Sócrates Brasileiro Sampaio de Souza Vieira de Oliveira (19 Şubat 2004 – 4 Aralık 2011), yaygın olarak Sócrates olarak bilinen, Brezilyalı bir futbolcuydu ve orta saha pozisyonunda görev yapmıştır. Tıp eğitimi alması, siyasi bilinçli olması, oyun stili ve kalitesi onu “Doktor Sócrates” lakabıyla tanınmasına neden olmuştur. 1986 Dünya Kupası’nda Meksiko Şehri depreminin kurbanlarına dayanışma amacıyla kullandığı sakal ve baş bandı ile tanınan Sócrates, bir nesil futbolsever için “cool” sembolü haline gelmiştir. 1983 yılında Güney Amerika’nın yılın futbolcusu ödülünü kazanmıştır. 2004 yılında Pelé tarafından hazırlanan FIFA 100 listesinde yer alarak, dünyanın en iyi yaşayan oyuncularından biri olarak kabul edilmiştir. Futbol tarihindeki en büyük orta saha oyuncularından biri olarak geniş bir hayran kitlesine sahiptir.
Sócrates, yedi yıl boyunca Brezilya milli takımında forma giymiş, 22 gol kaydetmiş ve iki Dünya Kupası’nda ülkesini temsil etmiştir. 1982 FIFA Dünya Kupası’nda Zico, Falcão ve Toninho Cerezo ile birlikte orta sahada görev alarak, Brezilya tarihinin en ikonik takımlarından birinde yer almıştır. Ayrıca 1979 ve 1983 Copa América turnuvalarında da ülkesini temsil etmiştir. Kulüp düzeyinde kariyerine Botafogo-SP’de başlamış, daha sonra 1978 yılında Corinthians’e transfer olmuştur. Botafogo formasıyla 1976 Campeonato Paulista de Futebol’da en çok gol atan oyuncu unvanını elde etmiştir. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde İtalya’nın Fiorentina takımına transfer olarak Serie A ve Avrupa Kupası’nda mücadele etmiş, ancak 1985 yılında Brezilya’ya dönerek kariyerini burada tamamlamıştır. En küçük kardeşi Raí de profesyonel bir futbolcuydu ve 1994 Dünya Kupası’nı kazanan Brezilya milli takımının kadrosunda yer almıştır. Raí, özellikle São Paulo ve Paris Saint-Germain takımlarındaki performansıyla tanınmaktadır.
Oyunculuk Kariyeri: (Bu bölüm, sporcunun aktif futbol kariyerini detaylı bir şekilde anlatır.)
Kulüp Kariyeri:
(Bu kısımda oyuncunun kulüplerdeki kariyerine dair detaylı bilgiler yer alacaktır. Oyuncunun hangi takımlarda forma giydiği, hangi sezonlarda oynadığı, hangi pozisyonda görev aldığı, attığı goller, yaptığı asistler ve elde ettiği başarılar gibi ayrıntılar kronolojik sıraya göre anlatılacaktır. Ayrıca, oyuncunun kulüplerdeki performansına dair önemli istatistiksel veriler de sunulacaktır.)
Sócrates, Belém do Pará’da doğdu ve profesyonel futbol kariyerine 1974 yılında Ribeirão Preto ekibi Botafogo-SP’de başladı. Ancak, kariyerinin büyük bir bölümünü (1978-1984) Corinthians formasıyla geçirdi. Bu dönemde, Brezilya Série A liginde 59 maçta 41 gol kaydetti ve toplamda 297 maçta 172 gole ulaştı.
1984-85 sezonunda, 30 yaşındaki Sócrates, kariyerinde ilk kez yurt dışına çıktı ve İtalya’nın Serie A ligindeki Fiorentina takımında forma giydi. Tek sezonluk bu macerasının ardından ülkesine dönerek Flamengo, Santos ve eski takımı Botafogo-SP’de oynadıktan sonra 1989 yılında futbolu bıraktı. Flamengo’daki döneminde 20 maçta görev alarak 5 gol kaydetti ve 1986 yılında Campeonato Carioca şampiyonluğunun sevincini yaşadı. Futbol kariyerine nokta koyduktan yaklaşık on beş yıl sonra, 2004 yılında 50 yaşındaki Sócrates, İngiltere’nin Northern Counties East Football League ligindeki Garforth Town takımıyla bir aylık oyuncu-teknik direktörlük anlaşması imzaladı. Bu takım için sadece bir maçta forma giydi; 20 Kasım tarihinde Tadcaster Albion ile oynanan karşılaşmada, maçın son dakikalarında oyuna girdi.
Uluslararası Kariyer: (Bu bölüm genellikle bir sporcunun milli takım seviyesindeki başarılarını ve performansını detaylı olarak anlatır.)

