmişte dünya çapında en çok üye sayısına sahip büyük kulüplerden biriydi ve bir dönemde yaklaşık 50.000 sezonluk biletli taraftara ulaşmıştır. Ancak, 2010'ların ortalarından itibaren bir düşüş yaşanmıştır. Singapurlu milyarder Peter Lim, kulübü 2014 yılında satın almıştır.

Kulüp, "Acadèmia" olarak bilinen genç oyuncular yetiştirme akademisine sahiptir. Bu akademinin ürünleri arasında Miguel Tendillo, Ricardo Arias, Fernando Gómez, Andrés Palop, Javier Farinos, Raúl Albiol, David Albelda, Vicente Rodríguez, Gaizka Mendieta ve David Silva gibi önemli isimler bulunmaktadır. Son yıllarda akademi tarafından yetiştirilen ve güncel futbol dünyasında yıldızlara dönüşen oyuncular arasında ise Isco, Jordi Alba, Paco Alcácer, Juan Bernat, José Gayà, Carlos Soler, Ferran Torres, Lee Kang-in, Cristhian Mosquera ve Javi Guerra yer almaktadır.

Tarihçe Bu bölüm, kulübün kuruluşundan günümüze uzanan zengin ve köklü tarihini detaylı bir şekilde anlatmaktadır. Kuruluş aşamasındaki önemli kilometre taşları, unutulmaz oyuncular, efsanevi teknik direktörler, elde edilen şampiyonluklar ve diğer başarılarla dolu bu yolculuk, kulübün kimliğini şekillendirmiştir. Tarih boyunca yaşanan iniş çıkışlar, kulüp camiasının dayanıklılığını ve tutkusunu ortaya koymuştur. Bu bölüm, kulübün geçmişine ışık tutarak, geleceğe yönelik bir bakış açısı sunmaktadır.

Valencia Kulübü, 5 Mart 1919 tarihinde kurulmuş ve resmi olarak 18 Mart 1919'da tescil edilmiştir. Kulübün ilk başkanı Octavio Augusto Milego Díaz olmuş; başkanın seçimi ilginç bir şekilde, yazı tura ile belirlenmiştir. Valencia, 21 Mayıs 1919 tarihinde oynadığı ve 1-0 mağlup edildiği Valencia Gimnástico maçıyla ilk resmi karşılaşmasına çıkmıştır.

Valencia, 7 Aralık 1919'dan beri iç saha maçlarını Algirós sahasında oynamış olup, 1923 yılında Mestalla Stadyumu'na taşınmıştır. Mestalla'daki ilk karşılaşma, Valencia ile Castellón Castalia arasında gerçekleşmiş ve 0-0 beraberlikle sonuçlanmıştır. Bir gün sonra oynanan aynı rakiple olan maçta ise Valencia, sahadan 1-0'lık bir galibiyetle ayrılmıştır. Valencia CF, 1923 yılında Bölgesel Şampiyonluğu kazanmış ve tarihinde ilk kez, ulusal kupa müsabakası olan Copa del Rey'e katılma hakkı elde etmiştir.

1940'lar: İspanyol futbolunda yükseliş ve bir devin doğuşu. Bu dönem, kulübün İspanya futbol sahnesinde önemli bir güç haline gelmeye başladığı yıllardır. Kulüp, bu dönemde hem ulusal liglerdeki başarısıyla dikkat çekmiş, hem de Avrupa arenasında adından söz ettirmeye başlamıştır. Özellikle oyuncu kadrosundaki yetenekli isimler ve teknik direktörlerin stratejik yaklaşımları sayesinde, kulüp önemli başarılar elde etmiştir. Bu başarılar, kulübün gelecekteki şampiyonluklara ve uluslararası başarılara zemin hazırlamıştır.

Valencia takımının oyuncuları, 1941 Copa del Rey finalini kazanmanın ardından yaşadıkları sevinci kutlarken görülüyor. Bu tarihi zafer, kulüp tarihine altın harflerle yazılmış bir sayfa oluşturmuştur ve Valencia taraftarları için unutulmaz bir anı olarak kalmıştır. Takım, bu başarıyla birlikte hem bölgesel hem de ulusal düzeyde önemli bir rekabet avantajı elde etmiştir ve gelecek yıllarda da benzer başarılar hedefleyerek yoluna devam etmiştir.
Valencia takımının oyuncuları, 1941 Copa del Rey finalini kazanmanın ardından yaşadıkları sevinci kutlarken görülüyor. Bu tarihi zafer, kulüp tarihine altın harflerle yazılmış bir sayfa oluşturmuştur ve Valencia taraftarları için unutulmaz bir anı olarak kalmıştır. Takım, bu başarıyla birlikte hem bölgesel hem de ulusal düzeyde önemli bir rekabet avantajı elde etmiştir ve gelecek yıllarda da benzer başarılar hedefleyerek yoluna devam etmiştir.

İspanya İç Savaşı, Valencia takımının gelişimini 1941 yılına kadar sekteye uğrattı. Bu yılda, Valencia, Copa del Rey'i kazanarak RCD Espanyol'u finalde mağlup etti. 1941-42 sezonunda, kulüp tarihindeki ilk İspanya La Liga şampiyonluğunu elde etti; ancak o dönemde Copa del Rey zaferi, lig şampiyonasından daha prestijli kabul ediliyordu. Valencia, bu başarısını 1943-44 ve 1946-47 sezonlarında tekrarlayarak lig şampiyonluklarını müzesine koydu. On yıllık başarı dolu bir dönemi ise 1949 yılında Copa del Rey zaferiyle taçlandı; böylece Valencia, bu on yıl içinde üç La Liga ve iki Copa del Rey şampiyonluğu kazanarak adını İspanyol futbolunda altın harflerle yazdırdı. Bu dönemdeki başarılar, kulübün İspanya futbolundaki yerini sağlamlaştırdı.

Faas Wilkes, 1955 yılında doğmuştur.
Faas Wilkes, 1955 yılında doğmuştur.

1950'ler, Valencia kulübü için bir önceki on yıla kıyasla daha az başarılı bir dönem oldu; ancak kulüp olarak büyümeye devam etti. Mestalla Stadı'nın yeniden yapılandırılmasıyla birlikte seyirci kapasitesi 45.000'e çıkarıldı. Bu dönemde kulübün kadrosunda, İspanya Milli Takımı oyuncusu Antonio Puchades ve Hollandalı forvet Faas Wilkes gibi hem İspanyol hem de yabancı yıldızlar yer aldı. 1952-1953 sezonunda Valencia, La Liga'da ikinci sırada yer alarak şampiyonluğu kıl payı kaçırdı. Ardından, 1953-1954 sezonunda kulüp, o dönemde "Copa del Generalísimo" olarak bilinen Copa del Rey'i kazanarak önemli bir başarı elde etti.

1960'lar: Avrupa'da Fuar Kupası'nda Elde Edilen Başarılar 1960'lı yıllar, Avrupa futbol tarihinde önemli bir döneme denk gelmekteydi. Bu dönemde, İngiliz kulüplerinin katıldığı ve daha sonra "Fuar Kupası" olarak anılacak olan turnuvada, Avrupa'nın önde gelen takımlarıyla rekabet yaşandı. Bu turnuva, gelecekteki UEFA Kupası'nın (şimdiki adıyla Avrupa Ligi) öncüsü niteliğindeydi ve İngiliz kulüplerine Avrupa sahnesinde önemli bir deneyim fırsatı sunuyordu. Dönemin öne çıkan maçları ve elde edilen başarılar, İngiliz futbolunun gelişimine katkıda bulundu ve taraftarlara unutulmaz anılar yaşattı.

Valencia Kulübü, 1960'ların başlarında ligde istikrarlı bir performans sergilerken, Avrupa sahnesindeki ilk başarısını 1961-62 sezonunda Inter-Cities Fairs Kupası ile elde etti. Bu kupada finale yükselen Valencia, final maçında Barcelona'yı mağlup ederek şampiyonluğa ulaştı. Bir sonraki sezonda ise, bu turnuvanın finalinde Hırvat temsilcisi Dinamo Zagreb ile karşılaştı ve İspanyol ekibi, rakibini yenerek kupayı müzesine kaldırdı. Valencia, bir sonraki sezon da Inter-Cities Fairs Kupası'nda finale yükseldi; ancak bu kez, İspanyol rakipleri Zaragoza karşısında 2-1'lik skorla mağlup oldu.

1963-64 sezonunda ise, Valencia, Camp Nou'da oynanan finalde Real Zaragoza ile karşılaştı ve toplamda 2-1'lik skorla rakibine yenilerek kupayı kaybetti.

1970'ler ile erken 1980'lerin başları döneminde, kulüp hem ülke içinde hem de Avrupa arenasında önemli başarılar elde etti. Bu yıllar, takımın yerel liglerdeki hakimiyetini pekiştirirken, aynı zamanda Avrupa kupalarındaki rekabetin de yükselişine tanık oldu. Takımın bu döneme damgasını vuran oyuncular ve teknik direktörler, kulüp tarihinin altın sayfalarına adlarını yazdırdılar. Bu başarılar, sadece şampiyonluk sayılarıyla değil, aynı zamanda takımın oyun stili ve taraftar desteğiyle de öne çıkmasını sağladı.

Mario Kempes, 1982 yılında futbol dünyasında unutulmaz bir iz bıraktı. Arjantinli forvet oyuncusu, kariyerinin zirvesindeydi ve performansıyla dikkatleri üzerine çekiyordu. Hem bireysel yetenekleriyle hem de takım oyununa katkısıyla öne çıkan Kempes, o dönemde birçok maçta etkili bir rol oynadı. 1982 Dünya Kupası'nda gösterdiği performansla adını altın harflerle yazdırdı ve futbolseverlerin hafızalarına kazındı. Şampiyonlukları ve elde ettiği başarılarla futbol tarihine damgasını vuran Kempes, özellikle golleriyle rakiplerini zor durumda bırakmayı başardı.
Mario Kempes, 1982 yılında futbol dünyasında unutulmaz bir iz bıraktı. Arjantinli forvet oyuncusu, kariyerinin zirvesindeydi ve performansıyla dikkatleri üzerine çekiyordu. Hem bireysel yetenekleriyle hem de takım oyununa katkısıyla öne çıkan Kempes, o dönemde birçok maçta etkili bir rol oynadı. 1982 Dünya Kupası'nda gösterdiği performansla adını altın harflerle yazdırdı ve futbolseverlerin hafızalarına kazındı. Şampiyonlukları ve elde ettiği başarılarla futbol tarihine damgasını vuran Kempes, özellikle golleriyle rakiplerini zor durumda bırakmayı başardı.

