Everton Futbol Kulübü ( / ˈ ɛ v ər t ən / ), İngiltere'nin Liverpool şehrinde bulunan profesyonel bir futbol kulübüdür. Kulüp, İngiliz futbolunun en üst seviyesi olan Premier Lig'de mücadele etmektedir.
1878 yılında kurulan Everton, 1888'de Football League'in kuruluşunda yer almış ve 1992'de de Premier League'in kuruluşunda rol oynamıştır; her iki ligin de kuruluşunda bulunan sadece üç kulüpten biridir. Everton, İngiltere'nin en eski ve başarılı kulüplerinden biridir ve on beş büyük kupa kazanmıştır: dokuz futbol lig şampiyonluğu, beş FA Kupası ve bir Avrupa Kupa Galipleri Kupası. Kulüp, ilk Lig Şampiyonluğunu 1890-91 sezonunda elde etmiştir. Dört daha fazla lig şampiyonluğu ve iki FA Kupası kazandıktan sonra, kulüp II. Dünya Savaşı sonrası bir durgunluk yaşadı; ancak 1960'larda yeniden canlanma gösterdi. Sürdürülebilir başarının dönemi, Everton'ın iki lig şampiyonluğu, bir FA Kupası ve 1985 Avrupa Kupa Galipleri Kupası'nı kazandığı 1980'lerin ortalarına denk gelmiştir. Kulübün en son büyük kupası ise 1995 yılında kazanılan FA Kupası'dır.
Everton, İngiliz futbolunun en üst seviyesinde en uzun süre mücadele eden ikinci kulüptür ve tüm zamanların puan sıralamasında üçüncü sıradadır. Ağustos 2025 itibarıyla, kulüp rekor sayıda olan 123 sezon boyunca en üst ligde mücadele etmiştir; bu, diğer herhangi bir kulübe göre daha fazla olup, sadece dört sezon boyunca en üst ligden uzak kalmıştır (1930-31, 1951-52, 1952-53 ve 1953-54).
Kulübün geleneksel forma renkleri, koyu mavi gömlekler, beyaz şortlar ve çoraplardır. Everton, 2025-26 sezonundan itibaren Hill Dickinson Stadyumu'nda maçlarını oynamaktadır. Kulüp, önceki ev sahası olan Goodison Park'ta 1892'den beri mücadele etmiş olup, buradan arazi sahibi John Houlding ile kira anlaşmazlığı nedeniyle ayrılmıştır. Kulübün taraftarları genellikle "Evertonianlar", "Toffees" veya "Blues" olarak adlandırılır. Everton, yakınındaki Liverpool kulübüyle uzun süredir devam eden bir rekabet içindedir ve bu maçlara Merseyside derbisi adı verilmektedir. Kulüp, 2016 yılında Farhad Moshiri'nin %49,9 hissesini satın almasıyla onun mülkiyetine geçmiştir. Mayıs 2023 itibarıyla kulübün değeri 744 milyon dolardır. Kulübün 2022-23 sezonu gelirleri 242 milyon dolar iken, işletme geliri ise -23 milyon dolardır. Aralık 2024'te Amerikalı milyarder Dan Friedkin, kulübü satın almıştır.
Tarihçe Bu bölümde, kulübün kuruluşundan günümüze uzanan zengin ve köklü tarihine yer verilmektedir. Kuruluş aşamasından itibaren yaşanan önemli dönüm noktaları, elde edilen başarılar, unutulmaz oyuncular ve teknik direktörler, şampiyonluklar ve diğer önemli istatistiksel veriler detaylı bir şekilde anlatılmaktadır. Bu bölüm, kulübün geçmişini anlamak ve geleceğine dair vizyon oluşturmak için kapsamlı bir kaynak niteliğindedir.

Everton Kulübü, 1878 yılında St. Domingo's FC adıyla kurulmuştur. Bu kuruluşun temel amacı, Breckfield Road North üzerindeki St Domingo Methodist New Connexion Chapel cemaatinin üyelerine yıl boyunca spor yapma imkanı sunmaktı; yaz aylarında kriket müsabakaları düzenleniyordu. Kulübün ilk maçı, Everton Church Club karşısında 1-0'lık bir galibiyetle sonuçlanmıştır. Kasım 1879'da kulüp, cemaatin dışındaki kişilerin de katılımını sağlamak amacıyla, bulunduğu bölgenin adıyla aynı olan "Everton" olarak yeniden adlandırılmıştır.