Sócrates, Brezilya milli takımının formasını 1979’un Mayıs ayından 1986’nın Haziran ayına kadar tam 60 kez giydi ve bu süre zarfında 22 gol kaydetti. 1982 FIFA Dünya Kupası’nda Brezilya millî takımının kaptanlığını üstlendi, aynı zamanda 1986 Dünya Kupası’nda da sahada yer aldı. 1986 turnuvasında, grupta İspanya ile oynanan maçta turun belirleyicisi olan tek golü atarak önemli bir rol oynadı. Ayrıca, Polonya’ya karşı alınan 4-0’lık galibiyetin ardından penaltı vuruşunda gol kaydetti; ancak Fransa karşısında aynı taktiği uygulamaya çalıştığında, kaleci Joël Bats tarafından kurtarılmak zorunda kaldı. Bu durum, Fransa’nın yarı finale yükselmesine neden oldu.
Sócrates, ayrıca ülkesini 1979 ve 1983 Copa América turnuvalarında da temsil etti. 1983 turnuvasında ise sadece bir maçta sahaya çıktı; bu maç, Uruguay ile oynanan finalin rövanş maçıydı (1-1’lik beraberlikle sonuçlandı, ancak Brezilya genel olarak 3-1 mağlup oldu).
Oyun stili hakkında bilgi bulunmamaktadır.

Sócrates, kariyerine forvet olarak başlamış olmasına rağmen, daha sonra orta sahada, hem hücum hem de merkez orta saha pozisyonlarında büyük başarılar elde eden, zarif, yetenekli ve teknik bir oyun kurucuydu. Oyun zekası, harika pasları, isabetli uzun mesafeli vuruşları, takım arkadaşlarıyla uyumu ve sahada gösterdiği vizyonun yanı sıra fiziksel gücüyle de tanınıyordu; aynı zamanda iki ayağını da eşit şekilde kullanabilen nadir futbolculardan biriydi. Hücum organizasyonlarındaki ustalığıyla öne çıkmasına rağmen, güçlü ve isabetli sağ ayak vuruşu sayesinde etkili bir golcüyken, aynı zamanda ceza sahası önünde yaptığı akıllı koşularla da rakip savunmaları zorluyordu. Penaltı atışlarında da yüksek başarı oranı gösterirken, boyu, kafa vuruşlardaki yeteneği ve sıçrama kabiliyeti onu hava toplarında etkili bir oyuncu yapıyordu. Ancak, gol attığı zamanlarda genellikle takım arkadaşlarının kutlamalarına katılmadığı için de dikkat çekiyordu. Hızıyla öne çıkmasa da, oyunun temposunu daha yavaşlatmayı tercih eden Sócrates, iyi bir hızlanmaya sahipti. Oyun zekası ve maçı okuma yeteneği takdirle karşılanırken, kendine özgü hareketleri arasında “göz teması kurmadan” yaptığı arka paslar yer alıyordu.
Sócrates, 1980’lerin başından ortalarına kadar Brezilya milli takımının kilit oyuncularındandı; Jonathan Wilson, “Sócrates, Brezilya’nın beynidir. Zico’nun o büyülü yeteneği olmasa da, oyunun merkezi zekasıydı” ifadelerini kullanmıştı. Fiorentina’daki eski teknik direktör Giancarlo De Sisti ise, “Sócrates çok zeki bir insandı, büyük bir sınıfa sahipti” şeklinde övgülerde bulunmuştu. Oyunculuk yetenekleri ve zekasının yanı sıra, saha içindeki doğru davranışları, karizmatik duruşu ve soyunma odasındaki liderlik vasıflarıyla da takdir görüyordu; bu özellikler onu takım arkadaşları arasında saygı duyulan bir figür haline getiriyordu. Boyu, bandanası, saç stili ve sakalıyla tanınan Sócrates, aynı zamanda açık sözlülüğü, mizah anlayışı, sıra dışı kişiliği, güçlü ve isyankar karakteri ile sol görüşlü siyasi fikirleriyle de dikkat çekiyordu; ülkesindeki siyasi meselelere sıkça değiniyor ve eleştiriler yöneltiyordu. Özel hayatında disiplinsiz davrandığına dair söylentiler olsa da, sigara içtiği ve büyük miktarlarda bira tükettiği biliniyordu; bu konuda “Ben bir anti-sporcuyum. Bir sporcunun katı rejiminden bazı şeyleri kendime vermeyi reddedemem. Beni olduğum gibi kabul etmeniz gerekiyor” şeklinde yorumlar yapmıştır.
Kişisel yaşamı hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Sócrates, Raimundo ve Guiomar Vieira’nın ilk çocuğu olarak Belém, Pará’da dünyaya geldi. Ocak 1960’ta, babası Raimundo’nun gelir denetçisi olarak önemli bir göreve atanmasıyla birlikte aile, São Paulo’daki Ribeirão Preto’ya taşındı. Babasının bu görevi, ailenin o dönemde yaşadığı Igarapé-Açu kasabasında onu küçük bir kahraman haline getirdi. Babasının aldığı yeni maaş sayesinde Sócrates, Ribeirão Preto’daki en iyi okul olan Colégio Marista’da eğitim alma fırsatı buldu.