Alfredo Di Stéfano, futbol tarihinin iki kez Avrupa'nın En İyi Futbolcusu ödülünü kazanmış efsanevi bir figür, 1970 yılında Valencia'nın teknik direktörlüğüne getirildi ve kulübe büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Bu dönemde Valencia, 1947'den sonraki ilk La Liga şampiyonluğunu elde etti. Bu zafer, kulübün Avrupa'nın en prestijli turnuvası olan Şampiyonlar Ligi'ne katılma hakkını da beraberinde getirdi. 1971-72 sezonunda Valencia, bu kupada üçüncü tura kadar yükseldi ancak Macaristan şampiyonu Újpesti Dózsa karşısında her iki maçta da mağlup oldu. 1972 yılında ise kulüp, hem La Liga'da hem de yerel ligde ikinci sırada yer aldı; sırasıyla Real Madrid ve Atlético Madrid'e yenildi. Bu dönemin öne çıkan oyuncuları arasında Avusturyalı orta saha oyuncusu Kurt Jara, Hollandalı forvet Johnny Rep ve Arjantinli forvet Mario Kempes yer alıyordu. Kempes, 1976-77 ve 1977-78 sezonlarında üst üste La Liga'nın en iyi golcüsü unvanını kazandı. Valencia, 1978-79 sezonunda tekrar Copa del Rey'i kazanırken, bir sonraki sezonda İngiliz ekibi Arsenal'i finalde mağlup ederek Avrupa Kupası Şampiyonları Kupası'nı mührü vurdu. Aynı yıl, Nottingham Forest karşısında elde edilen galibiyetle de Avrupa Süper Kupa'sını kazandı; bu zaferde Kempes'in performansı belirleyici oldu.

1980'lerin ortalarından sonlarına kadar olan dönem, kulüp için bir durgunluk ve düşüş dönemi olarak karakterize edilmiştir. Bu süreçte, takım performansı önemli ölçüde gerilemiş, elde edilen sonuçlar beklentilerin altında kalmış ve kulübün genel durumu olumsuz etkilenmiştir.

Alginet'te 1980 Ağustos ayında oynanan hazırlık maçının kadrosu şu şekildeydi. Üst sırada, Felman, Manzanedo, Orlando Giménez, Cerveró, Vilarrodà, Subirats, Carrete ve Arias yer alırken, alt sırada Kempes, Morena ve Sol görev yaptı.
Alginet'te 1980 Ağustos ayında oynanan hazırlık maçının kadrosu şu şekildeydi. Üst sırada, Felman, Manzanedo, Orlando Giménez, Cerveró, Vilarrodà, Subirats, Carrete ve Arias yer alırken, alt sırada Kempes, Morena ve Sol görev yaptı.

1982 yılında kulüp, teknik direktörlük görevine Miljan Miljanić'i getirdi. Ancak, hayal kırıklığı yaratan bir sezonun ardından Valencia, ligin 17. sırasına geriledi ve kalan yedi maçta düşme tehlikisiyle karşı karşıya kaldı. Koldo Aguirre, Miljanić'in yerine teknik direktör olarak göreve getirildi ve Valencia, o yıl diğer takımların aldığı sonuçlara bağlı kalarak kıl payı Süper Lig'de kalmayı başardı. 1983-84 ve 1984-85 sezonlarında kulüp, başkan Vicente Tormo döneminde ciddi mali sorunlarla boğuştu. Kulübün durumu en kötüye 1985-86 sezonunun sonunda düştüğünde ulaştı; bu dönemde oyunculara ve personele ödeme yapılamaması gibi iç sorunlar yaşandı ve takımın motivasyonu önemli ölçüde düşmüştü. Bu, Valencia'nın 55 yıl sonra ilk kez İspanya Süper Ligi'nden düşmesi anlamına geliyordu.

Arturo Tuzón, kulübün yeni başkanı olarak göreve getirildi ve Valencia'yı yeniden La Liga'ya döndürme yolunda önemli adımlar attı. Alfredo Di Stéfano, 1986 yılında tekrar teknik direktörlük görevine getirildi ve Valencia, 1986-87 sezonunun sonunda tekrar Süper Lig'e yükseldi. Di Stéfano, 1987-88 sezonuna kadar görevi sürdürdü; bu sezonda takım, La Liga'da 14. sırada yer aldı. Bulgar forvet oyuncusu Luboslav Penev, 1989 yılında kulübe katıldı ve Valencia, Süper Lig'deki yerini sağlamlaştırmayı hedefliyordu. 1988-89 sezonunda Valencia, La Liga'da üçüncü sırada yer alarak 1990'lara girerken rekabetçi bir takım olduğunu gösterdi.

1990'lar: Yeniden Yükseliş Dönemi Bu dönem, kulübün yeniden yükselişe geçtiği ve önemli başarılar elde ettiği bir çağ olarak tarihe geçmiştir. Özellikle futbol takımı, bu yıllarda gösterdiği performansla dikkat çekmiş ve taraftarların büyük coşkusuyla karşılanmıştır. Takım, hem lig mücadelesinde hem de Avrupa arenasında etkili sonuçlar alarak adından söz ettirmiştir. Bu başarıların arkasında, yetenekli oyuncuların yanı sıra, kulübün stratejik yönetim anlayışı ve genç yeteneklere yapılan yatırımlar da önemli rol oynamıştır. 1990'lar, kulüp tarihinin unutulmaz dönemlerinden biri olarak anılmaktadır.

Fernando Gómez Colomer, kulüp tarihinde en çok maçta forma giyen oyuncu olarak tarihe geçmiştir ve kariyeri boyunca 556 kez takımının formasını gururla taşımıştır.
Fernando Gómez Colomer, kulüp tarihinde en çok maçta forma giyen oyuncu olarak tarihe geçmiştir ve kariyeri boyunca 556 kez takımının formasını gururla taşımıştır.

1989-90 sezonunda La Liga'da Valencia, Real Madrid'in ardından ikinci sırada yer alarak UEFA Kupası'na katılma hakkı elde etti.

Guus Hiddink, 1991-92 sezonunda teknik direktör olarak göreve getirildi ve takım ligde dördüncü sırada tamamladı, aynı zamanda Copa del Rey'in çeyrek finaline yükseldi. 1992 yılında Valencia resmi olarak bir spor limited şirketine dönüştü ve Hiddink, 1993 yılına kadar kulüpte teknik direktörlük görevini sürdürdü.

1994 Dünya Kupası'nı Brezilya milli takımıyla kazanan deneyimli teknik direktör Carlos Alberto Parreira, aynı yıl Mestalla'da göreve getirildi. Parreira, hemen İspanyol kaleci Andoni Zubizarreta, Rus forvet Oleg Salenko ve Predrag Mijatović gibi önemli transferleri gerçekleştirdi, ancak beklentileri karşılayamadı. Onun yerine José Manuel Rielo teknik direktörlük görevine getirildi. Kulüp, Luis Aragonés ve Jorge Valdano gibi başarılı teknik adamların yanı sıra Romário (Brezilya), Claudio López, Ariel Ortega (Arjantin) ve Adrian Ilie (Romanya) gibi yabancı yıldız oyunculara sahip olmasına rağmen, geçmişteki başarıları tekrarlamakta zorlandı. 1995-96 La Liga sezonunda Valencia, Atlético Madrid'in ardından ikinci sırada yer aldı ve şampiyonluk yarışında kıl payı kaybederek bir kez daha zirveye ulaşamadı.

Valencia, sonraki iki sezonda zorlu bir süreç yaşadı, ancak 1998-99 La Liga sezonu, kulübün tarihindeki en başarılı dönemlerin başlangıcı oldu. Claudio Ranieri yönetiminde, 19 yıl sonra ilk kupayı kazanarak 1998-99 Copa del Rey'i müzesine götürdü ve aynı zamanda UEFA Şampiyonlar Ligi'ne katılma hakkı elde etti.

2000'ler: Valencia, İspanyol ve Avrupa futbolunun zirvesine geri dönüş. Valencia Kulübü, 2000'li yıllarda hem İspanya'da hem de Avrupa futbolunda önemli bir yükseliş yaşadı. Bu dönemde kulüp, La Liga şampiyonlukları başta olmak üzere çeşitli başarılar elde etti ve UEFA Kupası gibi önemli Avrupa kupalarında da adından söz ettirdi. Valencia, bu süreçte yetiştirdiği genç yeteneklerle dikkat çektiği gibi, deneyimli oyuncularla da güçlü bir kadro oluşturarak rakiplerine zorlu mücadeleler verdi. Teknik direktörlerin önderliğinde, takımın disiplini ve oyun anlayışı gelişti, bu da kulübün hem iç sahada hem de Avrupa arenasında rekabet gücünü artırdı. Valencia'nın 2000'li yıllardaki performansı, İspanyol futbol tarihine altın harflerle yazılan bir dönem olarak kabul edilir.

Valencia, 1999-2000 sezonuna damga vurarak, İspanya Süper Kupası'nda Barcelona'yı mağlup ederek bir başka şampiyonluk elde etti. Takım, ligde üçüncü sırada yer alırken, şampiyon Deportivo La Coruña'nın dört puan gerisinde kaldı ve ikinci sıradaki Barcelona ile aynı puana sahip oldu. Ancak kulübün en büyük başarısı Şampiyonlar Ligi'nde yaşandı; Valencia, tarihinde ilk kez Avrupa kupası finaline yükseldi. 24 Mayıs 2000'de Paris'te oynanan final maçında ise Real Madrid, Valencia'yı 3-0 gibi farklı bir skorla mağlup etti.

Bu final maçı aynı zamanda Claudio López için de veda anlamına geliyordu; oyuncu, İtalyan kulübü Lazio ile anlaşmaya varmıştı. Ayrıca Farinós, Inter Milan'a ve Gerard da Barcelona'ya transfer oldu. O yaz döneminin dikkat çeken transferleri arasında John Carew, Rubén Baraja, Roberto Ayala, Vicente Rodríguez ve Brezilyalı sol bek Fábio Aurélio yer aldı. Aynı sezon içerisinde Valencia, Pablo Aimar'ı da kış transfer döneminde kadrosuna dahil etti. Baraja, Aimar, Vicente ve Ayala, kısa sürede La Liga'daki Valencia'nın erken 2000'lerdeki üstünlüğünün temel taşları haline geldi.