Kulüp, 1888-89 sezonunda İngiltere Futbol Ligi'nin kurucu üyelerinden biriydi ve ilk Lig Şampiyonluğu unvanını 1890-91 sezonunda kazandı. 1890-91 sezonu, Fred Geary'nin her birinin ilk altı maçında gol atarak takımın beş maçlık üst üste galibiyetlerle başlamasıyla mükemmel bir başlangıç yaptı. Ocak ayının ortasında, Everton ligdeki tüm maçlarının büyük bir kısmını tamamlamıştı ve 29 puanla lider konumdaydı; Preston North End ise oynanacak yedi maç daha olmasına rağmen on bir puan gerideydi. Daha sonra Everton, Preston'ın kalan maçlarını tamamlayacağı iki aylık sürece kadar mücadeleye ara vermek zorunda kaldı; bu noktada Everton sadece iki puan geride ve her takımın bir maçı daha vardı. Her iki takım da sezonun son maçlarını 14 Mart'ta oynadı; Everton, Burnley ile oynadığı maçta 3-2 mağlup oldu (Geary, Everton adına iki gol attı) ve Preston ise Sunderland'e karşı 3-0 yenildi. Bu sonuçlarla Everton, 22 lig maçında 14 galibiyetle, iki puan farkla ilk kez İngiltere Futbol Ligi Şampiyonluğu'nu kazandı. Geary, tüm maçlarda sahada yer aldı ve kulübün en golcü oyuncusu olarak 21 gole imza attı.
Birinci Dünya Savaşı öncesinde Everton, dört FA Kupası finaline yükseldi; 25 Mart 1893 tarihinde Fallowfield Stadyumu'nda Wolverhampton Wanderers'a karşı 1-0, 10 Nisan 1897 tarihinde ise Crystal Palace'ta Aston Villa'ya karşı 3-2 mağlup oldu. Üçüncü denemede, 20 Nisan 1906'da Newcastle United'ı yine Crystal Palace'ta yenerek kupayı müzesine götürdü. Everton, ardından bir sonraki sezonda da finale yükseldi; ancak 20 Nisan 1907 tarihinde Sheffield Wednesday'e karşı oynadığı final maçında 2-1 mağlup oldu. 1914-15 sezonu, Birinci Dünya Savaşı nedeniyle lig müsabakalarının askıya alındığı son sezondu. Everton, Bobby Parker'ın ligin en golcü oyuncusu olarak 35 gole ulaştığı sezonda, bir puan farkla Oldham Athletic'i geride bırakarak ikinci lig şampiyonluğunu kazandı. 1914 yılında başlayan Birinci Dünya Savaşı, futbol müsabakalarını aksattı; bu durum daha sonra 1939 yılında da tekrar yaşanacaktı.
1925 yılında kulüp, Dixie Dean'i Tranmere Rovers'tan transfer etti. 1927-28 sezonunda Dean, tek bir sezonda en yüksek lig gol rekorunu kırarak, 39 lig maçında 60 gol attı; bu rekor hala geçerliliğini koruyor. Dean, Everton'ın o sezon üçüncü Lig Şampiyonluğu'nu kazanmasına katkıda bulundu. Ancak Everton, kulüpte yaşanan iç karışıklıklar nedeniyle iki yıl sonra İkinci Division'a düştü. Kulüp, hızlı bir toparlanma göstererek ilk denemede yükseldi ve aynı zamanda İkinci Division'da rekor sayıda gol atan takım oldu. 1931-32 sezonunda tekrar Süper Lig'e dönen Everton, kısa sürede eski formuna geri döndü ve dördüncü Lig Şampiyonluğu'nu kazandı. Everton ayrıca 1933 yılında Manchester City ile oynadığı final maçını 3-0 kazanarak ikinci FA Kupası'nı müzesine götürdü. Bu dönemin sonu, 1938-39 sezonunda beşinci Lig Şampiyonluğu ile geldi.
Everton'ın tarihinde, İkinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla birlikte lig futbolu faaliyetleri bir kez daha askıya alınmıştır. Resmi müsabakaların 1946 yılında yeniden başlatılmasıyla birlikte, Everton takımının yapısı bozulmuş ve savaş öncesi dönemdeki performansının çok gerisinde kalmıştır. Tommy Lawton, Chelsea'ye transfer edilmiş, Joe Mercer, teknik direktör Theo Kelly ile anlaşmazlığa düşerek Arsenal'e gönderilmiş ve T. G. Jones'un Roma'ya satılması gündeme gelmiştir. Kısa süre sonra takımda sadece Ted Sagar kaldı. İlham verici olmayan ve yeterli finansmana sahip olmayan Cliff Britton yönetiminde, Everton 1950-51 sezonunda ikinci kez küme düşmüş ve 1953-54 sezonunda, İkinci Lig'deki üçüncü yılında elde ettiği ikincilikle yeniden yükselmiştir. O tarihten itibaren kulüp, sürekli olarak İngiltere Futbol Ligi Süper Lig'inde yer almıştır.
Everton'ın ikinci başarılı dönemi, Harry Catterick'in 1961 yılında teknik direktörlüğe getirilmesiyle başlamıştır. 1962-63 sezonunda, göreve geldiği ikinci yıl, Everton İngiltere Futbol Ligi Şampiyonluğu'nu kazanmıştır. 1966 yılında kulüp, Sheffield Wednesday'i 3-2 skorla mağlup ederek FA Cup şampiyonluğuna ulaşmıştır. Everton, 1968'de tekrar finale yükselmiş ancak bu kez Wembley Stadı'nda West Bromwich Albion'a karşı üstünlük sağlayamamıştır. İki sezon sonra, 1969-70 sezonunda, Everton bir kez daha İngiltere Futbol Ligi Şampiyonluğu'nu kazanarak, en yakın rakibi Leeds United'ın dokuz puan önünde yer almıştır. Bu dönemde, Everton, 1961-62'den 1966-67 sezonlarına kadar beş yıl boyunca Avrupa kupalarında mücadele eden ilk İngiliz kulübü olmuştur.
Ancak bu başarılar uzun ömürlü olmamıştır; takım, takip eden yıllarda ligde sırasıyla 14., 15., 17. ve 7. sıralarda yer almıştır. Harry Catterick emekli olmuş ancak onun yerine gelen teknik direktörler, 1970'lerin geri kalanında herhangi bir kupa kazanamamıştır. Buna rağmen, Billy Bingham yönetiminde 1974-75 sezonunda dördüncü, Gordon Lee yönetiminde 1977-78 sezonunda üçüncü ve yine Lee yönetimindeki bir sonraki sezonda dördüncü olmuşlardır. Ancak Gordon Lee, 1981 yılında görevinden alınmıştır.
Howard Kendall'ın teknik direktörlüğe getirilmesiyle birlikte Everton, kulüp tarihinin en başarılı dönemlerinden birine adım attı. Kulüp, bu dönemde 1984 yılında FA Cup'ını müzesine götürdü ve 1984-85 ile 1986-87 sezonlarında iki kez İngiltere Futbol Ligi Şampiyonluğu'na ulaştı. Avrupa arenasında ise Everton, 1985 yılında kazandığı UEFA Kupası ile kulüp tarihinin ilk ve şu ana kadar tek Avrupa kupasını elde etti. Bu başarıya ulaşmak için öncelikle University College Dublin, Inter Bratislava ve Fortuna Sittard takımlarını saf dışı bıraktılar. Yarı finalde, Bayern Münih'i 3-1 gibi net bir skorla mağlup ettiler (bu maç, Goodison Park tarihindeki en büyük maç olarak kabul edilir). Finalde ise Avusturya temsilcisi Rapid Vienna'yı aynı skorla yenerek şampiyonluğa ulaştılar. 1985 yılında hem Lig Şampiyonluğu'nu hem de UEFA Kupası'nı kazanarak Everton, bir "üçleme" (şampiyonluk üçlemesi) yapmaya çok yaklaşmış olsa da, FA Cup finalinde Manchester United'a yenilerek bu hedeften oldu. Bir sonraki sezon olan 1985-86'da ise Everton, hem Lig Şampiyonluğu'nda hem de FA Cup'ında Liverpool'un ardından ikinci sırada yer aldı, ancak 1986-87 sezonunda tekrar Lig Şampiyonluğu'nu kazandılar.
Heysel Stadı faciasının ardından İngiliz kulüplerinin Avrupa futbolundan men edilmesiyle birlikte Everton, daha fazla Avrupa kupası için yarışma fırsatını kaybetti. Başarıya ulaşan kadronun büyük bir bölümü, bu men cezasının ardından dağıldı. Howard Kendall ise 1987'deki şampiyonluktan sonra Athletic Bilbao'ya transfer oldu ve yerine yardımcısı Colin Harvey getirildi. Harvey, Everton'ı 1989 FA Cup finaline taşısa da, uzatma dakikalarında Liverpool'a 3-2 mağlup olarak kupayı kaçırdılar.
Everton, 1992 yılında Premier Lig'in kuruluş üyelerinden biri olmasına rağmen, doğru teknik direktörü bulmakta zorlandı. Howard Kendall, 1990 yılında tekrar göreve getirilse de, önceki başarılarını tekrarlayamadı. Kendisinden sonra gelen Mike Walker ise, bugüne kadar Everton'ı çalıştıran en başarısız teknik direktör olarak tarihe geçti. Eski Everton oyuncusu Joe Royle'un 1994 yılında göreve gelmesiyle birlikte kulübün performansı yükselmeye başladı; ilk yönettiği maçta ezeli rakipleri Liverpool'u 2-0 gibi net bir skorla mağlup ettiler. Royle, Everton'ı düşme tehlikesinden kurtardı ve kulübü beşinci kez FA Cup şampiyonluğuna taşıdı; finalde Manchester United'ı 1-0 gibi yakın bir skorla yendiler. Bu kupa zaferi, Everton'ın Heysel faciasından sonraki ilk Avrupa kampanyası olan UEFA Kupası'na katılma hakkını da sağladı. Royle yönetimindeki başarılar 1995-96 sezonunda devam etti ve takım Premier Lig'de altıncı sırada yer aldı. Bir sonraki sezonda alınan 15. sırada, Royle sezonun sonuna doğru istifa etti ve yerine kulüp kaptanı Dave Watson getirildi.
Howard Kendall, 1997 yılında üçüncü kez Everton teknik direktörlüğüne getirildi, ancak bu görevlendirme başarılı olmadı; Everton Premier Lig'de 17. sırada yer aldı. Kulüp, sadece Bolton Wanderers'a göre daha iyi bir averaja sahip olduğu için düşme tehlikesinden kurtuldu. Eski Rangers menajeri Walter Smith, 1998 yazında Kendall'ın yerine geçti, ancak sadece üç sezon boyunca tablonun alt sıralarında mücadele etti. Everton yönetim kurulu, Smith ile olan sabrını tüketti ve onu Mart 2002'de Middlesbrough'a karşı alınan FA Cup mağlubiyetinin ardından ve kulübün ciddi bir düşme tehlikesiyle karşı karşıya olmasıyla birlikte görevden aldı. Yerine getirilen David Moyes, Everton'ı 15. sırada güvenli bir şekilde ligde tutmayı başardı.
2002-03 sezonunda Everton, 1996'dan bu yana elde ettiği en yüksek sıralama olan yedinci sırada yer aldı. Teknik direktör David Moyes yönetiminde, Wayne Rooney takımın as kadrosuna dahil oldu; ancak daha sonra 2004 yazında kulüp rekoru kıran 28 milyon sterlinlik bir transferle Manchester United'a geçti. 2004-05 sezonunda elde edilen dördüncü sıra, Everton'un UEFA Şampiyonlar Ligi elemelerine katılma hakkı kazanmasını sağladı. Takım, Şampiyonlar Ligi grup aşamasına yüklenemedi ve ardından UEFA Kupası'ndan da elendi. Everton, 2007-08 ve 2008-09 sezonlarında UEFA Kupası'na katılım hakkı elde etti ve 2009 FA Cup finalinde ikinci oldu. Bu dönemde Moyes, dört kez kulüp transfer rekorunu kırdı: Ocak 2005'te James Beattie'yi 6 milyon sterline, yazın 2006'da Andy Johnson'ı 8.6 milyon sterline, yazın 2007'de Yakubu'yu 11.25 milyon sterline ve Eylül 2008'de Marouane Fellaini'yi 15 milyon sterline kadroya dahil etti.

2012-13 sezonunun sonunda David Moyes, Everton'daki görevinden ayrılarak Manchester United'ın başına geçti ve Roberto Martínez onun yerini aldı. Martínez, Everton'da ilk sezonunda takımı Premier League'te 5. sırada konumlandırdı ve 27 yıl sonra kulüp rekoru olan 72 puanla sezona damgasını vurdu. Ardından, 2014-15 UEFA Avrupa Ligi'nde Everton'u son 16 turuna taşıdı; ancak bu aşamada Dynamo Kyiv'e yenilerek turnuvadan elendi. Aynı sezon, Premier League'te ise 11. sırada yer aldı. 2015-16 sezonunda Everton, hem Lig Kupası'nda hem de FA Cup'ta yarı finale yükseldi; fakat her iki turnuvada da rakiplerine yenilerek şampiyonluktan oldu. Premier League'deki kötü performansın ardından Roberto Martínez, sezonun sonuna yakın bir maç öncesinde görevden alındı ve takım ligde 12. sırada yer alıyordu.
Yaz aylarında, Southampton'dan gelen eski teknik direktör Ronald Koeman, Roberto Martínez'in yerine geçti. İlk sezonunda takımı UEFA Avrupa Ligi'ne gönderen Koeman, 2017-18 sezonunun başlarında alınan kötü sonuçlar nedeniyle baskı altına girdi ve takımın 9 maç sonra Premier League'te düşme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Bu durumun ardından, 23 Ekim tarihinde Arsenal ile oynanan ve 5-2 kaybedilen iç saha maçının ardından Ronald Koeman görevinden alındı. Sam Allardyce, onun yerine getirildi; ancak taraftarların oyun tarzına yönelik eleştirileri nedeniyle sezon sonunda istifa etti.

Marco Silva, Mayıs 2018'de Everton'ın teknik direktörlüğüne getirildi. Aynı yıl Kasım ayında, kulüp genç oyuncularının transferi konusunda iki yıl boyunca çeşitli kısıtlamalarla karşılaştı. Silva, Everton'ın başında çıktığı ilk sezonu sekizinci sırada tamamladı. Ancak, takip eden sezonda alınan kötü sonuçlar nedeniyle takım, ligin alt sıralarında yer almaya başladı ve 5 Aralık 2019 tarihinde görevine son verildi. Son yönettiği lig maçı, Anfield'da Liverpool ile oynanan ve 5-2 mağlubiyetle sonuçlanan karşılaşmaydı. Teknik direktörlük koltuğuna geçici olarak eski oyuncu ve birinci takım antrenörü Duncan Ferguson oturdu ve sonraki üç maçta takımı yönetti. Ferguson, daha sonra İtalyan teknik adam Carlo Ancelotti'nin göreve gelmesiyle birlikte yardımcı antrenör olarak görev yapmaya devam etti.
Ancelotti, Haziran 2021'de kulüpten ayrılarak eski takımı Real Madrid'in başına geçti. Ancelotti, Everton'da geçirdiği tek tam sezonu onuncu sırada tamamlamıştı. Onun yerine, daha önce Liverpool'u da yönetmiş olan Rafael Benítez getirildi. Benítez, hem Liverpool hem de Everton'u yöneten ikinci kişi olarak tarihe geçti. Ancak, göreve geldiği süre boyunca alınan kötü sonuçlar nedeniyle Ocak 2022'de görevine son verildi ve yerine eski Chelsea teknik direktörü Frank Lampard getirildi. Lampard da, benzer şekilde alınan başarısız sonuçlar nedeniyle Ocak 2023'te görevinden alındı. Everton, Sean Dyche yönetiminde oynanan 2022-23 sezonunun son maçında Bournemouth'u 1-0 mağlup ederek Premier Lig'den düşme tehlikesini atlattı.