Valencia, ligin ilk maçlarına iyi bir başlangıç yaparak ve on maçın ardından lider konuma yükseldi. Ancak, yılbaşı tatilinden sonra, Şampiyonlar Ligi gibi yoğun bir rekabet gerektiren üst düzey performansı sürdürmek Valencia için zorlayıcı oldu. İki mini-grup aşamasını geçtikten sonra, Héctor Cúper'in takımı, çeyrek finalde İngiliz ekibi Arsenal'i ve yarı finalde Leeds United'ı eleyerek, ikinci kez üst üste finale yükseldi. 23 Mayıs'ta Milano'daki San Siro Stadı'nda oynanan Bayern Münih ile yapılan final maçında, Gaizka Mendieta, penaltıdan attığı golle Valencia'yı öne geçirdi. Kaleci Santiago Cañizares, Mehmet Scholl'un kullandığı bir penaltıyı kurtardı, ancak Stefan Effenberg, devre arasında başka bir penaltıyla skoru eşitledi. Normal sürenin ardından maç uzatmalara gitti ve ardından penaltı atışlarına kaldı. Penaltı atışlarında Mauricio Pellegrino'nun kaçırdığı bir vuruş, Bayern Münih'e Şampiyonlar Ligi zaferini getirdi ve Valencia'yı ikinci kez üst üste finalde mağlup etti. Valencia, La Liga'da beşinci sıraya geriledi ve 2001-02 sezonunda Şampiyonlar Ligi'ne katılamadı. Ligin son maçına kadar, Valencia'nın Şampiyonlar Ligi vizesini garantilemek için Camp Nou'daki Barcelona ile yapılacak maçta berabere kalması gerekiyordu. Ancak, Los Che, Barcelona'ya 3-2 mağlup oldu ve Rivaldo'nun attığı son dakika golüyle Barcelona, kendi takımının önüne geçerek Şampiyonlar Ligi'ne katılma hakkını elde etti.

Valencia Kulüp Başkanı D. Pedro Cortés, kişisel nedenlerle temmuz ayında görevinden ayrıldı ve kulübün Copa del Rey ve İspanyol Süper Kupası'nı kazanmasının yanı sıra iki kez üst üste Şampiyonlar Ligi finaline yükselmesinin mutluluğuyla kulüpten ayrıldı. D. Jaime Ortí, Cortés'in yerine başkan olarak atandı ve kulübün Avrupa'daki başarısını sürdürme niyetini dile getirdi. Takımda ve teknik ekipte de bazı değişiklikler yaşandı. Rafael Benítez, Tenerife'nin yükselmesine katkıda bulunduktan sonra, Héctor Cúper'in İtalya'nın Inter takımına teknik direktör olarak geçmesinin ardından görevi devraldı. Oyuncu kadrosunda ise Gaizka Mendieta, Didier Deschamps, Luis Milla ve Zlatko Zahovič takımdan ayrılırken, Carlos Marchena, Mista, Curro Torres, Francisco Rufete, Gonzalo de los Santos ve Salva Ballesta gibi oyuncular transfer edildi.

1999'dan 2004 sezonunun sonuna kadar olan dönem, Valencia tarihinin en başarılı dönemlerinden biriydi. Bu altı yıl içinde iki La Liga şampiyonluğu, bir UEFA Kupası, bir Copa del Rey ve bir UEFA Süper Kupası kazanılırken, aynı zamanda beş adet birinci sınıf kupa ve iki kez Şampiyonlar Ligi finali oynanmıştır.

2000'li yılların başlarında İspanya liginde ve Avrupa arenasında elde ettiği başarılarla dikkat çeken Valencia takımının savunma hattında, Arjantinli futbolcu Roberto Ayala önemli bir rol oynamıştır.
2000'li yılların başlarında İspanya liginde ve Avrupa arenasında elde ettiği başarılarla dikkat çeken Valencia takımının savunma hattında, Arjantinli futbolcu Roberto Ayala önemli bir rol oynamıştır.

Kulüp tarihine damga vuran ve büyük önem taşıyan ilk karşılaşma, şampiyonluk yarışındaki ezeli rakipleri Real Madrid ile oynandı ve bu maçta elde edilen zafer, kulübün tarihinde önemli bir dönüm noktası oldu. Bu galibiyetin ardından gelen on maçlık üst üste galibiyet serisi, 1970-71 sezonunda Alfredo Di Stéfano yönetiminde kazanılan La Liga şampiyonluğunun rekorunu kırdı ve kulüp tarihine altın harflerle yazıldı.

9 Aralık 2001'de A Coruña'da Deportivo karşısında alınan mağlubiyetin ardından, takımın lig liderlerinin gerisinde daha fazla geri kalmamak için Estadi Olímpic Lluís Companys'ta Espanyol ile karşılaşması gerekiyordu. Maçın ilk yarısında Valencia 2-0 geride olmasına rağmen, ikinci yarıdaki etkileyici bir toparlanma ile sahadan 3-2'lik galibiyetle ayrıldı.

Sezonun ikinci bölümünde, Benítez'in takımı Santiago Bernabéu'da Real Madrid'e karşı 1-0'lık mağlubiyetle geçici bir gerileme yaşadı. Ancak, takip eden altı maçta bu yenilgiden ders çıkararak dört galibiyet ve iki beraberlik elde etmeyi başardılar.

Valencia kulübünün tarihine damga vuran maçlardan birinde, Espanyol ile oynanan karşılaşmada, takımın devre arasında 1-0 geride olduğu ve Carboni'nin kırmızı kartıyla bir oyuncu eksik kaldığı görülmüştü. Ancak, Rubén Baraja'nın ikinci yarıda attığı iki golle Valencia, maçı 2-1'lik skorla çevirerek önemli bir galibiyet elde etti. Ayrıca, Real Madrid'in Anoeta'daki Real Sociedad maçında mağlup olması, Valencia'yı ligin zirvesinde üç puanlık bir avantaja taşıdı.

Valencia'nın 2002 sezonunun son maçı, 5 Mayıs 2002 tarihinde La Rosaleda'da Málaga ile oynandı ve bu gün, kulüp tarihine altın harflerle yazıldı. Takım, maçın yapılacağı yere yakın olan Benalmádena'ya giderek odaklanma sağlamaya çalıştı. Roberto Ayala'nın erken bir golü ve Fábio Aurélio'nun devreye yakında attığı gol, Valencia'yı 31 yıl sonra beşinci La Liga şampiyonluğuna taşıdı.

2002-03 sezonu, Valencia için hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Takım, La Liga şampiyonluğunu koruma başarısızlığına ek olarak, Celta Vigo'nun gerisinde kalarak Şampiyonlar Ligi sıralamasının dışında, beşinci sırada yer aldı. Ayrıca, Şampiyonlar Ligi'nde de çeyrek finalde Inter Milan'a elendi. 2003-04 sezonunda ise Valencia, uzun süredir lider olan Real Madrid'in gerisinde başladı. Şubat ayında, oynanan 26 maçta Madrid, puan tablosunda sekiz puan önündeydi. Ancak, takımın performansı sezonun sonlarına doğru ciddi şekilde düştü ve son beş maçta üst üste mağlup olması, Valencia'nın onları geçmesine ve şampiyonluğa ulaşmasına olanak sağladı; bu, üç sezon içinde ikinci şampiyonluklarıydı. Kulüp, aynı zamanda UEFA Kupası'nı da kazanarak bu başarıyı taçlandırdı ve finalde Marseille'i 2-0 mağlup etti.

2004 yazında, teknik direktör Benítez, kulüp başkanıyla yaşadığı sorunlar nedeniyle Valencia'dan ayrılma kararı aldı ve kısa süre sonra Liverpool'un başına geçti. Onun yerine, daha önce Chelsea'den kovulan eski Valencia teknik direktörü Claudio Ranieri getirildi. UEFA Şampiyonlar Ligi'nin sahibi Porto'yu yenerek Avrupa Süper Kupası'nı kaldırmasına rağmen, ikinci stinti hayal kırıklığı yarattı; Valencia, La Liga şampiyonluğunu koruma konusunda ciddi hedeflere sahipti ancak Şubat ayında puan tablosunda yedinci sırada yer alıyordu. Ayrıca, Şampiyonlar Ligi grup aşamasında da elendi ve Ranieri, aynı ay içinde görevden alındı. 2004-05 sezonu, Valencia'nın UEFA Kupası sıralamasının dışında kalmasıyla sonuçlandı.

2005 yazında, Getafe teknik direktörü Quique Flores, Valencia'nın başına geçti ve sezonu üçüncü sırada tamamlayarak takımın Şampiyonlar Ligi'ne katılmasını sağladı. 2006-07 sezonu, birçok zorlukla dolu bir dönem oldu; şampiyonluk için yüksek beklentilerle başlayan bu süreç, önemli oyuncuların yaşadığı çok sayıda sakatlık ve teknik direktör Flores ile yeni sportif direktör Amedeo Carboni arasındaki iç anlaşmazlıklarla gölgelendi. Valencia, sezonu dördüncü sırada tamamladı ve Şampiyonlar Ligi'nde de çeyrek finalde Chelsea'ye karşı 3-2'lik bir toplam skorla elendi; ancak daha önce İtalyan şampiyonu Inter'i elemişlerdi. 2007 yazında, Flores ile Carboni arasındaki iç çekişme sona erdi ve Carboni'nin yerine Ángel Ruiz, Valencia'nın yeni sportif direktörü olarak göreve getirildi.

29 Ekim 2007 tarihinde, Valencia kulübü yönetim kurulu, sergilenen hayal kırıklığı yaratan performanslar nedeniyle Flores'in görevine son verdi. Kulüp, kalıcı bir teknik direktör bulunana kadar geçici olarak Óscar Fernández'i göreve getirdi; Marcelo Lippi veya José Mourinho'nun bu göreve getirileceği yönünde dedikodular dolaşıyordu. Bir gün sonra, Hollandalı teknik adam Ronald Koeman, PSV Eindhoven'dan ayrılıp Valencia ile sözleşme imzalayacağını duyurdu. Ancak, Koeman'ın göreve getirilmesi beklenen iyileşmeleri sağlamadı; aksine, Valencia ligdeki performansını daha da kötüleştirerek 15. sıraya geriledi ve düşme bölgesinin sadece iki puan üzerinde kaldı. Ligdeki bu başarısız performe rağmen, Valencia 16 Nisan 2008 tarihinde Vicente Calderón'da oynanan maçta Getafe'yi 3-1 yenilgiyle mağlup ederek Copa del Rey şampiyonluğunu kazandı. Bu, kulübün yedinci Copa del Rey zaferiyidi. Beş gün sonra, Bilbao'da yaşanan ve takımın moralini derinden sarsan 5-1'lik ağır lig yenilgisi sonrasında, Valencia Koeman ile yollarını ayırarak yerine Voro'yu getirdi; Voro, sezonun kalanında kulübü geçici olarak yönetti. Voro, Koeman'ın görevine son verilmesinin ardından oynanan ilk maçta Osasuna'yı 3-0 yenerek takımına önemli bir galibiyet hediye etti. Voro, gösterdiği başarılı yönetimle Valencia'yı düşme tehlikesinden uzaklaştırarak ligi onuncu sırada tamamlamasını sağladı ve Los Che için bu zorlu lig sezonunu olumlu bir şekilde sonlandırmasına katkıda bulundu.

Valencia Kulübü'nün 35. başkanı, Manuel Llorente.
Valencia Kulübü'nün 35. başkanı, Manuel Llorente.
Tifo, Mestalla Stadyumu'nda sergilenen görsel bir şölen. Bu stadyum, sadece futbol maçlarına ev sahipliği yapmakla kalmayıp, aynı zamanda taraftarın yaratıcılığını ve tutkusunu gözler önüne seren etkileyici tifo gösterilerine de sahne olmaktadır. Mestalla'daki bu görsel anlatımlar, kulübün tarihine, oyuncularına ve önemli anlarına saygı duruşu niteliğinde olup, tribünleri adeta birer sanat galerisine dönüştürmektedir.
Tifo, Mestalla Stadyumu'nda sergilenen görsel bir şölen. Bu stadyum, sadece futbol maçlarına ev sahipliği yapmakla kalmayıp, aynı zamanda taraftarın yaratıcılığını ve tutkusunu gözler önüne seren etkileyici tifo gösterilerine de sahne olmaktadır. Mestalla'daki bu görsel anlatımlar, kulübün tarihine, oyuncularına ve önemli anlarına saygı duruşu niteliğinde olup, tribünleri adeta birer sanat galerisine dönüştürmektedir.

Unai Emery, 22 Mayıs 2008 tarihinde Valencia'nın yeni teknik direktörü olarak göreve getirildi. Genç teknik adamın yönetimi altında kulüp, ligin ilk beş maçının dördünü kazanarak umut vadeden bir başlangıç yaptı ve La Liga puan sıralamasında zirveye yükseldi. Avrupa'da etkileyici bir performans sergilemelerine rağmen, Los Che, ligde beklenmedik bir düşüş yaşadı ve puan cetvelinde yedinci sıraya geriledi. Bu olumsuz süreçte, kulübün içindeki büyük mali borçlar hakkında haberler ortaya çıktı; bu borçların miktarı 400 milyon Euro'yu aştığı belirtiliyordu. Ayrıca, oyuncuların haftalarca maaş alamadığı da kamuoyuna yansıdı. Takımın sorunları, UEFA Kupası'nda Dynamo Kyiv ile oynadıkları ve deplasmanda yedek goller kuralıyla elendikleri maçla daha da derinleşti. La Liga'da 10 maçta sadece 5 puan toplayan Valencia, oyuncuların giderlerini yıl sonuna kadar karşılayacak bir kredi anlaşması yaptığını duyurdu. Bu açıklama, takımın performansında bir yükselişe yol açtı ve Los Che, ligin önemli dördüncü sırasındaki Şampiyonlar Ligi yerini yeniden hedefleyerek sonraki 8 maçtan 6'sını kazandı. Ancak, Atlético Madrid ve Villarreal gibi ilk dört sıradaki rakiplere karşı alınan mağlubiyetler nedeniyle Los Che, ligde altıncı sıraya geriledi ve böylece üst üste ikinci sezon Şampiyonlar Ligi'ne katılamadı.

2010-2014 yılları, kulüp için hem mali zorlukların yaşandığı bir dönem oldu, hem de istikrarın sağlandığı bir süreç. Bu yıllarda, finansal sorunlarla mücadele edilirken, aynı zamanda kulübün geleceği için sağlam temeller atılmaya çalışıldı.

David Albelda, 1997'den 2013'e kadar geçen 15 sezon boyunca Valencia CF formasını giyerek, toplamda 481 resmi maçta sahaya çıktı ve takım kaptanlığı görevini üstlendi. Bu süreçte, defansif orta saha oyuncusu olarak gösterdiği performansla kulüp tarihinin en tanınmış ve sembol isimlerinden biri haline geldi.
David Albelda, 1997'den 2013'e kadar geçen 15 sezon boyunca Valencia CF formasını giyerek, toplamda 481 resmi maçta sahaya çıktı ve takım kaptanlığı görevini üstlendi. Bu süreçte, defansif orta saha oyuncusu olarak gösterdiği performansla kulüp tarihinin en tanınmış ve sembol isimlerinden biri haline geldi.

Valencia Kulübü, devasa bir borç yükünün altında eziliyordu ve bu durumun çözümü henüz bulunamamıştı. Bu nedenle, David Villa, Juan Mata ve David Silva gibi yıldız oyuncuların da kulüpten ayrılarak finansal dengeye katkıda bulunabileceği yönünde dedikodular dolaşıyordu. 2009-10 sezonunda, Valencia, 2007-08 sezonundan bu yana ilk kez Şampiyonlar Ligi'ne yükselmeyi başardı ve La Liga'da rahat bir şekilde üçüncü sırada yer aldı. Ancak, 2010 yazında, finansal zorluklar nedeniyle David Villa, Barcelona'ya; Juan Mata ise Manchester City'ye transfer edildi. Bu önemli oyuncuların ayrılmasına rağmen, takım 2010-11 sezonunda da La Liga'da tekrar üçüncü oldu. Şampiyonlar Ligi'nde ise Alman ekibi Schalke 04 tarafından 16. turda elendi. 2011 yazında, kaptan Juan Mata da Chelsea'ye transfer edildi, bu durum kulübün finansal sorunlarına bir nebze olsun çözüm getirmeyi amaçlıyordu. Kulüp başkanı Manuel Llorente, kulübün borcunun azaltıldığını ve yeni stadyumun inşaatının en kısa sürede, 2012 yılında yeniden başlayacağını duyurdu.

Deportivo de La Coruña ile Valencia CF arasındaki karşılaşma, İspanya futbol tarihine damgasını vurmuş önemli bir mücadeledir. Her iki takım da uzun yıllardır İspanya'nın en köklü ve başarılı kulüpleri arasında yer almaktadır. Deportivo, özellikle 1990'larda ve 2000'lerin başında elde ettiği başarılarla tanınırken, Valencia ise Avrupa arenasında gösterdiği performansla dikkat çekmektedir. Bu iki takım arasındaki rekabet, sadece futbol sahasındaki mücadele ile sınırlı kalmayıp, taraftarlar arasında da büyük bir heyecan yaratmaktadır. Tarih boyunca birçok unutulmaz anlara sahne olan bu karşılaşma, her zaman yüksek beklentiler ve yoğun bir atmosferle gerçekleşmiştir. Takımların teknik direktörleri, oyuncu kadroları ve taktiksel yaklaşımları, maçın sonucunu doğrudan etkileyen faktörler olmuştur. Skorlar, istatistikler ve şampiyonluk sayıları, her iki takımın da başarı dolu geçmişini yansıtmaktadır.
Deportivo de La Coruña ile Valencia CF arasındaki karşılaşma, İspanya futbol tarihine damgasını vurmuş önemli bir mücadeledir. Her iki takım da uzun yıllardır İspanya'nın en köklü ve başarılı kulüpleri arasında yer almaktadır. Deportivo, özellikle 1990'larda ve 2000'lerin başında elde ettiği başarılarla tanınırken, Valencia ise Avrupa arenasında gösterdiği performansla dikkat çekmektedir. Bu iki takım arasındaki rekabet, sadece futbol sahasındaki mücadele ile sınırlı kalmayıp, taraftarlar arasında da büyük bir heyecan yaratmaktadır. Tarih boyunca birçok unutulmaz anlara sahne olan bu karşılaşma, her zaman yüksek beklentiler ve yoğun bir atmosferle gerçekleşmiştir. Takımların teknik direktörleri, oyuncu kadroları ve taktiksel yaklaşımları, maçın sonucunu doğrudan etkileyen faktörler olmuştur. Skorlar, istatistikler ve şampiyonluk sayıları, her iki takımın da başarı dolu geçmişini yansıtmaktadır.

2012-13 sezonunda, Ernesto Valverde teknik direktörlük görevine getirildi; ancak Şampiyonlar Ligi'ne katılma başarısızlığı nedeniyle görevinden ayrıldı ve yerine Miroslav Đukić getirildi. 5 Temmuz 2013 tarihinde, Amadeo Salvo kulübün yeni başkanı olarak atandı. Sadece bir ay sonra, Salvo'nun başkanlık görevi üstlenmesinin ardından, 1 Ağustos'ta Valencia, yıldız forvet oyuncusu Roberto Soldado'yu yaklaşık 30 milyon Euro karşılığında İngiliz ekibi Tottenham Hotspur'a transfer etti. Miroslav Đukić, 2013-14 sezonunun ilk altı maçında sadece altı galibiyet alarak, kulüp tarihindeki en kötü başlangıçlardan birine imza attığı için, sezonun altıncı ayında görevden alındı. Onun yerine 26 Aralık 2013 tarihinde Juan Antonio Pizzi getirildi. Juan Antonio Pizzi yönetiminde, Valencia UEFA Avrupa Ligi'nde yarı finale yükseldi; ancak finalde Sevilla'ya karşı oynanan ve Sevilla'nın galibiyetiyle sonuçlanan eşleşmede, deplasman golleri kuralı nedeniyle elendi. Ayrıca, kulüp tarihindeki en kötü başlangıçlardan birine rağmen, La Liga'da sekizinci sırada yer aldı.

2014-günümüz: Peter Lim'in sahipliği döneminde yaşanan gerileme.

Peter Lim, İspanya'nın köklü futbol kulübü Valencia'nın sahibi konumundadır ve bu görevi 2014 yılından beri sürdürmektedir.
Peter Lim, İspanya'nın köklü futbol kulübü Valencia'nın sahibi konumundadır ve bu görevi 2014 yılından beri sürdürmektedir.

Mayıs 2014'te Singapurlu iş adamı Peter Lim, Fundación Valencia CF tarafından kulübün vakfının sahip olduğu hisselerin %70,4'ünün alıcısı olarak belirlendi. Lim ile kulübün ana borç veren kuruluşu Bankia arasındaki aylarca süren görüşmelerin ardından, Ağustos 2014'te bir anlaşmaya varıldı. Juan Antonio Pizzi beklenmedik bir şekilde teknik direktörlük görevinden alındı ve yerine 2 Temmuz 2014 tarihinde Nuno Espírito Santo getirildi. Daha sonra Salvo, bir röportajında, Nuno'nun transferinin Lim'in kulübü satın alırken şart koştuğu unsurlardan biri olduğunu itiraf etti. Bu durum, futbol menajeri Jorge Mendes ile olan yakın ilişkisi nedeniyle medyanın dikkatini çekti; Mendes'in ilk oyuncusu da Nuno olmuştu. Ayrıca, Lim ve Mendes aynı zamanda yakın arkadaş ve iş ortaklarıydı. Buna rağmen, Nuno'nun ilk sezonu başarılı geçti. Takviye edilen önemli isimler arasında Álvaro Negredo, André Gomes ve Portekiz Primeira Liga'da yılın oyuncusu ödülünü kazanmış olan Enzo Pérez yer aldı. Valencia, 2014-15 sezonunu 77 puanla dördüncü sırada tamamlayarak Şampiyonlar Ligi'ne katılma hakkı elde etti; bu, son haftalarda Granada'yı 4-0 mağlup ettikleri dramatik bir yarışın ardından, Sevilla'nın sadece bir puan önünde gerçekleşti.