Kulüp, 17 Kasım 2023 tarihinde, İngiltere Premier Lig'in kar ve sürdürülebilirlik kurallarının ihlali nedeniyle derhal geçerli olmak üzere 10 puan silme cezası aldı. Kulübün, 2021-22 sezonu dahil olmak üzere önceki üç yılda 124,5 milyon sterlin zarar ettiği tespit edilmişti; bu rakam, izin verilen 105 milyon sterlin sınırının oldukça üzerinde bulunmaktaydı. Bu, Premier Lig tarihindeki en büyük puan silme cezasıydı ve Portsmouth'un 2010 yılında aldığı dokuz puanlık cezanın rekorunu kırdı. Everton, alınan bu karara itiraz ederek, bağımsız komisyonun taraflı davrandığını ve uygulanan cezanın orantısız ve adaletsiz olduğunu savundu. Daha sonra, 24 Ocak 2024 tarihinde, Everton'a "2022-23 sezonunun sona ermesiyle birlikte değerlendirme dönemi için izin verilen eşiklerin üzerinde zarar" nedeniyle ek finansal kuralları ihlal ettiği gerekçesiyle yeni bir soruşturma başlatıldı.
9 Ocak 2025 tarihinde, Sean Dyche, Everton'ın teknik direktörlük görevinden alındı; kulüp o sırada ligin düşme hattının hemen üzerinde yer alıyordu. Ardından, David Moyes, yaklaşık on iki yıl sonra yeniden Everton'a döndü.
Kulüp renkleri ve amblemi hakkında bilgi bulunmamaktadır.

Everton'ın geleneksel forma renkleri, kraliyet mavisi üstler, beyaz şortlar ve beyaz çoraplardır. Ancak kulübün ilk yıllarında, Everton farklı forma kombinasyonları kullanmıştır. Takım başlangıçta beyaz formalarla sahaya çıkmış, ardından mavi ve beyaz çizgili formalara geçilmiştir. Zamanla, yeni transfer edilen oyuncuların kendi eski takımlarının formalarını giymesi nedeniyle karışıklıklar ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, formaların siyah renge boyanması kararlaştırılmıştır; bu hem maliyetleri düşürmeyi amaçlıyordu, hem de kulübe daha profesyonel bir görünüm kazandırmayı hedefliyordu. Ancak, bu forma kombinasyonu oldukça kasvetli göründüğü için, üzerine kırmızı bir şerit eklenmiştir. Kulüp 1892 yılında Goodison Park'a taşındığında, kullanılan formalar somon pembesi ve koyu mavi çizgili üstler ile koyu mavi şortlardan oluşmaktaydı. Daha sonra kulüp, bordo renkli formalarda mavi detaylar içeren ve koyu mavi şortlarla tamamlanan bir tasarıma geçmiştir. Kraliyet mavisi formaların beyaz şortlarla kombinasyonu ilk olarak 1901-1902 sezonunda kullanılmıştır. 1906 yılında takım, açık mavi renkte formalar giymiş; ancak taraftarların tepkileri üzerine bu renk tekrar kraliyet mavisine dönüştürülmüştür. Zaman zaman Everton, kraliyet mavisinin daha açık tonlarını içeren formalar da kullanmıştır (örneğin 1930-1931 ve 1997-1998 sezonlarında). Günümüzde kulübün ev sahibi forma kombinasyonu, kraliyet mavisi üstler ile beyaz şortlar ve çoraplardan oluşmaktadır. Kulüp, olası renk çatışmalarını önlemek amacıyla bazen tamamen mavi bir forma da kullanabilmektedir. Everton'ın geleneksel deplasman forması renkleri, beyaz üstler ve siyah şortlardı; ancak 1968 yılından itibaren amber rengi üstler ve kraliyet mavisi şortlar daha yaygın hale gelmiştir. 1970'li ve 1980'li yıllarda çeşitli farklı tasarımlar kullanılmıştır. Siyah, beyaz, gri ve sarı renklerde de deplasman formaları giyilmiştir.



Everton kulübünün tarihinde önemli bir dönüm noktası olan 1937-38 sezonunun sonunda, kulüp sekreteri Theo Kelly, daha sonra kulübün ilk teknik direktörü olacak olan isim, Everton'ın sembolünü temsil edecek bir kravat tasarlamak istedi. Mavi rengin kullanılmasının kararlaştırılmasıyla birlikte, Kelly'ye kravatta yer alacak bir arma tasarımı görevi verildi. Kelly, dört ay boyunca bu tasarım üzerinde çalıştı ve sonuç olarak, Everton bölgesinin kalbinde bulunan "Everton Lock-Up" yapısının bir kopyasını armaya dahil etti. "Lock-Up", 1787 yılında inşa edildiğinden beri Everton bölgesiyle özdeşleşmiştir. Başlangıçta ağırlıklı olarak sarhoşların ve küçük suçluların tutulduğu bir gözaltı merkeziyken, günümüzde hala Everton Brow'da bulunmaktadır. Armanın her iki yanında yer alan laurel dalları, Londra'daki College of Arms tarafından Kelly'nin seçimiyle eklenmiş olup, zaferin sembolü olarak kabul edilmiştir. Armanın altında kulübün mottosu olan "Nil satis nisi optimum" (Sadece en iyisi yeterlidir) ifadesi yer almaktadır. İlk olarak Kelly ve Everton Kulüp Başkanı Bay E. Green tarafından 1938-39 sezonunun ilk gününde takılan bu kravat, kulübün kimliğinin önemli bir parçası haline gelmiştir.
Kulüp tarihinde, formlarda herhangi bir sembol kullanımı nadiren görülmüştür. 1922 ile 1930 yılları arasında iç içe geçmiş "EFC" tasarımının kullanıldığı dönemler olmuşsa da, daha sonra kulüp 1972 yılına kadar düz mavi renkli formlara geri dönmüştür. 1978 yılında Kelly tarafından tasarlanan arma, ilk olarak takımın formalarında kullanılmaya başlanmış ve o tarihten bu yana çeşitli değişikliklerle günümüze ulaşan mevcut forma tasarımında yer almaktadır.
Mayıs 2013'te kulüp, özellikle küçük boyutlarda basılı ve yayın medyası için tasarımın daha kolay kopyalanabilmesi amacıyla yeni bir arma lansmanı yapmıştır. Ancak bazı eleştirmenler, bu yeniden tasarımın spor giyim üreticisi Nike'dan gelen baskının bir sonucu olduğunu iddia etmişlerdir. Çünkü yeni tasarımda renk sayısı azaltılmış ve radyal efekt ortadan kaldırılmıştır, bu da üretim maliyetlerini düşürmüştür. Bu yeniden tasarım, taraftarlar tarafından büyük tepki görmüş olup, Everton taraftar sitesindeki bir ankette %91'lik olumsuz yanıt oranı elde edilmiştir. 22.000'in üzerinde imza toplanan bir protesto dilekçesiyle birlikte, kulüp özür dileyerek 2014-15 sezonu için yeni bir armanın taraftar görüşleri alınarak oluşturulacağını duyurmuştur. Kısa süre sonra, pazarlama departmanının başı görevinden ayrılmıştır. Kulüp tarafından 3 Ekim 2013 tarihinde açıklanan en son arma, taraftarlarla yapılan bir süreç sonucunda belirlenen üç farklı tasarım arasından seçilmiştir. Yapılan oylamada, yeni arma taraftarların yaklaşık %80'inin oyunu alarak Temmuz 2014'te kullanılmaya başlanmıştır.
Takma Ad (Nickname) Spor dünyasında, takma adlar oyunculara, takımlara ve hatta turnuvalara özgü bir kimlik kazandıran önemli unsurlardır. Bu takma adlar genellikle oyuncunun fiziksel özellikleri, oyun tarzı, kişiliği veya unutulmaz performanslarından ilham alınarak oluşturulur. Takma adlar, taraftarların favori oyuncularıyla daha güçlü bir bağ kurmasına yardımcı olurken, aynı zamanda spor tarihine de damgasını vurmuş ikonik figürlerin yaratılmasına katkıda bulunur. Örneğin, Michael Jordan'ın "Air Jordan" olarak anılması, onun olağanüstü yeteneklerini ve havada süzülme becerisini vurgular. Benzer şekilde, bazı teknik direktörler de karakteristik özelliklerine atıfta bulunan takma adlarla tanınır. Takma adlar, sporun sadece bir oyun değil, aynı zamanda bir kültür ve kimlik unsuru olduğunu gösterir.
Everton Kulübü'nün en yaygın olarak kullanılan takma adları arasında "The Toffees" ve "The Toffeemen" yer almaktadır. Bu isim, Everton'ın Goodison Park'a taşınmasıyla birlikte ortaya çıkmıştır. Takmanın kökenine dair çeşitli açıklamalar bulunmaktadır; bunlardan en bilineni ise, Everton köyü ile Everton Brow ve Brow Side arasındaki bölgede bulunan Mother Noblett adlı bir dükkanın hikayesidir. Bu dükkan, "Everton Mints" adı verilen şekerlemeler satan bir şekerciydi. Ayrıca, kulübün sembolünün bulunduğu yapıya yakın bir konumda bulunmaktaydı. Maçların başlamadan önce, genç bir kızın sahayı dolaşarak seyircilere "Everton Mints" dağıtması geleneği, bu bağlantıyı simgelemektedir. Başka bir olası açıklama ise, Everton'a yakın Village Street'te bulunan ve Ma Bushell tarafından işletilen "Ye Anciente Everton Toffee House" adlı evin varlığıdır. Bu dükkan, kulübün ilk toplantılarının yapıldığı Queen's Head oteline yakındı.
Yıllar içinde Everton'ın başka takma adları da olmuştur. Takımın siyah renkli formaları giydiği dönemlerde, "The Black Watch" olarak anılmıştır; bu isim, ünlü bir ordu alayından esinlenmiştir. 1901 yılında mavi renge geçtikten sonra, takım basitçe "The Blues" olarak adlandırılmaya başlanmıştır. Everton'ın çekici oyun tarzı, Steve Bloomer'ın 1928 yılında takıma "scientific" (bilimsel) demesine yol açmış ve bu da "The School of Science" (Bilim Okulu) takma adının doğmasına katkıda bulunmuştur. 1995 FA Cup şampiyonluğu kazanan, mücadeleci takım ise kolektif olarak "The Dogs of War" (Savaş Köpekleri) olarak anılmıştır. 2002 yılında David Moyes'in teknik direktör olarak göreve başlamasıyla birlikte, Moyes Everton'ı "The People's Club" (Halkın Kulübü) olarak ilan etmiş ve bu ifade kulübün resmi takma adlarından biri haline gelmiştir.
Stadyumlar Stadyumlar, spor müsabakalarının ve diğer etkinliklerin düzenlendiği açık veya kapalı yapılardır. Futbol, basketbol, tenis, atletizm gibi çeşitli spor dallarına ev sahipliği yapabilirler. Stadyumların kapasitesi birkaç yüz kişiden on binlerce hatta yüzbinlere kadar değişebilir. Modern stadyumlar genellikle gelişmiş altyapı sistemlerine sahiptir; bunlar arasında koltuklandırma, elektronik skor tabloları, güvenlik sistemleri ve konforlu seyirci alanları yer alır. Tarih boyunca birçok ikonik stadyum, spor tarihine damgasını vurmuş önemli anlara tanıklık etmiştir. Bu yapılar sadece spor müsabakalarının değil, aynı zamanda konserler, festivaller ve diğer büyük etkinliklerin de merkezi haline gelmiştir.
Erken dönem sahaları.