2 Temmuz 2015 tarihinde, Amadeo Salvo kişisel nedenlerle Valencia'nın yönetim kurulu başkanlığından istifa etti; taraftarlar arasında popüler bir figürdü. 10 Ağustos 2015'te Nicolás Otamendi, 32 milyon sterlin karşılığında Manchester City'e transfer edildi ve yerine Monaco'dan Aymen Abdennour, 22 milyon sterlin karşılığında alındı. Valencia, Şampiyonlar Ligi play-off turunda Monaco'yu toplamda 4-3'lük skorla mağlup etti. Ancak, Valencia 2015-16 lig sezonuna kötü bir başlangıç yaptı; on üç maçın sadece beşini kazanabildiler ve Şampiyonlar Ligi grup aşamasından çıkamadılar. Taraftarlar ayrıca kulübün faaliyetleri üzerindeki Jorge Mendes'in artan etkisinden giderek daha fazla endişe duymaya başladılar. 29 Kasım'da Nuno, teknik direktörlük görevinden istifa etti ve eski Manchester United savunmacısı Gary Neville, 2 Aralık'ta yerine getirildi. Valencia, Neville yönetiminde dokuz maçlık bir yenilgi serisi yaşadıktan sonra, Espanyol'u 2-1 mağlup ederek ilk galibiyetlerini elde ettiler. 30 Mart 2016'da, minimum beş maç yöneten bir Valencia teknik direktörünün sahip olduğu en düşük galibiyet yüzdesine sahip olduğu için Neville görevden alındı; altı maçta sadece üçünü kazanmıştı. Yerine Pako Ayestarán getirildi; Ayestarán, Neville tarafından sadece bir ay önce yardımcı antrenör olarak getirilmişti. Valencia sezonu onikinci sırada tamamladı.

2016 yazında André Gomes ve Paco Alcácer Barcelona'ya, Shkodran Mustafi ise Arsenal'e transfer edildi; Ezequiel Garay ve eski Manchester United oyuncusu Nani takıma katıldı. Pako Ayestarán, 2016-17 sezonunun başındaki dört maçlık yenilgi serisinin ardından 21 Eylül 2016'da görevden alındı. Yerine İtalya milli takımının eski teknik direktörü Cesare Prandelli, 28 Eylül'de getirildi. Ancak, kulübün kendisine yanlış transfer vaatlerinde bulunduğunu iddia ederek 30 Aralık'ta istifa etti. Günler sonra, 7 Ocak 2017'de Valencia'nın sportif direktörü Jesús García Pitarch da istifa etti; kulüp tarafından eleştirilerin "kalkanı" olarak kullanıldığına ve artık inandığı bir şeyi savunmakta zorlandığına belirtti. Voro beşinci kez geçici teknik direktör olarak göreve getirildi; Valencia ligin 17. sırasında yer alıyordu ve düşme tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Ancak, Voro yönetiminde sonuçlar düzeldi ve Valencia'yı düşme hattından uzaklaştırarak sezonu onikinci sırada tamamladı. 27 Mart'ta Mateu Alemany, Valencia'nın yeni genel direktörü olarak atandı.

Valencia Kulübü'nün Lig Performansı (1929-Günümüz) Tablosu

Bu tablo, İspanya'nın önde gelen futbol kulüplerinden biri olan Valencia Kulübü'nün 1929 yılından günümüze kadar olan lig performansını detaylı bir şekilde sunmaktadır. Tabloda, kulübün farklı liglerdeki sıralamaları, elde ettiği galibiyetler, mağlubiyetler ve beraberlikler gibi önemli istatistiksel veriler yer almaktadır. Ayrıca, Valencia Kulübü'nün tarih boyunca katıldığı turnuvalar ve elde ettiği şampiyonluklar da belirtilmiştir. Bu kapsamlı tablo, kulübün zengin futbol geçmişine ışık tutmakta ve taraftarlara, araştırmacılara ve spor severlere değerli bilgiler sunmaktadır.
Valencia Kulübü'nün Lig Performansı (1929-Günümüz) Tablosu Bu tablo, İspanya'nın önde gelen futbol kulüplerinden biri olan Valencia Kulübü'nün 1929 yılından günümüze kadar olan lig performansını detaylı bir şekilde sunmaktadır. Tabloda, kulübün farklı liglerdeki sıralamaları, elde ettiği galibiyetler, mağlubiyetler ve beraberlikler gibi önemli istatistiksel veriler yer almaktadır. Ayrıca, Valencia Kulübü'nün tarih boyunca katıldığı turnuvalar ve elde ettiği şampiyonluklar da belirtilmiştir. Bu kapsamlı tablo, kulübün zengin futbol geçmişine ışık tutmakta ve taraftarlara, araştırmacılara ve spor severlere değerli bilgiler sunmaktadır.

Kulüp ayrıca, kulüp başkanı Lay Hoon Chan'ın istifasını sunduğu ve yerine Anil Murthy'nin getirildiği duyuruldu. Lim'in kulübü satmaya çalıştığına dair söylentiler ortaya çıkmasının ardından, Murthy taraftarlara ve yerel basına, Valencia'nın hem kendisi hem de Lim için uzun vadeli bir proje olduğunu ve kulübün satışını kesinlikle düşünmeyeceklerini garanti etti. Bir sonraki sezon için, eski Villarreal teknik direktörü Marcelino, 12 Mayıs tarihinde yeni teknik direktör olarak göreve getirildi.

Marcelino yönetimindeki başarılı ilk sezonun ardından, kulüp La Liga'da dördüncü sırayı elde ederek Şampiyonlar Ligi'ne dönüş yaptı. Marcelino'nun ikinci sezonunda ise Valencia tekrar dördüncü sırada yer aldı ve UEFA Avrupa Ligi'nde yarı finale yükseldi. 25 Mayıs 2019 tarihinde, Valencia Copa del Rey'i kazanarak 2008'den sonraki ilk kupasını elde etti. Finalde lig şampiyonu Barcelona'yı 2-1 mağlup ettiler.

Marcelino ve bu başarının mimarları olarak görülen sportif direktör Mateu Alemany, eski teknik direktörün Lim'e yönelik yaptığı açık eleştirilerin ardından 11 Eylül 2019 tarihinde görevden alındı. Yerine, daha sonra başarılı olamayan Albert Celades getirildi. Celades, kötü sonuçlar nedeniyle görevinden alındı. Sportif direktör César Sánchez de aynı sezon istifa etti. Bu durum, 2020 yılına kadar kulübün altı farklı teknik direktöre ve altı farklı sportif direktöre sahip olmasına yol açtı.

2020-21 sezonu için, teknik direktör Javi Gracia göreve getirildi. Gracia, yaz transfer döneminde herhangi bir oyuncu sözleşmesi yapamayan ve kaptan Dani Parejo gibi önemli oyuncuları satan kulübün genç ve yedek oyunculardan oluşan bir takımı yönetmek zorunda kaldı. Ayrıca, yerel yetenek Ferran Torres de piyasa değerinin yarısı fiyata Manchester City'e satıldı. Genel olarak, Valencia 85 milyon Euro değerinde oyuncu sattı. Sezonun başında, kulüp kalan oyunculara maaş ödemekte zorlandı. Peter Lim'in sahipliği altındaki altı sezon boyunca, Valencia 323 milyon Euro zarar etti. Sonraki yıllarda, takımın kalitesi önemli ölçüde düştü ve Peter Lim'in sahipliği Valencia'da büyük eleştirilerle karşılaştı.

2021-22 sezonunda, beş sezon boyunca Getafe'yi çalıştıran José Bordalás teknik direktör olarak göreve getirildi. Bordalás'ın ilk sezonunda, Valencia Copa del Rey finaline yükseldi ancak Real Betis ile 1-1 berabere kaldıktan sonra penaltılarda mağlup oldu.

Haziran 2022'de, Anil Murthy kulübün sahibini reportedly aşağılayarak görevden ayrıldı. Peter Lim'in oğulları kulüp direktörlüğü pozisyonuna getirildi ve Lay Hoon Chan tekrar kulüp başkanı olarak göreve döndü.

Stadyumlar, spor müsabakalarının ve diğer etkinliklerin düzenlendiği açık hava yapılarıdır. Genellikle futbol, rugby, beyzbol, atletizm ve konserler gibi çeşitli amaçlarla kullanılırlar. Stadyumların kapasiteleri birkaç bin kişiden yüzbinleri aşanlara kadar değişiklik gösterebilir. Tarih boyunca birçok stadyum inşa edilmiş olup, bazıları mimari açıdan önemli eserler olarak kabul edilmektedir. Örneğin, Roma'daki Kolezyum antik çağın en etkileyici yapılarından biridir ve günümüzde hala ziyaret edilen bir turistik merkezdir. Modern stadyumlar genellikle gelişmiş altyapıya sahiptir; örneğin, oturma düzenlemeleri, elektronik skor tabloları, güvenlik sistemleri ve konforlu olanaklar sunarlar. Ayrıca, bazı stadyumlar çatıya sahip olabilir veya farklı hava koşullarına uygun tasarlanmış olabilirler. Stadyumların isimleri genellikle sponsorluk anlaşmaları nedeniyle değişebilir.

Mestalla Stadyumu'nun panoramik görünümü.
Mestalla Stadyumu'nun panoramik görünümü.

Valencia Kulübü'nün ilk yıllarında müsabakalarına Algirós Stadyumu ev sahipliği yapmıştır, ancak 1923 yılında bu kez Mestalla Stadyumu kulübün evi olmuştur. 1950'lerde Mestalla Stadyumu önemli bir yeniden yapılandırma sürecinden geçti ve bu sayede kapasitesi artırılarak 45.000 seyirci ağırlamaya başladı. Günümüzde ise Mestalla, 49.430 koltuğuyla İspanya'nın en büyük beşinci stadyumudur. Aynı zamanda dik tribünleri ve Avrupa'nın en etkileyici atmosferlerinden birine sahip olmasıyla da bilinmektedir.