Everton kulübü, kuruluş döneminde Stanley Park'ın güneydoğu köşesinde mücadele etmiştir. Kulübün ilk resmi maçı 1879 yılında oynanmıştır. 1882 yılında, J. Cruitt adlı bir hayırsever, Priory Road üzerindeki arazisini kulübe bağışlamıştır ve bu alan, Everton'ın o dönemki evi haline gelmiştir. Ancak, yeni sahanın hazırlanması süresince, kulüp en az bir maçını Walton Stiles'daki sahada oynamıştır (bu saha, Goodison Park'ın bulunduğu City Road'dan farklı bir konumdadır). Everton'ın bu sahada oynadığı ilk karşılaşma, 1883 yılının Kasım ayında Hartford St. John’s karşısında elde edilen 3-1'lik galibiyetti; ancak kulübün bu sahneyi kullanma dönemi sadece bir sezon sürmüştür. Cruitt, gürültü ve taraftar davranışlarıyla ilgili endişeler nedeniyle kulübe, sahanın kullanımının sona erdirileceği konusunda bildirimde bulunmuştur. 1884 yılında, Everton Anfield'a taşınmıştır. Anfield, arazi sahibi olan John Orrell tarafından sahiplenilmekteydi ve Orrell, Everton üyesi John Houlding ile yakın bir ilişkiye sahipti. Orrell, sahanın kullanımını kulübe küçük bir kira karşılığında teklif etmiştir. 1885 yılında, Houlding bu araziyi Orrell'den satın almış ve fiilen Everton'un kiracısı haline gelerek, kulüpten alınan yıllık kiranın 1888 yılına kadar 100 sterlinden 240 sterline yükselmesine neden olmuştur. Bu kira artışı, Everton tarafından kabul edilemez bulunmuştur. Houlding ile kulübün yönetim kurulu arasındaki bir anlaşmazlık, Houlding'in "Everton F.C. and Athletic Grounds Ltd" adıyla şirketi tescil ettirerek kulübü ele geçirme girişimine yol açmıştır. Everton, Anfield'dan ayrılarak yeni bir sahaya, Goodison Park'a taşınmış ve erkek futbol takımının mücadelesi 2024-25 sezonunun sonuna kadar bu stadyumda devam etmiştir. Houlding, Everton'un adını, renklerini, maç takvimini ve ligdeki yerini ele geçirmeye çalışmıştır, ancak bu girişim İngiltere Futbol Federasyonu tarafından reddedilmiştir. Bunun üzerine Houlding, yeni bir kulüp olan Liverpool'u kurmuştur.
Goodison Park, İngiltere'nin Liverpool şehrinde bulunan ve özellikle Everton Futbol Kulübü'nün tarihi sahası olarak bilinir. 1892 yılında inşa edilen bu stadyum, futbolseverler tarafından sadece bir spor arenası olmanın ötesinde, kulübün köklerini ve tarihini temsil eden önemli bir sembole dönüşmüştür. Goodison Park, İngiliz futbolunun en eski ve ikonik sahalarından biri olarak kabul edilir ve birçok unutulmaz maçın sahnesi olmuştur.

Goodison Park, İngiltere'de inşa edilmiş ilk büyük futbol stadyumu olup, 1892 yılında hizmete açılmıştır. Bu stadyum, Birleşik Krallık'taki diğer tüm sahalardan daha fazla sayıda üst düzey futbol maçına ev sahipliği yapmış ve 1966 FIFA Dünya Kupası'nda oynanan tek İngiliz kulübü sahasıdır. Ayrıca, Goodison Park aynı zamanda İngiltere'deki ilk saha olup, yer altı ısıtma sistemine sahip olmuştur ve tüm tribünlerinde iki katlı yapının bulunduğu ilk stadyumlardan biridir. St Luke the Evangelist kilisesinin arazisi, ana tribünün köşesine ve Howard Kendall Gwladys Street tribününe bitişiktir.
Maç günlerinde, 1962'den bu yana devam eden bir gelenekle, oyuncular "Johnny Todd" melodisi eşliğinde sahaya çıkarlar. Bu melodi, daha önce Z-Cars adlı televizyon dizisinin tema şarkısı olarak kullanıldığı düzenlemedir. Frank Kidson tarafından 1890 yılında derlenen, Liverpool çocuklarına ait geleneksel bir şarkıdır ve denizdeki görevdeyken sevgilisi tarafından aldatılan bir denizcinin hikayesini anlatır. 1994'te iki kez, kulüp farklı şarkılar eşliğinde sahaya çıktı. Ağustos 1994'te, kulüp 2 Unlimited'ın "Get Ready For This" adlı şarkısını kullandı. Bir ay sonra ise, Creedence Clearwater Revival'ın klasikleşmiş "Bad Moon Rising" şarkısının yeniden düzenlenmiş versiyonu çalındı. Her iki şarkıya da Everton taraftarları büyük tepki göstermiştir.
2025-26 sezonundan itibaren, Goodison Park, erkek futbol takımının Everton Stadyumu'na taşınmasıyla birlikte, Everton Women (kadın futbol takımı) için ev sahası olacak ve bu, Birleşik Krallık'taki en büyük kadınlara özel futbol stadyumu olma özelliğini taşıyacaktır.
Hill Dickinson Stadyumu, genellikle futbol maçlarına ev sahipliği yapan bir spor tesisidir. Bu stadyumun tarihi ve kapasitesi hakkında daha fazla bilgi edinmek için ilgili kaynaklara başvurulabilir. Hill Dickinson Stadyumu'nun hangi takım tarafından kullanıldığı, geçmişte burada oynanan önemli karşılaşmalar ve elde edilen başarılar da dikkate alınması gereken unsurlardır.

Everton'ın yeni stadyumuyla ilgili görüşmeler 1996 yılında başladı. İlk planlar, 60.000 kişilik bir stadyum öngörürken, daha sonra King's Dock bölgesinde 55.000 kişilik bir stadyum projesi önerildi; ancak bu proje, finansman sorunları nedeniyle reddedildi. 2004 yılında, Everton, Stanley Park'ta inşa edilmesi planlanan bir stadyumu Liverpool ile paylaşma konusunda görüşmelere başladı; fakat Everton'ın maliyetin %50'sini karşılayamaması nedeniyle bu görüşmeler sonuçsuz kaldı.
Everton, yeni Everton Stadyumu için 2021 yılının Temmuz ayında inşaat izni aldı. İnşaat çalışmalarına Ağustos 2021 tarihinde başlandı ve Laing O'Rourke adlı firma proje liderliğini üstlendi. Projenin ilk aşaması, liman alanının 500.000 metreküp denizden çıkarılan kumla doldurulmasını ve 2.500 adet dikey beton direğin yerleştirilmesini içeriyordu. Stadyumun kapasitesi 52.888 seyirci olacak ve Goodison Park'ın yerine inşa edilecek olup, tahmini maliyeti 760 milyon sterlin olarak belirlenmiştir. 16 Mayıs 2025 tarihinde, stadyumun ilk ana sponsoru Hill Dickinson olarak açıklandı ve stadyuma "Hill Dickinson Stadyumu" adı verildi.
Antrenman sahaları, futbol ve diğer spor dallarında takımların ve bireysel sporcuların fiziksel hazırlıklarını geliştirmek amacıyla kullanılan özel alanlardır. Bu sahalar genellikle doğal çim veya sentetik yüzeylere sahip olup, farklı boyutlarda olabilirler. Antrenman sahalarının temel amacı, oyuncuların dayanıklılık, hız, çeviklik ve teknik becerilerini artırmalarına olanak sağlamaktır. Profesyonel futbol kulüpleri genellikle birden fazla antrenman sahasına sahiptir; bunlar arasında ana saha (first team pitch), genç takım sahası (youth team pitch) ve bazen de özel olarak tasarlanmış antrenman alanları bulunabilir. Bu sahalar, taktiksel çalışmaların yapılabilmesi için farklı boyutlarda olabilir ve genellikle tribünler veya seyirci alanları içermez. Antrenman sahalarının bakımı, oyunculardan kaynaklanan aşınmayı gidermek ve yüzeyin optimum durumda kalmasını sağlamak için düzenli olarak yapılır.
Everton kulübü, 1966'dan 2007 yılına kadar Liverpool'un West Derby bölgesindeki Bellefield tesislerinde antrenmanlarını gerçekleştirdi. 2007 yılında, kulüp bir önceki yıl satın aldığı Halewood'daki Finch Farm antrenman kompleksine taşındı. A takım oyuncuları, 9 Ekim 2007 tarihinde resmen bu yeni komplekse yerleşti. Günümüzde, bu tesis hem Everton erkek ve kadın takımlarına, hem de gençlik akademisine ev sahipliği yapmaktadır. Antrenman sahasında, üç ayrı bölümde toplamda on adet tam boyutlu çim saha bulunmaktadır. Bu sahalardan biri aydınlatmaya sahip olup, ek olarak aydınlatmalı bir sentetik zemin ve kondisyon antrenmanı ile kaleci antrenmanı için özel alanlar da mevcuttur. Ayrıca, Goodison Park'ın birebir kopyası olan bir antrenman sahası da bulunmaktadır. Antrenman kompleksinde, hem profesyonel oyunculara hem de genç takım oyuncularına yönelik soyunma odaları bulunmaktadır. Tesisler arasında bir kondisyon merkezi, sentetik zemine sahip kapalı bir antrenman sahası, hidroterapi havuzu, spa, sauna, fizyoterapi odası, medya merkezi ve video salonu yer almaktadır; ayrıca, video düzenleme stüdyosu da mevcuttur.
Destek bölümü.

Everton, geniş bir taraftar kitlesine sahip olup, 2008-09 sezonunda İngiltere Premier Ligi'nde en yüksek ortalama seyirci sayısına sahip sekizinci kulüptür. Kulübün taraftarları genellikle "Evertonlılar" veya "Mavi Şeytanlar" olarak adlandırılır. Everton'un maçlardaki desteklerinin büyük bir kısmı, özellikle Kuzeybatı İngiltere'den, yani Merseyside, Cheshire, Batı Lancashire ve Batı Greater Manchester bölgelerinden gelirken, aynı zamanda Kuzey Galler, İrlanda ve İskoçya'dan da önemli sayıda taraftar kulübe destek vermektedir. Liverpool şehrinde ise, Everton ve ezeli rakibi Liverpool arasındaki rekabet coğrafi sınırlamalarla belirlenmez; taraftarlar şehir genelinde dağılmıştır. Everton ayrıca, Kuzey Amerika, Singapur, Endonezya, Lübnan, Malezya, Tayland, Hindistan ve Avustralya gibi çeşitli ülkelerde de birçok resmi taraftar kulübüne sahiptir. Paul McCartney, bir Everton taraftarıdır. Resmi taraftar kulübü "FOREVERTON" olup, aynı zamanda "When Skies are Grey" ve "Speke from the Harbour" gibi çeşitli dergiler bulunmaktadır; bu yayınlar genellikle Goodison Park çevresinde maç günlerinde satışa sunulmaktadır.
Everton, hem iç sahada hem de Avrupa kupalarındaki maçlarda düzenli olarak büyük taraftar gruplarını deplasmana götürmektedir. Kulüp, sadakat puanları sistemi uygulamakta ve sezonluk bilet sahiplerine, en çok deplasman maçına katılanlara öncelikli olarak deplasman biletleri alma imkanı sunmaktadır. Everton genellikle deplasman maçlarında ayrılan tüm biletleri satmakta olup, özellikle Kuzeybatı İngiltere'deki deplasman maçları için biletler oldukça hızlı tükenmektedir. Ekim 2009'da Everton, 7.000 taraftarını Benfica maçına götürmüş; bu, kulübün 1985 Avrupa Kupası Şampiyonu Kupası Finali'nden sonraki en büyük deplasman seyirci grubuydu.
Rekabetler Spor tarihinde rekabetler, sadece iki takımın mücadelesini değil, aynı zamanda farklı kültürlerin, ideolojilerin ve hatta dönemlerin çatışmasını da temsil edebilen karmaşık ve derin olayın ta kendisidir. Bu rekabetler, taraftarlar arasında tutkulu bir bağlılık yaratır, sporcuları daha yüksek seviyelere taşır ve tarihe damgasını vurur. Rekabetin kökenleri genellikle coğrafi yakınlık, tarihsel çekişmeler veya farklı oyun tarzları gibi faktörlere dayanabilir. Örneğin, İtalya'nın iki büyük futbol kulübü olan AC Milan ve Inter arasındaki "Derby della Madonnina", sadece bir maçtan çok daha fazlasıdır; bu, iki şehrin, Milano'nun kimliği için verilen bir mücadeledir. Benzer şekilde, İngiltere'deki Liverpool ve Manchester United rekabeti, sadece futbol değil, aynı zamanda farklı bölgelerin ve toplulukların değerlerini de yansıtır. Rekabetler, sporcuları ve teknik direktörleri motive eder, onları daha iyi performans göstermeye teşvik eder. Rekabetin yarattığı baskı, oyuncuların sınırlarını zorlamasına ve olağanüstü başarılar elde etmesine neden olabilir. Aynı zamanda, rekabet, takımların stratejilerini geliştirmesine ve yenilikçi yaklaşımlar benimsemesine yol açabilir. Rekabetler, taraftarlar arasında güçlü bir bağ oluşturur. Ortak bir takımın desteklenmesi, insanların farklı geçmişlere sahip olmasına rağmen bir araya gelmesini sağlar. Rekabetin heyecanı, unutulmaz anılar yaratır ve sporun kültürel önemini artırır. Tarih boyunca birçok ünlü rekabet olmuştur. Örneğin, ABD'deki Boston Celtics ile Los Angeles Lakers arasındaki mücadele, NBA tarihinin en ikonik serilerinden biridir. Aynı şekilde, tenis dünyasında Roger Federer ve Rafael Nadal arasındaki rekabet, spor tarihinde unutulmaz anlar yaşatmıştır. Rekabetler, sadece sporcuların değil, aynı zamanda taraftarların da kimliğinin önemli bir parçasıdır. Rekabetin yarattığı heyecan ve tutku, sporu sadece bir oyun olmaktan çıkarıp, kültürel bir deneyime dönüştürür.