Valencia ile Roma arasındaki karşılaşma, 2011 yılında İspanya'nın Valencia şehrindeki Mestalla Stadyumu'nda gerçekleşti. Bu mücadele, iki takımın taraftarları tarafından büyük bir heyecanla takip edildi ve futbolseverler unutulmaz anlar yaşadı. Maçta yaşanan gerginlikler, gol pozisyonları ve taktiksel hamleler, karşılaşmayı daha da çekici hale getirdi. Her iki takım da sahaya galibiyet için çıktı ve mücadeleye tüm güçleriyle odaklandı. Valencia'nın güçlü savunması ile Roma'nın etkili hücum hattı arasındaki rekabet, maçın temposunu belirleyen önemli bir faktördü. Sonuç olarak, her iki takım da ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştı ve taraftarlarına görsel bir şölen sunarak unutulmaz bir karşılaşma yaşattılar.
Valencia ile Roma arasındaki karşılaşma, 2011 yılında İspanya'nın Valencia şehrindeki Mestalla Stadyumu'nda gerçekleşti. Bu mücadele, iki takımın taraftarları tarafından büyük bir heyecanla takip edildi ve futbolseverler unutulmaz anlar yaşadı. Maçta yaşanan gerginlikler, gol pozisyonları ve taktiksel hamleler, karşılaşmayı daha da çekici hale getirdi. Her iki takım da sahaya galibiyet için çıktı ve mücadeleye tüm güçleriyle odaklandı. Valencia'nın güçlü savunması ile Roma'nın etkili hücum hattı arasındaki rekabet, maçın temposunu belirleyen önemli bir faktördü. Sonuç olarak, her iki takım da ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştı ve taraftarlarına görsel bir şölen sunarak unutulmaz bir karşılaşma yaşattılar.

20 Mayıs 1923 tarihinde, Mestalla sahası Valencia ve Levante UD takımları arasında oynanan bir hazırlık maçıyla hizmete açıldı.

Mestalla sahasında, kuruluşundan itibaren uzun ve köklü bir tarih yaşanmıştır. Bu dönemde Valencia henüz Primera División'da yer almıyordu. O zamanlar bu stadyum 17.000 seyirci kapasitesine sahipti. Kulüp, bölgesel şampiyonluklarda potansiyelini göstermeye başlamış ve yöneticiler, 1927 yılında Mestalla'da ilk değişiklikleri yapma kararı almıştı. İspanya İç Savaşı sırasında ağır hasar gören stadyum, bir süre toplama kampı ve hurdalık olarak kullanıldı. Sadece temel yapı ayakta kaldı; tribünler yıkılmış ve sahanın geri kalanı bakımsız bir alandı. Valencian sahasının yeniden restore edilmesiyle birlikte, takım 1941 yılında ilk şampiyonluğunu Mestalla'da elde etti.

1950'li yıllarda, Mestalla sahasında tarihindeki en büyük değişiklikler yaşandı. Bu proje sonucunda stadyumun kapasitesi 45.500 seyirciye yükseltildi. Ancak Ekim 1957'de Turia Nehri'nin taşkını nedeniyle yaşanan bir felaket, stadyuma büyük zarar verdi. Mestalla kısa sürede yeniden normale döndü ve yapay aydınlatma gibi iyileştirmeler eklendi; bu sistem 1959 yılında düzenlenen Fallas festivallerinde hizmete girdi.

1960'lı yıllarda, stadyumun dış görünüşünde önemli değişiklikler yaşanmazken, çevresindeki kentsel yapı hızla değişiyordu. Ayrıca, Mestalla sahasında ilk Avrupa maçları oynandı; Nottingham Forest, 15 Eylül 1961 tarihinde bu sahada forma giyen ilk yabancı takım oldu.

1969'dan itibaren taraftarlar arasında yaygın olarak kullanılan "Anem a Mestalla" ("Mestalla'ya gidelim") ifadesi, stadyuma kulübün en başarılı başkanı Luis Casanova Giner'in adının verilmesiyle birlikte kullanım dışı kaldı. Giner, bu onuru kabul etmesine rağmen 1994 yılında orijinal ismin korunmasını talep etti.

1972 yılında, numaralı tribünlerin arkasında yer alan kulüp merkez binası hizmete girdi. Bu bina, modern bir ofis ve kupa salonu içeriyordu; kupa salonunda kulübün kuruluş bayrağı sergileniyordu. 1973 yazında, daha fazla sayıda koltuğun eklenmesiyle birlikte on dört sıra ayakta seyir tribünü ortadan kaldırıldı. Kulüp yönetimi, Mestalla'yı mevcut konumundan uzaklaştırarak şehir dışındaki arazilere taşınması konusunda da değerlendirme yapmıştır, ancak bu plan gerçekleştirilmemiştir.

Mestalla Stadı, İspanya milli futbol takımının ilk kez ev sahipliğini 1925 yılında gerçekleştirdi. Daha sonra, İspanya'nın 1982 FIFA Dünya Kupası'na ve Barcelona'da düzenlenen 1992 Yaz Olimpiyatları'na ev sahipliği yapmasıyla birlikte, stadın önemi daha da arttı. İspanya milli takımının 1982 Dünya Kupası'ndaki tüm maçları ile 1992 Olimpiyatları'ndaki karşılaşmaları Mestalla'da oynandı ve bu süreçte İspanya altın madalyayı kazandı. Mestalla, önemli uluslararası müsabakaların yapıldığı, birçok kupa finaline ev sahipliği yaptığı gibi, aynı zamanda Levante takımının da tarihinde bir dönem evi olmuştur. Ayrıca, stadyumun tadilat çalışmaları nedeniyle, Castellón ve Real Madrid takımları da Avrupa kupası maçları için kısa süreliğine Mestalla'yı kendilerine aitmişçesine kullanmışlardır.

Yeni stadyum.

Nou Mestalla modeli hakkında bilgi bulunmamaktadır. Lütfen daha fazla bağlam sağlayın veya farklı bir konu hakkında bilgi isteyin.
Nou Mestalla modeli hakkında bilgi bulunmamaktadır. Lütfen daha fazla bağlam sağlayın veya farklı bir konu hakkında bilgi isteyin.

2008-09 sezonu, kulübün planlarına göre Mestalla'daki son sezon olması gerekiyordu. Kulüp, yeni inşa edilecek ve 75.000 seyirci kapasiteli Nou Mestalla stadyumuna, 2009-10 sezonunda taşınmayı hedefliyordu. Ancak, kulübün içinde bulunduğu mali zorluklar nedeniyle, yeni stadyumun inşası önemli ölçüde gecikti. 10 Ocak 2025 tarihinde yapılan açıklamalarda, Nou Mestalla'nın inşaatına yeniden başlandığı ve tamamlanmasının 2027-28 sezonundan önce gerçekleşmesinin planlandığı belirtildi.

Kulüp Kimliği Kulüp kimliği, bir spor kulübünün ayırt edici özelliklerini ve değerlerini içeren çok yönlü bir kavramdır. Bu, kulübün tarihini, başarılarını, sembollerini, taraftar kitlesini ve genel felsefesini kapsar. Bir kulübün kimliği, sadece forma renkleri veya amblemiyle sınırlı kalmaz; aynı zamanda kulüp bünyesinde yetişen oyuncuların yetiştirilme biçimi, yönetim anlayışı ve toplumla olan ilişkisi gibi unsurları da içerir. Başarılı bir kulüp, güçlü bir kimliğe sahip olur ve bu kimlik, hem kulübün içindeki herkesi motive eder hem de dışarıdaki taraftarların kulüple bağ kurmasını sağlar. Örneğin, belirli bir kulübün şampiyonluk sayıları, oyuncu kadrosundaki efsanevi isimler veya kulüp tarafından benimsenen etik değerler, o kulübün kimliğinin önemli parçalarıdır.

"Kit" kelimesi genellikle bir spor bağlamında tek başına anlam ifade etmez ve muhtemelen bir kısaltma, isim veya başka bir terimin yerini tutmaktadır. Bu nedenle, metnin eksiksiz bir şekilde çevrilebilmesi için daha fazla bağlama ihtiyaç vardır. Örneğin, "Kit" bir oyuncunun adı, bir takıma ait bir ürün veya hizmetin adı olabilir. Bağlam olmadan, doğru ve anlamlı bir çeviri yapmak mümkün değildir.

Valencia'nın ilk forması, beyaz gömleklerden, siyah şortlardan ve aynı renkteki çoraplardan oluşmaktaydı. Yıllar içinde, bu renkler arasında beyaz ve siyah alternasyonlar yaşanmıştır. Son yıllarda, deplasman formaları genellikle turuncu tonlarında tasarlanırken, üçüncü forma seçeneklerinde kulüp amblemindeki sarı, kan portakalı ve mavi renkler kullanılmıştır.

Valencia takımı, zamanla yerel ve daha küçük sponsorlarla da iş birliği yapmıştır. Bu örneklerden biri, Valencia merkezli bir mobilya şirketi olan Lamiplast'tır.

Anthem, BioWare tarafından geliştirilen ve Electronic Arts tarafından yayınlanan bir aksiyon rol yapma oyunudur. Oyun, oyunculara geniş bir fantastik dünyada özelleştirilebilir karakterler yaratma ve çeşitli görevleri tamamlama imkanı sunar. Anthem, özellikle dikkat çekici görsel tasarımı, dinamik dövüş sistemi ve hikaye anlatımına odaklanmasıyla bilinir. Oyuncular, "Javelin" adı verilen gelişmiş teknolojili giysiler giyerek farklı yeteneklere sahip hale gelirler ve bu yetenekleri kullanarak çeşitli düşmanlara karşı savaşırlar. Anthem, oyunculara açık dünya keşfi, görev tamamlama ve diğer oyuncularla işbirliği yapma fırsatı sunar. Oyunun hikayesi, "Shapers" adı verilen kadim varlıkların yarattığı bir dünyada geçer ve oyuncuların bu dünyanın sırlarını çözmeye çalışmasını konu alır. Anthem, çıkışından itibaren hem eleştirmenlerden hem de oyunculardan büyük ilgi görmüş olsa da, bazı teknik sorunlar ve içerik eksikliği nedeniyle zamanla eleştirilmiştir.

Kulübün 75. kuruluş yıl dönümünü kutlamak amacıyla, o dönemki başkan Arturo Tuzón, Pablo Sánchez Torella'yı kulüp için bir marş bestelemesi göreviyle görevlendirmiştir. Bu marş, daha sonra Ramón Gimeno Gil tarafından Valencian dilinde sözleri yazılan bir pasodoble türündeydi. Marşın resmi tanıtımı, 21 Eylül 1993 tarihinde kulübün kuruluş yıl dönümü etkinliklerinde gerçekleştirilmiştir.

Crest, futbol teriminde, bir takımın kendi sahasında oynadığı maçlarda elde ettiği galibiyetlere atıfta bulunan bir ölçüttür. Bu kavram, özellikle bir takımın genel performansını değerlendirirken, deplasmanlardaki sonuçlardan bağımsız olarak ev sahibi avantajının etkisini anlamak için kullanılır. Crest değeri yüksek olan takımlar, genellikle kendi taraftarının desteğiyle daha iyi performans gösterme eğilimindedir ve bu durum, lig sıralamasında önemli bir faktör olabilir. Bu istatistik, özellikle uzun vadeli analizlerde ve takımın genel gücünü karşılaştırmada değerli bilgiler sunar.

Valencia şehrinin arma sembolü.
Valencia şehrinin arma sembolü.