Everton'ın en büyük rekabeti, aynı şehirde bulunan komşu takım Liverpool ile yaşanır ve bu iki ekip arasındaki karşılaşmalara Merseyside derbisi adı verilir. Bu rekabetin kökenleri, Everton kulübü yetkilileri ile Anfield stadyumunun sahipleri arasındaki bir anlaşmazlığa dayanmaktadır; o dönemde Anfield, Everton'ın kendi sahasıydı. Bu anlaşmazlık sonucunda Everton, Goodison Park'a taşındı ve Liverpool Kulübü 1892 yılında kuruldu. Bu olayların ardından, Everton ile Liverpool arasında yoğun bir rekabet başlamış olup, bu rekabet genellikle İngiliz futbolundaki diğer derbilerden daha saygılı bir atmosfere sahip olarak kabul edilir. Bu durum, Hillsborough faciasinde hayatını kaybeden Liverpool taraftarları anısına, Stanley Park'ın iki tarafındaki stadyum kapıları arasına asılan kırmızı ve mavi renkli atkılarla somutlaştırılmıştır. Merseyside derbisi genellikle büyük ilgi görüyor ve biletleri hızla tükeniyor; ayrıca, her iki takımın taraftarlarının da Anfield ve Goodison Park'ta yan yana durarak maçları izledikleri için "dostça derbi" olarak da adlandırılır. Sahada ise, maçlar genellikle oldukça çekişmeli geçmektedir; Merseyside derbisi, Premier Lig tarihinde en çok kırmızı kart gören karşılaşma unvanını taşımaktadır.
12 Şubat 2025'te Goodison Park'ta oynanan son Merseyside derbisi, 2-2 beraberlikle sonuçlanmıştır.
Mülkiyet ve Finansal Durum Bu bölüm, kulübün mülkiyeti, finansal yapısı ve kaynakları hakkında detaylı bilgi sunmaktadır. Kulüp, uzun yıllardır [Kulüp Adı] ailesi tarafından yönetilmektedir. Bu aile, kulübün altyapısının güçlendirilmesi, genç oyuncuların yetiştirilmesi ve sportif başarılara ulaşılması için önemli yatırımlar yapmıştır. Finansal olarak, kulüp gelirlerini çoğunlukla bilet satışları, sponsorluk anlaşmaları, televizyon yayın hakları ve ürün satışlarından elde etmektedir. Kulübün mali tabloları düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılmakta olup, şeffaflık ilkesine büyük önem verilmektedir.
Everton, yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğunun hisselere sahip olduğu bir limited şirketidir. Kulübün Mart 2026 tarihli en son mali tablolarına göre, net toplam borç 159 milyon sterlin olup, gelir 196,7 milyon sterlin ve zarar ise 8,6 milyon sterlin olarak kaydedilmiştir. Everton, 2002 yılında Bear Stearns ve Prudential ile 25 yıllık vadeli 30 milyon sterlinlik bir uzun vadeli kredi anlaşması imzalamıştır. Bu kredi, o dönemde mevcut borçların yeniden yapılandırılmasına ek olarak, yeni oyuncu transferleri için de bir sermaye kaynağı sağlamıştır. Goodison Park, bu kredinin teminatı olarak gösterilmiştir. 27 Şubat 2016'da Farhad Moshiri'nin kulübün %49,9 hissesini satın alacağı duyurulmuştur. 15 Eylül 2023 tarihinde, Everton, Miami merkezli 777 Partners'ın, sahipler ve yönetim kurulu üyeleri testinden geçtikten sonra, Farhad Moshiri'den kulübü tamamen (%94,1) satın almak için bir anlaşma imzaladığını duyurdu. Ancak bu devir işlemi, 1 Haziran 2024 tarihli son teslim tarihi nedeniyle gerçekleşemedi ve 19 Temmuz 2024 tarihinde, 777 Partners'a olan borçlarla ilgili sorunlar nedeniyle tamamen iptal edildi.
21 Haziran 2024 tarihinde, Everton, Serie A takımlarından Roma'nın sahibi olan Friedkin Group ile bir anlaşma prensibi üzerinde olduğunu duyurdu. 23 Eylül 2024 tarihinde, Everton ve Friedkin Group, satış şartları konusunda anlaşmaya varıldığını ve Premier League, Futbol Federasyonu ve Mali Hizmetler Otoritesi'nin onayının beklendiğini belirten ortak bir açıklama yaptı. 14 Aralık tarihinde, Friedkin resmen Premier League'den Everton'ı satın alma izni aldı ve beş gün sonra kulübü resmi olarak devraldı.
Temmuz 2025'te, kulübün çoğunluk hissedarı olan The Friedkin Group, Everton ve Roma da dahil olmak üzere futbol operasyonlarını yönetmek için özel bir şirket olan Pursuit Sports'u kurdu. CEO Dave Beeston liderliğindeki Pursuit Sports, kulüplerin bireysel kimliklerini korurken stratejik ve veri odaklı destek sağlamayı amaçlamaktadır. Ağustos 2025'te, Everton, tüm çalışanları kapsayan sürdürülebilir bir emeklilik planı sunan ilk Premier League futbol kulübü olduğunu duyurdu.
Veriler, 2013-2014 mali yılına ait tablolardan alınmıştır. Yönetim kurulu üyelerinin sahip olduğu toplam hisse sayısı, merhum başkan Bill Kenwright CBE'nin kulüpteki hisselerinin geleceğiyle ilgili daha fazla açıklama yapılıp taahhüt edilene kadar 128.781 olarak kalacaktır.
Forma sponsorları ve üreticileri futbol dünyasında önemli bir yere sahiptir. Bu unsurlar, kulüplerin finansal gelirlerini artırmanın yanı sıra, markaların görünürlüğünü yükseltmek için stratejik ortaklıklar oluşturur. Forma sponsorları genellikle büyük şirketlerdir ve bu anlaşmalar, kulüplerin bütçesine önemli katkılar sağlar. Aynı şekilde, forma üreticileri de teknolojik yenilikler ve tasarım kalitesiyle takımların imajını şekillendirir. Bu iki unsurun birleşimi, futbol kulüplerinin hem sportif başarılarını desteklemeye hem de taraftarlarına özgün ürünler sunmaya yardımcı olur.
Kulüp formalarının ana sponsorları zaman içinde değişiklik göstermiştir. 2026-27 sezonundan itibaren kulübün birincil forma sponsoru, finansal hizmetler şirketi CMC Markets olmuştur; bu durum, kulüple yapılan kapsamlı bir ortaklık anlaşmasının parçasıdır. Daha önceki sponsorlar arasında Stake (2022-2026), Cazoo (2020-2022), SportPesa (2017-2020), Chang Beer (2004-2017), Hafnia (1979-1985), NEC (1985-1995), Danka (1995-1997), one2one (1997-2002) ve Kejian (2002-2004) bulunmaktadır. 2008-09 sezonunda, Everton kulübü, Chang Beer'in mevcut logosu veya adını taşımayan genç oyuncular için replika formalar satmıştır; bu karar, Portman Group'un alkollü markaların çocuklara yönelik ürünlerde kullanılmaması yönündeki tavsiyesine uygun olarak alınmıştır.
Kulübün 2020'den 2024'e kadar olan forma üreticisi Hummel olmuştur. Daha önce kulüple anlaşma yapan Umbro ile yapılan sözleşme, kulüp tarafından erken feshedilmiştir. Umbro, dört farklı dönemde (1974-1983, 1986-2000, 2004-2009 ve 2014-2020) kulübün forma üreticisi olmuştur. Diğer geçmiş üreticiler arasında Le Coq Sportif (1983-1986, 2009-2012), Puma (2000-2004) ve Nike (2012-2014) yer almaktadır. Everton'ın Hummel ile olan sözleşmesi 2023-24 sezonunun sonunda sona erdi ve 14 Haziran 2024 tarihinde, kulüp İngiltere merkezli forma üreticisi Castore ile uzun vadeli bir anlaşma imzaladı.
Kulübün şu anda iki adet "megastore" bulunmaktadır: biri Vauxhall'daki Hill Dickinson Stadium içinde, diğeri ise Liverpool One alışveriş kompleksinde yer alan ve "Everton Two" olarak adlandırılan mağazadır; bu ikinci mağaza, "Everton Two, Liverpool One" adresine sahiptir.
Finansal Fair Play (FFP) Finansal Fair Play (FFP), futbol kulüplerinin mali açıdan sürdürülebilir bir yapıya sahip olmasını teşvik etmeyi amaçlayan, UEFA tarafından uygulamaya konulan bir dizi kural ve düzenlemedir. Bu sistemin temel amacı, kulüplerin gelirleri ile harcamaları arasında denge sağlamalarını, aşırı borçlanmayı önlemeyi ve rekabet ortamını daha adil hale getirmektir. FFP, özellikle 2009 yılında tanıtıldığından beri, Avrupa futbolunda mali disiplini artırmada önemli bir rol oynamıştır. FFP'nin temel prensipleri arasında, kulüplerin gelirleri ile giderleri arasındaki dengeyi sağlaması, transfer ve maaş harcamalarının sınırlandırılması yer almaktadır. Kulüpler, belirli bir süre içindeki finansal performanslarını UEFA'ya raporlamakla yükümlüdürler ve bu raporlar, kulüplerin mali durumlarının incelenmesine olanak tanır. FFP kurallarına uymayan kulüplere çeşitli yaptırımlar uygulanabilir; bunlar arasında transfer yasakları, şampiyonluklardan elde edilecek gelirlerin kesilmesi veya UEFA müsabakalarından men gibi cezalar yer almaktadır. FFP'nin getirdiği düzenlemeler, bazı eleştirilere de yol açmıştır. Bazı kulüpler, özellikle daha küçük ve daha az gelirli olanlar, FFP'nin rekabet avantajını büyük kulüplere verdiği yönünde görüşler dile getirmişlerdir. Bununla birlikte, UEFA, FFP'nin futbolun uzun vadeli sağlığı için gerekli bir düzenleme olduğunu savunmaktadır.
2023 yılının Mart ayında, İngiltere Futbol Ligi (Premier League), Everton kulübünü, 2021-2022 sezonunda iddia edilen finansal adalet kurallarını ihlal etme gerekçesiyle bağımsız bir komisyona havale etti. Kasım 2023'te yapılan inceleme sonucunda, Everton'ın üç yıl içinde 371,8 milyon sterlin zarar rapor ettiği ve Premier League kurallarına göre kulüplerin üç yılda en fazla 105 milyon sterlin zarar etmesine izin verildiği tespit edildi. Bu durumun bir sonucu olarak, Everton'a 10 puan silme cezası verilerek, bu, İngiltere Futbol Ligi tarihindeki en ağır ceza oldu. Cezanın ardından, Everton 12 maç sonunda 14 puana sahipken lig sıralamasında 14. sırada yer alıyordu; ancak puan silme ile birlikte kulüp, Premier League'in düşme bölgesinde 19. sıraya geriledi. Everton Kulübü, "Premier League Komisyonu'nun kararından hem şaşkın hem de hayal kırıklığına uğradık" şeklinde bir açıklama yaparak, karara itiraz etme niyetlerini Premier League'e ilettiklerini belirtti. Liverpool milletvekili Ian Byrne ise, bu 10 puanlık silinmeyi İngiliz Parlamentosu'na taşıyarak, tüm işlemlere ve yaptırımların askıya alınmasını talep etti ve bu kararı "açıkça adaletsiz" olarak nitelendirdi.
Topluluk bölümü.
Everton Kulübü'nün toplumsal sorumluluk alanındaki önemli bir faaliyet kolu olan Everton in the Community (EitC), yerel halka yönelik spor ve çeşitli sosyal etkinlikler düzenleyen, dezavantajlı grupları da kapsayan bir yardım kuruluşudur. EitC, aynı zamanda kulübü Avrupa Çoklu Spor Kulüpler Birliği bünyesinde temsil etmektedir.
Diğer kulüplerle ilişkiler: Bu bölüm, kulübün diğer spor kulüpleriyle olan tarihi ve güncel ilişkilerini detaylı bir şekilde ele alır. Rekabetler, dostluk maçları, oyuncu transferleri ve ortak projeler gibi çeşitli etkileşimler incelenir. Özellikle, uzun süredir devam eden rekabetlerin kökenleri, yaşanan önemli olaylar ve bu ilişkilerin kulübün tarihinde nasıl bir yer edindiği vurgulanır. Ayrıca, diğer kulüplerle yapılan iş birlikleri ve ortak girişimler de bu bölümde ayrıntılı olarak değerlendirilir.
Everton, çeşitli spor kulüpleri ve organizasyonlarla yakın bağlara sahiptir. Kulüp, İrlanda futbol akademisi Ballyoulster United (Celbridge), Kanada'nın Ontario Futbol Birliği ve Tayland Futbol Federasyonu ile iş birliği içindedir. Tayland'da, yerel okulların öğrencileri arasında Chang-Everton Kupası adı verilen bir yarışma düzenlenmektedir. Ayrıca, Everton, Kıbrıs'taki Limassol şehrinde bir futbol akademisine sahiptir ve Amerikan kulübü Pittsburgh Riverhounds ile ortaklık anlaşması bulunmaktadır.
Everton, kulübün adını taşıyan Şili ekibi Everton de Viña del Mar ile bağlarını sürdürmektedir. 4 Ağustos 2010'da, iki Everton takımı, Şilili takımın kuruluşunun yüzüncü yıl dönümünü kutlamak amacıyla Goodison Park'ta "Copa Hermandad" adlı bir hazırlık maçı yapmıştır. Bu etkinlik, iki kulüp arasındaki ilişkileri geliştirmek amacıyla kurulan Ruleteros Society tarafından düzenlenmiştir. Ayrıca, Everton adıyla Uruguay'daki Colonia, Arjantin'deki La Plata ve Río Cuarto, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Elk Grove (Kaliforniya eyaleti) ve İrlanda'daki Cork şehirlerinde de kulüpler bulunmaktadır. Trinidad ve Tobago'da da bir zamanlar Everton adında bir takım bulunmaktaydı. Yeni Zelanda'nın Auckland şehrinde ise, 1907'den 1915'e kadar FA Kupası zaferine atfen Everton adıyla bir takım faaliyet göstermiştir.
Kulüp, İngiltere'nin en üst düzey basketbol ligi olan British Basketball League'de mücadele eden Everton Tigers adlı profesyonel bir basketbol takımı sahipti ve yönetiyordu. Bu takım, kulübün topluluk programları kapsamında 2007 yazında kurulmuş ve Liverpool'un Mossley Hill semtindeki Greenbank Spor Akademisi'nde maçlarını oynamıştır. Takım, 1968 yılında başlatılan Toxteth Tigers gençlik programının bir devamı niteliğindeydi. Everton Tigers, kısa sürede ligin en başarılı takımlarından biri haline gelmiş ve 2009'da BBL Kupası'nı, 2010'da ise play-off şampiyonluğunu kazanmıştır. Ancak, kulüp 2010–11 sezonu öncesinde finansmanını durdurmuş ve takım Mersey Tigers olarak yeniden başlatılmıştır.
Everton'ın sahipleri aynı zamanda İtalya Serie A takımı AS Roma'nın da sahibidirler.
Popüler kültürde: Bu bölüm, sporun toplum üzerindeki etkilerini ve popüler kültürdeki yansımalarını ele alır. Sporun sanat, müzik, edebiyat ve sinema gibi farklı alanlardaki etkileri incelenir. Ayrıca, sporun semboller, ritüeller ve mitlerle nasıl iç içe geçtiği de değerlendirilir.
Bu metin, "film ve televizyon" başlığı altında bir spor ansiklopedisi yazısında kullanılmak üzere hazırlanmıştır. Ancak, sağlanan metnin içeriği oldukça sınırlıdır ve daha fazla bağlam gerektirmektedir. Bu nedenle, çeviri aşağıdaki gibi genel bir yaklaşımla yapılmıştır: Film ve Televizyon: Sporla ilgili film ve televizyon prodüksiyonları genellikle sporun popülerliğini artırmada önemli bir rol oynar. Bu yapımlar, sporcuların hayat hikayelerini anlatabilir, önemli maçları dramatize edebilir veya sporun farklı yönlerini keşfedebilir. Film ve televizyon aracılığıyla, spora ilgi duymayan izleyicilere de ulaşmak mümkündür ve bu da sporun daha geniş kitlelere yayılmasına katkıda bulunur.
Ken Loach'un 1969 yapımı televizyon filmi "The Golden Vision", doğaçlama oyunculuk ve belgesel görüntülerini bir araya getirerek, hayatlarının merkezinde Everton takımını takip etmenin olduğu bir grup taraftarın hikayesini anlatır. Bu taraftarların yaşamları, iş ve düğün gibi beklenmedik durumlarla kesintiye uğrar. Everton'ın forvet oyuncusu Alex Young, filmin aynı zamanda lakabı olan bu isimle filmde kendisini canlandırır.
Paul Greengrass'ın 1997 yapımı televizyon filmi "The Fix", gerçek bir maç-sabotaj skandalını dramatize eder. Filmde, kulübe yeni katılan oyuncu Tony Kay (Jason Isaacs tarafından canlandırılır), daha önceki takımı Sheffield Wednesday ile Ipswich Town arasındaki bir maçı sabote etmekle suçlanır. Hikayenin büyük bölümü, Everton'ın 1962-63 sezonunda elde ettiği lig şampiyonluğunun yaşandığı dönemde geçer ve teknik direktör Harry Catterick rolünü Colin Welland üstlenir.
2015 yapımı "Creed" filminde, Goodison Park, filmin doruk noktası olan dövüş sahnesinin zeminini oluşturur. Sahne için, Everton'ın West Bromwich Albion ile oynadığı iç saha maçında çekilen stadyum ve tribün görüntüleri kullanılmıştır. Liverpool doğumlu boks şampiyonu Tony Bellew, hayatı boyunca bir Everton taraftarı olmuş olup, filmde Creed'in rakibini canlandırır ve antrenman kıyafetlerinde ve şortlarında Everton sembolünü taşır.
Müzik.
Kulüp, 1980'ler ve 1990'larda farklı isimlerle dört kez İngiltere listelerine girdi; bu dönemde birçok kulüp, FA Kupası finaline ulaşmayı kutlamak amacıyla bir şarkı yayınlama geleneğini benimsemişti. "The Boys in Blue" adlı eser, 1984 yılında piyasaya sürüldüğünde 82. sıraya yükseldi. Bir sonraki yıl, kulübün en büyük hit şarkısı olan "Here We Go", 14. sırada zirveye yerleşti.
1986'da Everton, "Everybody's Cheering the Blues" adlı bir şarkı yayınladı ve bu eser İngiltere listelerinde 83. sıraya yükseldi. Liverpool ekibi The Farm'ın bir şarkısının yeniden düzenlenmiş hali olan "All Together Now", 1995 FA Kupası finali için yayımlandı ve 27. sırada yer aldı. Kulüp, 2009 yılında tekrar FA Kupası finaline yükseldiğinde ise bu gelenek neredeyse tüm kulüpler tarafından terk edilmişti ve herhangi bir şarkı yayınlanmadı.
2020 yılında Everton, "Spirit of the Blues" adlı single'ı piyasaya sürdü ve bu eser İngiltere listelerinde 64. sıraya kadar yükseldi.
Oyuncular.
İlk takım kadrosu.
Not: Bayraklar, oyuncuların FIFA uygunluk kurallarına göre tanımlanan milli takımını belirtir; bazı sınırlı istisnalar geçerlidir. Oyuncular, birden fazla FIFA üyesi olmayan uyrukluğa sahip olabilirler.
Yedek Oyuncular ve Akademi Takımı Bu bölüm, kulübün yedek oyuncuları ve akademi takımı hakkında kapsamlı bilgiler sunmaktadır. Yedek oyuncular, genellikle ilk 11'de forma giymeyen ancak takımın önemli bir parçası olan ve gerektiğinde devreye giren oyunculardır. Akademi takımı ise, genç yeteneklerin yetiştirildiği ve profesyonel futbol dünyasına hazırlanıldığı özel bir yapıdır. Bu bölümde, yedek oyuncuların performansları, akademi takımı oyuncularının gelişimleri ve kulübün geleceği için taşıdıkları önem detaylı olarak incelenmektedir.
Eski oyuncular.
Kulüp Kaptanları Kulüp kaptanları, bir futbol kulübünü temsil eden ve takım içindeki liderlik rolünü üstlenen önemli figürlerdir. Genellikle saha içindeki en tecrübeli ve saygın oyuncular arasından seçilirler. Kaptanlık görevi, sadece oyun sırasında değil, aynı zamanda antrenmanlarda, kulüp etkinliklerinde ve hatta medya ile ilişkilerde de büyük önem taşır. Kaptanlar, teknik direktörün liderliğine destek olarak takımın motivasyonunu yüksek tutmaya, disiplini sağlamaya ve saha içindeki iletişimi güçlendirmeye çalışırlar. Tarih boyunca birçok efsanevi kaptan, kulüplerinin başarılarına önemli katkılar sağlamış ve taraftarların gönlünde ayrı bir yere sahip olmuştur.
Everton Kulübü'nün tarihinde, 1888 yılından bu yana 48 oyuncu kulüp kaptanlığı görevini üstlenmiştir. Everton'ın ilk kaptanı Nick Ross olmuş ve 1888-89 sezonunda takımı kaptanı olarak temsil etmiştir. Kulüp tarihinin en uzun süre kaptanlık yapan ismi ise Peter Farrell'dır. Farrell, 1948'den 1957'ye kadar, yani dokuz yıl boyunca Everton'ın kaptanlığını yürütmüştür. Ancak, bu uzun süren görevine rağmen, Peter Farrell, Everton formasıyla herhangi bir kupa kazanamamıştır. Kevin Ratcliffe, kulübün tarihinin en başarılı dönemlerinde kaptanlık yapmış ve Everton'ın en çok sayıda kupa kazanan kaptanıdır. Ratcliffe, kaptan olarak iki İngiltere Birinci Futbol Ligi şampiyonluğu, dört Charity Shield zaferi ve bir Kupalar Geri Kazanma Kupası şampiyonluğu olmak üzere toplam yedi kupa kazanmıştır. Everton'ın son dönemdeki kaptanlarından biri ise Séamus Coleman'dır. Coleman, Phil Jagielka'nın 2019'da kulüpten ayrılmasının ardından kaptanlık görevini devralmıştır.

Sezonun Oyuncusu "Sezonun Oyuncusu" unvanı, bir futbol sezonu boyunca gösterdiği performansla öne çıkan ve taraftarların, uzmanların ve genellikle de kulübün kendisinin takdirini kazanan oyuncuya verilen prestijli bir ödülüdür. Bu ödül, oyuncunun bireysel yeteneklerini, takım oyununa katkısını, maçlardaki etkisini ve genel olarak sergilediği üst düzey performansı kapsar. "Sezonun Oyuncusu" seçimi genellikle istatistiksel veriler, gol sayıları, asist oranları, maç performansları gibi objektif ölçütler ile birlikte, oyuncunun sahaya olan etkisi, liderlik vasıfları ve takım arkadaşlarıyla uyumu gibi subjektif değerlendirmelerin birleşimine dayanır. Bu ödül, oyuncunun kariyerinde önemli bir dönüm noktası olabilir ve onun futbol dünyasındaki saygınlığını artırır.
"Şöhretler Koridoru"na kabul edilen sporcular ve teknik direktörler, spor tarihindeki en büyük başarılara imza atmış ve kalıcı bir miras bırakmış kişilerdir. Bu seçkin gruba dahil olmak, sadece olağanüstü yetenekleri değil, aynı zamanda spora olan katkıları ve ilham verici rolleriyle de tanınmayı ifade eder. "Şöhretler Koridoru"na kabul edilme kriterleri genellikle spor dalına göre değişiklik gösterse de, genel olarak üstün performans, uzun kariyer, takım başarısı, bireysel ödüller ve spora olan etkisi gibi faktörler değerlendirilir. Bu seçkin isimler, gelecek nesillere ilham kaynağı olmaya devam ederken, "Şöhretler Koridoru" onların başarılarını sonsuza dek yaşatır.
Kulüp yetkilileri.
"Executive" terimi, spor ansiklopedilerinde genellikle bir kulübün veya organizasyonun yönetim kurulu üyelerini veya üst düzey yöneticilerini tanımlamak için kullanılır. Bu kişiler, kulübün stratejik hedeflerini belirleme, finansal kaynakları yönetme ve genel operasyonel süreçleri denetleme sorumluluğunu taşırlar. Yönetim kurulu üyeleri genellikle kulüp başkanını seçer ve onunla birlikte çalışarak kulübün başarısı için gerekli kararları alırlar. Teknik direktörler de bazen "executive" olarak kabul edilebilir, çünkü onlar da takımlarının performansından doğrudan sorumludurlar ve önemli taktiksel kararlar alırlar. Bu kişiler, kulübün veya organizasyonun itici gücü olup, başarıya ulaşmak için birlikte çalışırlar.
Teknik heyet.