Valencia ve Balear Adaları, 13. yüzyılın ilk yarısında Aragon Kralı I. James tarafından fethedildi. Fethin ardından, kral bu bölgelere bağımsız krallıklar statüsü verdi; bu krallıklar, onun hükümranlığı altında bulunsa da, Aragonese yasalarına ve kurumlarına tabi değillerdi. Valencia'nın arması, I. James'in armalarını taşımaktadır.

Kalkanın yanında yer alan, taçlı "L" harfleri, IV. Peter tarafından verilmiştir. Bu harflerin nedeni, şehrin krala iki kez sadık kalmış olmasıdır; bu nedenle iki adet "L" harfi ve kralı temsil eden bir taç kullanılmıştır.

Yarasa figürünün arkasındaki olası açıklamalar arasında, yarasa türlerinin bölgede yaygın olarak bulunması yer almaktadır. İkinci teoriye göre, 9 Ekim 1238'de, I. James şehrin Moors tarafından kontrol edildiği dönemden kurtarmak üzere şehre girdiğinde, bir yarasa bayrağının en üst kısmına kondu ve bu durum, kral tarafından iyi bir alamet olarak yorumlandı. Zaferin ardından, yarasa figürü arma üzerine eklenmiştir.

Mayıs 2013'te, DC Comics'in kulübe karşı dava açtığı ve yeni yarasa görsel tasarımının Batman karakterine çok benzediği iddialarının ortaya çıktığı bildirildi. Kulüp, konuyla ilgili bir açıklama yaparak, revize edilmiş bir yarasa logosunu gündelik giyim ürünleri için kullanmayı amaçladıklarını ve Avrupa Birliği'nin İç Pazarın Uyumlaştırılması Ofisi'nden izin başvurusunda bulunduklarını, ancak DC Comics'in itirazı üzerine başvurunun geri çekildiğini belirtti. Daha sonra, DC Comics, Valencia kulübünün yüzüncü yıl logosu için yaptığı marka başvurusuna karşı, Avrupa Birliği'nin fikri mülkiyet ofisine bir şikayet dilekçesi sunarak, bu logonun Batman sembolüyle kafa karışıklığına yol açabileceğini iddia etti.

Oyuncular.

Mevcut Kadro: (Bu kısım, mevcut kadronun detaylı listesini içermelidir. Oyuncuların isimleri, pozisyonları, numaraları ve diğer ilgili bilgileri belirtilmelidir.)

Not: Bayraklar, oyuncuların FIFA uygunluk kurallarına göre belirlenen milli takımını göstermektedir; bazı sınırlı istisnalar geçerlidir. Oyuncular, birden fazla FIFA üyesi olmayan uyrukluğa sahip olabilirler.

Yedek takım.

Not: Bayraklar, oyuncuların FIFA uygunluk kurallarına göre belirlenen milli takımını göstermektedir; bazı sınırlı istisnalar geçerlidir. Oyuncular, birden fazla FIFA üyesi olmayan ülkenin vatandaşlığına sahip olabilirler.

Kiralık sözleşmesi sona ermesi sebebiyle takıma dönen oyuncular.

Not: Bayraklar, oyuncuların FIFA uygunluk kurallarına göre tanımlanan milli takımını belirtir; bazı sınırlı istisnalar geçerlidir. Oyuncular, birden fazla FIFA üyesi olmayan ülkenin vatandaşlığına sahip olabilirler.

Kiralık oyuncular.

Not: Bayraklar, oyuncuların FIFA uygunluk kurallarına göre belirlenen milli takımını göstermektedir; bazı sınırlı istisnalar geçerlidir. Oyuncular, birden fazla FIFA üyesi olmayan uyrukluğa sahip olabilirler.

Teknik heyet.

Önemli Teknik Direktörler: Bu bölümde, futbol tarihine damga vuran ve kulüplerle milli takımlar düzeyinde önemli başarılar elde etmiş önde gelen teknik direktörlere yer verilmektedir. Bu isimler, sadece oyunculuk kariyerleriyle değil, aynı zamanda taktikselleri, liderlik vasıfları ve futbol dünyasına getirdikleri yeniliklerle de tanınırlar. Her birinin başarıları, farklı dönemlerdeki futbol anlayışını yansıtmaktadır ve gelecek nesillere ilham kaynağı olmuştur.

Maalesef, sağlanan metin çok kısa ve bağlamsız olduğu için anlamlı bir ansiklopedik çeviri yapmak mümkün değil. "Gallery" kelimesi tek başına bir konu hakkında bilgi vermek için yeterli değildir. Lütfen daha fazla bağlam veya içerik sağlayın, böylece kapsamlı ve doğru bir çeviri yapabilirim.

Alejandro Scopelli, İspanya'nın Valencia kulübünde forma giyen ilk yabancı oyuncu olup, 1962 yılında takımıyla Fairs Kupası'nı kazanarak tarihe geçti. Bu zaferle birlikte, Scopelli hem kulüp tarihinde önemli bir sayfa açtı, hem de İspanyol futboluna getirdiği katkıyla unutulmaz bir figür haline geldi.
Alejandro Scopelli, İspanya'nın Valencia kulübünde forma giyen ilk yabancı oyuncu olup, 1962 yılında takımıyla Fairs Kupası'nı kazanarak tarihe geçti. Bu zaferle birlikte, Scopelli hem kulüp tarihinde önemli bir sayfa açtı, hem de İspanyol futboluna getirdiği katkıyla unutulmaz bir figür haline geldi.
Alfredo Di Stéfano, kulüpte teknik direktörlük görevini üç farklı dönemde başarıyla yürütmüştür. Bu dönemlerde gösterdiği performansla kulüp tarihine önemli bir iz bırakmıştır.
Alfredo Di Stéfano, kulüpte teknik direktörlük görevini üç farklı dönemde başarıyla yürütmüştür. Bu dönemlerde gösterdiği performansla kulüp tarihine önemli bir iz bırakmıştır.
Claudio Ranieri, kariyerinde iki farklı dönemde Valencia'nın teknik direktörlüğünü üstlenmiş ve bu süreçte inişli çıkışlı bir performans sergilemiştir.
Claudio Ranieri, kariyerinde iki farklı dönemde Valencia'nın teknik direktörlüğünü üstlenmiş ve bu süreçte inişli çıkışlı bir performans sergilemiştir.
Héctor Cúper'in teknik direktörlük döneminde, kulüp Avrupa futbolunda yeniden önemli bir konuma yükseldi. Bu dönemde gösterilen başarılar, kulübün hem ulusal hem de uluslararası arenadaki itibarını artırdı ve taraftarlar arasında büyük bir heyecan yarattı. Cúper'in taktiksel zekası ve oyuncu yönetimi becerileri, takımın performansını önemli ölçüde etkiledi ve Avrupa futbolunda rekabet gücünü yeniden tesis etti.
Héctor Cúper'in teknik direktörlük döneminde, kulüp Avrupa futbolunda yeniden önemli bir konuma yükseldi. Bu dönemde gösterilen başarılar, kulübün hem ulusal hem de uluslararası arenadaki itibarını artırdı ve taraftarlar arasında büyük bir heyecan yarattı. Cúper'in taktiksel zekası ve oyuncu yönetimi becerileri, takımın performansını önemli ölçüde etkiledi ve Avrupa futbolunda rekabet gücünü yeniden tesis etti.
Rafael Benítez, üç yıllık görev süresi boyunca Valencia kulübünün en başarılı teknik direktörlerinden biri olarak tarihe geçti. Bu dönemde, takımın iki lig şampiyonluğu ve bir UEFA Kupası zaferini elde etmesini sağlayarak kulüp tarihine altın harflerle yazdı.
Rafael Benítez, üç yıllık görev süresi boyunca Valencia kulübünün en başarılı teknik direktörlerinden biri olarak tarihe geçti. Bu dönemde, takımın iki lig şampiyonluğu ve bir UEFA Kupası zaferini elde etmesini sağlayarak kulüp tarihine altın harflerle yazdı.

Cumhurbaşkanları (Metin eksik olduğu için çevrilebilecek bir içerik bulunmamaktadır.)

Oyuncu Kayıtları Bu bölüm, spor müsabakalarında bireysel oyuncuların performanslarını ve rekorlarını detaylı bir şekilde incelemektedir. Oyuncularla ilgili tüm istatistiksel veriler, maç sonuçları, gol sayıları, asist oranları, şampiyonluklar ve diğer önemli başarımlar bu bölümde yer almaktadır. Amacımız, spor tarihinde iz bırakmış oyuncuların kariyerlerini kapsamlı bir şekilde belgelemektir.

Amedeo Carboni, defans oyuncusu olarak görev yapan ve kulüp tarihinde en çok maçta forma giyen yabancı oyuncu unvanını elinde bulundurmaktadır. Kariyeri boyunca 350 maça çıkarak takımının önemli bir parçası olmuştur.
Amedeo Carboni, defans oyuncusu olarak görev yapan ve kulüp tarihinde en çok maçta forma giyen yabancı oyuncu unvanını elinde bulundurmaktadır. Kariyeri boyunca 350 maça çıkarak takımının önemli bir parçası olmuştur.

Transferler bölümü, futbol ve diğer spor dallarında oyuncu değişikliklerini kapsayan bir bölümdür. Bu bölümde, oyuncuların hangi takımlardan ayrıldığı, hangi takımlara transfer olduğu, transfer ücretleri ve bu transferlerin kulüpler üzerindeki etkileri gibi detaylı bilgiler yer alır. Transfer dönemleri genellikle sezon başı ve sezon sonuna denk gelir ve bu dönemlerde kulüpler, kadrolarını güçlendirmek veya zayıflayan bölgeleri kapatmak amacıyla oyuncu alım satımı yaparlar. Başarılı bir transfer stratejisi, bir kulübün sportif başarısı üzerinde doğrudan etkili olabilirken, yanlış yapılan transferler ise takımın performansını olumsuz yönde etkileyebilir. Transferlerin yanı sıra, teknik direktör değişiklikleri de bu bölüm altında değerlendirilebilir; zira teknik adam değişikliği de takıma önemli ölçüde etki eder.

Gonçalo Guedes, 2018 yılında 40 milyon Euro karşılığında transfer edildiği dönemde, Valencia Kulübü tarihinin en yüksek bonservis bedeliyle kadrosuna dahil edilen oyuncu olarak tarihe geçti. Bu rekor transfer, kulübün geleceğine olan yatırımın ve Portekizli yıldızın potansiyeline duyulan güvenin bir göstergesiydi.
Gonçalo Guedes, 2018 yılında 40 milyon Euro karşılığında transfer edildiği dönemde, Valencia Kulübü tarihinin en yüksek bonservis bedeliyle kadrosuna dahil edilen oyuncu olarak tarihe geçti. Bu rekor transfer, kulübün geleceğine olan yatırımın ve Portekizli yıldızın potansiyeline duyulan güvenin bir göstergesiydi.
Valencia kulübünün tarihindeki en yüksek değerdeki transferlerden biri, 2001 yılında Gaizka Mendieta'nın 48 milyon Euro karşılığında İtalyan ekibi Lazio'ya transfer olmasıdır. Bu transfer, kulüp tarihine damga vurmuş ve büyük yankı uyandırmıştır.
Valencia kulübünün tarihindeki en yüksek değerdeki transferlerden biri, 2001 yılında Gaizka Mendieta'nın 48 milyon Euro karşılığında İtalyan ekibi Lazio'ya transfer olmasıdır. Bu transfer, kulüp tarihine damga vurmuş ve büyük yankı uyandırmıştır.