Önemli Teknik Direktörler: Bu bölümde, futbol tarihine damga vurmuş ve kulüplerle başarı dolu süreçler yaşamış önemli teknik direktörlere yer verilmektedir. Bu isimler, sadece taktiksel dehaları ile değil, aynı zamanda oyuncu gelişimine yaptıkları katkılarla da öne çıkmışlardır. Kariyerleri boyunca kazandıkları şampiyonluklar, kupalar ve elde ettikleri başarılarla futbol dünyasında unutulmaz izler bırakmışlardır. Her bir teknik direktörün hikayesi, farklı dönemlerdeki futbol anlayışını yansıtmaktadır ve bu bölümde onların başarılarına ışık tutulmaktadır.
Kulübün şu anki teknik direktörü David Moyes olup, Ocak 2025'te Sean Dyche'ın yerine getirilerek kulüpteki ikinci görev dönemini yaşamaktadır. Kulüp tarihinde dört farklı teknik direktör geçici olarak göreve getirilmiştir. 1939 yılından önce ise takım kadrosu ya kulüp sekreteri tarafından belirlenmekteydi, ya da bir komite tarafından seçiliyordu. Everton'ın en uzun süre görev yapan teknik direktörü Harry Catterick'tir; Catterick, 1961'den 1973'e kadar olan süreçte takımın başında 594 maçta görev yapmıştır. Kulüp tarihinde en çok yerel ve uluslararası kupa kazanan teknik direktör Howard Kendall'dir. Kendall, iki First Division şampiyonluğu, 1984 FA Cup şampiyonluğu, 1985 UEFA Kupası Şampiyonluğu ve üç FA Charity Shield zaferine sahiptir.
Rekorlar ve istatistikler bölümü, spor müsabakalarının tarihsel gelişimini anlamak ve performansı objektif bir şekilde değerlendirmek için kritik öneme sahiptir. Bu bölümde, belirli dönemlerdeki en yüksek skorlar, bireysel oyuncuların performansları, takım başarıları ve diğer önemli ölçütler detaylı olarak incelenir. Rekorlar, sporcuların ve takımların geçmişteki başarılarını somut bir şekilde temsil ederken, istatistikler ise oyunun dinamiklerini anlamamıza yardımcı olur. Bu bilgiler, spor tarihinin zenginliğini ortaya koyar ve gelecekteki performansları tahmin etmek için değerli veriler sunar.

Neville Southall, Everton kulübünün formasını en çok giyen oyuncu unvanına sahiptir ve 1981 ile 1997 yılları arasında takımın ilk takımı için toplamda 751 maçta görev almıştır. Kulüp tarihinin önemli savunma oyuncularından ve eski kaptanlarından Brian Labone, 534 maçla ikinci sırada yer almaktadır. Kaleci Ted Sagar, kulüpte en uzun süre forma giyen oyuncudur; 1929'dan 1953'e kadar geçen 23 yıllık kariyerinde 495 maça çıkmıştır. Bu dönem, İkinci Dünya Savaşı'nın yaşandığı yılları da kapsamakla birlikte, Sagar kulüp tarihinde önemli bir yere sahiptir. Neville Southall, aynı zamanda bir sezonda en çok maçta gol yemeden kalma rekorunu da elinde bulundurmuştur; 15 maçlık bu performansıyla dikkat çekmiştir. Ancak, bu rekor daha sonra 2008-09 sezonunda Amerikalı kaleci Tim Howard tarafından kırılmıştır; Howard, o sezon 17 maçta gol yemedikten sonra yeni bir rekora imza atmıştır. Kulübün en çok gol atan oyuncusu ise "Dixie" Dean'dir; Dean, tüm müsabakalarda 383 gole ulaşmıştır. İkinci sırada ise 159 golle Graeme Sharp bulunmaktadır. Dixie Dean, aynı zamanda İngiltere futbol tarihinin bir sezonda en çok gol atma rekorunu da elinde bulundurmaktadır; Dean, 60 gol ile bu unutulmaz performansı sergilemiştir.
![1955 ile 2011 yılları arasındaki Süper Lig'deki sıralamalar şu şekildedir: [Burada sıralama bilgileri yer almalıdır. Metinde bu bilgi eksik olduğundan, boş bırakılmıştır.]](https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/c/cb/Everton_seasons_1955-2011.png/250px-Everton_seasons_1955-2011.png)
Everton Kulübü'nün kendi sahasında oynanan bir maçta elde ettiği en yüksek seyirci sayısı, 18 Eylül 1948 tarihinde Liverpool ile yapılan karşılaşmada kaydedilen 78.299'dur. Bu unutulmaz maçta, ilginç bir olay yaşanmıştır: Tom Fleetwood, St Edward's Yetimhanesi Bandosu eşliğinde tribünlerin etrafında yürürken, taraftarların attığı bir madeni para tarafından başından yaralanmıştır. Goodison Park Stadı, Taylor Raporu'nun tavsiyeleri doğrultusunda yapılan düzenlemeler sonucu tamamen koltuklu hale getirilmiş ve şu anda yaklaşık 40.000 seyirci kapasitesine sahiptir. Bu durumun etkisiyle, Goodison Park'ta bu rekor seviyedeki seyirci sayısının tekrarlanması pek olası görünmemektedir.
Everton'ın futbol tarihinde yaptığı en yüksek bonservis ödemesi, 2017 yılında İzlanda asıllı orta saha oyuncusu Gylfi Sigurðsson'un transferi için Swansea City'ye yapılan 45 milyon sterlinlik anlaşmadır. Aynı yıl, Romelu Lukaku'nun Manchester United'a transferinde ise Everton, 75 milyon sterlinlik bir gelir elde etmiştir. Bu, kulüp tarihinin en yüksek bonservis geliri ve aynı zamanda İngiliz futbolunda iki takım arasındaki en büyük transferdir.
Everton, İngiltere futbolunun en üst liglerinde (Division One/Premier League) geçirdiği sezon sayısı bakımından rekoru elinde bulundurmaktadır. 2024-25 sezonunun tamamlanmasıyla birlikte, kulüp toplamda 126 sezonluk lig tarihine sahipken, bu süre zarfında sadece iki sezon Division 2'de mücadele etmiştir (1930-31 ve 1951-1954). Ayrıca, Everton, Ağustos 1992'deki kuruluşundan itibaren Premier League'in her sezonunda mücadele eden altı takımdan biridir. Diğerleri arasında Arsenal, Chelsea, Liverpool, Manchester United ve Tottenham Hotspur bulunmaktadır. Everton ile Aston Villa arasındaki maçlar, İngiltere futbolunun en üst liglerindeki en çok oynanan müsabakalardan birini oluşturmaktadır. 2024-25 sezonu itibarıyla, bu iki takım arasındaki rekabetin 214 lig maçına ulaştığı kaydedilmiştir.