Mevsimler.

  • La Liga tarihinde 90 sezon tamamlanmıştır.
  • İspanya'nın ikinci ligi olan Segunda División'da 4 sezon geçirmiştir.

Valencia Kulübü'nün Uluslararası Futbol Tarihi Valencia Kulübü, İspanya'nın önde gelen futbol takımlarından biri olarak, uluslararası arenada da önemli bir yere sahiptir. Kulüp, tarihinde birçok başarılı performans sergilemiş ve Avrupa'da çeşitli kupalar kazanmıştır. Valencia, özellikle 20. yüzyılın sonlarında ve 21. yüzyılın başlarında Avrupa'nın en iyi takımlarından biri olarak kabul edilmiştir. Kulübün uluslararası başarıları arasında, 1980 UEFA Kupası zaferi, 1999 UEFA Süper Kupa şampiyonluğu ve 2004 UEFA Kupası ikinciliği sayılabilir. Ayrıca, Valencia Kulübü birçok kez Şampiyonlar Ligi'ne katılmış ve burada da önemli maçlara imza atmıştır. Valencia, uluslararası arenadaki başarısını, güçlü kadrosu ve deneyimli teknik direktörleriyle sağlamıştır. Takımın efsaneleşmiş oyuncuları arasında, Rafael Benítez, Quique Flores ve Unai Emery gibi isimler yer almaktadır. Bu teknik adamlar, Valencia'yı Avrupa'da önemli başarılarla taçlandırmışlardır. Valencia Kulübü, İspanya futbolunun uluslararası yüzünü temsil etmeye devam etmektedir ve gelecekte de Avrupa'da daha büyük başarılara imza atmayı hedeflemektedir.

Valencia Kulübü'nün eğitim merkezi olan "The Academy: Training Centre Foundation" (Akademi: Eğitim Merkezi Vakfı), kulübün genç oyuncu yetiştirme ve geliştirme faaliyetlerinin merkez üssüdür. Bu modern tesis, Valencia'nın gelecekteki yıldızlarını keşfetmek, onları profesyonel futbolun gerekliliklerine hazırlamak ve onların potansiyellerini en üst düzeye çıkarmak amacıyla kurulmuştur. Akademi, son teknoloji imkanlarla donatılmış antrenman sahaları, özel olarak tasarlanmış kondisyon salonları ve deneyimli teknik ekipler tarafından yönetilmektedir. Buradaki eğitim programları, sadece futbol becerilerini geliştirmekle kalmayıp aynı zamanda oyuncuların fiziksel dayanıklılıklarını artırmayı, taktiksel zekalarını yükseltmeyi ve psikolojik hazırlıklarını tamamlamayı hedeflemektedir. Valencia Kulübü'nün genç yeteneklerini bir araya getiren bu merkez, kulübün sportif başarısının geleceği için kritik bir rol oynamaktadır.

Valencia Kulübü'nün 2009 yılının Mayıs ayından itibaren faaliyet gösteren eğitim merkezi, İspanya'daki bir futbol kulübüne ait ilk çok disiplinli eğitim merkezidir. Bu merkez, spor ve futbol alanında kapsamlı bir eğitim imkanı sunmaktadır.

Valencia Kulübü, İspanya'daki sayılı kulüplerden biri olarak, "Sport Management MBA" ve "MBA in International Sport Management" gibi yüksek lisans programlarına ev sahipliği yapmaktadır. Şu anda bu programlar, Valencia Katolik Üniversitesi Saint Vincent Martyr ile işbirliği içinde yürütülmektedir.

Valencia Kulübü'nün 90. yıl dönümü kutlamaları kapsamında açılan akademi, Universidad de Valencia ile birlikte, bir futbol kulübünün tarihini inceleyen ilk üniversite dersini başlatmıştır. Bu sayede, Valencia Kulübü, İspanya'daki ilk futbol kulübü olarak üniversite düzeyinde bir araştırma ve eğitim konusu haline gelmiştir.

Motor sporlarına katılım.

Valencia Kulübü taraftarları.
Valencia Kulübü taraftarları.

Valencia Kulübü, futbolun yanı sıra Formula 1, Super GT, MotoGP, Moto2, Moto3, 250cc ve Formula Nippon gibi çeşitli motorsporları etkinliklerinde de önemli bir rol oynamıştır. Valencia Kulübü, Toyota'nın kulüp forması sponsorluğu dönemini onurlandırmak amacıyla 2003 yılından 2008 yılına kadar Panasonic Toyota Racing ile resmi ortaklık kurmuştur. Bu kapsamda, Valencia Kulübü aynı zamanda Toyota motorlu tüm Formula Nippon takımlarını ve GT500 ile GT300 kategorilerindeki Toyota Super GT takımlarını da desteklemiştir. 2009 yılında ise, Valencia Kulübü, eski 250cc takımı Stop And Go Racing Team ile resmi bir ortaklık anlaşması imzalamıştır. Daha sonra, 2014 yılında, kulüp MotoGP, Moto2 ve Moto3 kategorilerinde yarışan Aspar Takımı ile de işbirliği yapmıştır.

Esporlara Katılım Essporlar, günümüzde hızla büyüyen ve milyonlarca insanın takip ettiği bir e-spor dalıdır. Bu alanda faaliyet gösteren takımlar ve oyuncular, çeşitli oyunlarda rekabet ederek büyük başarılar elde etmektedirler. Esport dünyası, sadece oyun becerisi gerektirmez; aynı zamanda strateji, takım çalışması ve psikolojik dayanıklılık gibi unsurların da önemli olduğu bir arenadır. Takımlar, genellikle sponsorluk anlaşmalarıyla desteklenir ve profesyonel oyuncular, kariyerlerini bu alanda inşa ederler. Şampiyonluklar, liglerdeki başarılar ve büyük turnuvalardaki dereceler, takımların ve oyuncuların prestijini artırırken, aynı zamanda taraftar kitlesinin büyümesine de katkıda bulunur.

Valencia Kulübü, Haziran 2016'da elektronik sporlar (eSpor) alanında bir departman kurarak Hearthstone, Rocket League ve League of Legends gibi oyunlarda takımlar oluşturdu. Özellikle League of Legends'ta, Beşiktaş, Santos, Schalke ve Paris Saint-Germain gibi kulüplerin ardından bu alanda faaliyet gösteren diğer önemli bir isim haline geldi. Takımın oyuncu kadrosu 13 Temmuz'da açıklandı ve çoğunlukla İspanyol oyunculardan oluşuyordu; bazıları daha önce Avrupa League of Legends Şampiyonası (EU LCS) deneyimine sahipti.

Kasım 2020'de Valencia CF eSports, Tayland'da Arena of Valor oyunu için bir takım kurdu. Bu takım, altı Tay oyuncudan oluşuyor ve RoV Pro League yarışmalarında mücadele ediyor. Daha önce Buriram United FC gibi yerel kulüplerin ve daha sonra Paris Saint-Germain FC gibi Fransız kulüplerinin de AoV takımlarını bünyesine kattığı bu alanda önemli bir oyuncu konumuna geldi.

Bu metin bir kaynakça listesi olduğu için, doğrudan çevrilmesi uygun değildir. Kaynakça maddeleri genellikle orijinal dilde bırakılır ve sadece gerektiğinde kısa açıklamalar eklenir. Bu nedenle, bu metni "kaynaklar" başlığı altında, orijinal haliyle sunmak en doğru yaklaşım olacaktır.

  • Valencia Kulübü Futbol Takımı'nın (1919-1969) tarihini anlatan "Bodas de Oro" adlı eser, Jose Manuel Hernández Perpiñá tarafından kaleme alınmıştır. Eser, kulübün kuruluşundan itibaren altın yıl dönümüne kadar olan süreçte yaşanan önemli olayları, başarıları ve futbol dünyasına katkılarını detaylı bir şekilde ele almaktadır. 1969 yılında Talleres Tipográficos Vila, S.L. tarafından basılan bu eser, Valencia Kulübü'nün tarihine ışık tutan önemli bir kaynaktır.
  • Valencia Futbol Kulübü'nün Tarihi (İspanyolca), Jaime Hernández Perpiñá tarafından yazılmıştır. Eser, 1974 yılında Ediciones Danae, S.A. tarafından yayınlanmış olup, OCLC kataloğunda 2985617 numarasıyla kayıtlıdır. Bu eser, kulübün kuruluşundan itibaren geçirdiği önemli dönemleri, başarılarını ve futbol dünyasına katkılarını detaylı bir şekilde incelemektedir.
  • Valencia Kulübü'nün kapsamlı tarihini anlatan "La Gran Historia del Valencia C.F." adlı eser, Jaime Hernández Perpiñá tarafından kaleme alınmıştır. Eser, 1994 yılında Levante-EMV yayıncılık tarafından yayımlanmış olup, ISBN numarası 84-87502-36-9'dur. Bu kitap, Valencia Kulübü'nün kuruluşundan itibaren izlediği yolculuğu, elde ettiği başarıları, yaşadığı zorlukları ve kulüp tarihine damga vuran önemli olayları detaylı bir şekilde ele almaktadır.
  • DVD Valencia C.F. (Tematik Tarih). La Liga'nın efsanelerinden. (İspanyolca), 2003, Superdeporte. V-4342-2003. Bu DVD, Valencia C.F.'nin zengin tarihini ve İspanya futbolundaki önemli yerini detaylı bir şekilde anlatmaktadır.

📋 Kulüp Pasaportu

🛡️
Stadyum: Mestalla
Kapasite: - Kişi
Teknik Direktör: -
Kulüp Başkanı: -
Şehir: Valensiya
Kuruluş: 1919

⚔️ Tarihi Ezeli Rakipler

🔥
Real Madrid
189 Maç
FC Barcelona
188 Maç
Athletic Bilbao
188 Maç
Atletico Madrid
170 Maç
⚡ CANLI DÜELLO

Head-to-Head Kıyasla

Kulübün futbolcularını diğer yıldızlarla kıyaslayın.

⚖️ Kıyaslama Motoru ➔

🌎 Diğer Kulüpler

⚽
Chavelines Juniors
Güney Amerika
➔
Grêmio Esportivo Sãocarlense
Güney Amerika
➔
Burton Albion F.C.
Güney Amerika
➔
Southend United F.C.
Güney Amerika
➔
FC Crotone
Güney Amerika
➔