Sócrates’ın hayatını anlatan ve gazeteci Tom Cardoso tarafından yazılan bir biyografide, babasının evinde bulunan ve felsefe kitapları ile diğer eserlerden oluşan küçük kütüphanenin 1964 Brezilya darbesi sırasında tehlikeye girdiğine dair bilgiler yer almaktadır. Sócrates, babasının çok sevdiği bu kitaplardan kurtulurken şahit olmuştur. O dönemde yaşadığı duyguları şöyle ifade etmiştir: “1964’te, darbe nedeniyle babam birçok kitabı parçaladı. Bu durum bana çok saçma gelmişti çünkü kütüphane onun en değerli şeylerinden biriydi. İşte o zaman bir şeyler yolunda olmadığını hissettim. Ancak bunun anlamını daha sonra, üniversitede okurken tam olarak kavradım.”
Sócrates, hayatı boyunca dört kez evlenmiş ve altı çocuğu olmuştur. Futbol kariyerinin yanı sıra, çeşitli gazete ve dergilerde siyaset, ekonomi ve spor üzerine yazılar yazarak köşe yazarlığı yapmıştır. Ayrıca Brezilya televizyonlarında futbol yorumculuğu da yapmıştır. Ölümünden kısa bir süre önce, 2014’teki Brezilya Dünya Kupası hakkında kurgusal bir roman üzerinde çalışmaktaydı.
Sócrates, São Paulo Üniversitesi’ne bağlı Faculdade de Medicina de Ribeirão Preto’dan tıp doktoru unvanını alarak eğitimini tamamlamıştır. O dönemde futbolu bir hobi olarak görmüş ve kariyer planlarını tıbba yöneltmiştir. Botafogo ile profesyonel futbola başladığında, eğitimine devam edebilmesi için antrenmanlara katılma zorunluluğu ortadan kaldırılmıştır. Ancak 1977’de tıp fakültesini bitirdikten sonra, Botafogo tarafından kendisine teklif edilen maaşın bir doktor olarak kazanabileceği gelirden çok daha yüksek olması üzerine futbol kariyerine devam etme kararı almıştır. Futbolculuk kariyerini noktaladıktan sonra, Ribeirão Preto’da tıp alanında çalışmalar yapmıştır.
Politika.

Sócrates, Corinthians kulübündeki görev süresi boyunca, dönemin Brezilya askeri hükümetine karşı bir muhalefet hareketi olan “Corinthians Demokrasi” hareketini kurucularından biriydi. Sócrates ve takım arkadaşları, futbolculara yönelik uygulanan adaletsiz muameleye karşı çıkarak, kulüp içindeki tüm kararların oy kullanılarak alınmasını prensip edinen bir yönetim anlayışını benimsemişlerdir. Bu sayede, kulübün karar alma süreçlerini şeffaf hale getirerek, Brezilya’daki demokratikleşme hareketine destek vermeyi amaçlamışlardır. Takım, maçlarda üzerlerinde “Democracia” yazan formalar giyerek, bu duruşlarını kamuoyuna açıkça göstermişlerdir. Corinthians Demokrasi hareketi, Brezilyalı spor camiasının, ülkenin yeniden demokratikleşme mücadelesindeki sesi olma misyonunu üstlenmiştir. Sócrates ve takım arkadaşları, kulüp içindeki tüm kararların oy kullanılarak alınmasıyla, toplumun nasıl işlemesi gerektiğine dair bir örnek teşkil etmeyi amaçlamışlardır. Tartışma, fikir alışverişi ve oylama süreçlerinin, genel kamuoyu için de bir rehber niteliği taşıdığına inanılmıştır.

16 Nisan 1984 tarihinde, Sócrates, Brezilya’da doğrudan başkanlık seçimlerini savunan popüler bir hareket olan “Diretas Já” hareketi için açık destek beyanı verdi. Ünlü Brezilyalı gazeteci Juca Kfouri’nin “Sócrates ve Corinthians’in Demokrasi” adlı eserinde yer alan bir anekdota göre, Sócrates, “katedral meydanında toplanmış iki milyon kişiye, eğer rejim doğrudan başkanlık seçimlerini kabul etmezse, İtalya’da oynamaya gideceğini” söylemiştir. Bu durum, Sócrates’ın transferi konusundaki kararlılığını ve aynı zamanda siyasi duruşunu ortaya koymaktaydı. Sócrates, bu hamleyle, futbol sahasının ötesinde de bir etki yaratmaya başlamıştı. Sócrates’ın askeri diktatöre yönelik eleştirileri ve Brezilya’nın yeniden demokratikleşmesi için verdiği mücadele, onun mirasını sadece spor alanıyla sınırlı olmayan geniş bir yelpazeye yaymıştır. Sócrates, çocukluk kahramanları olarak Fidel Castro, Che Guevara ve John Lennon’ı göstermiş, aynı zamanda Brezilya İşçi Partisi’nin bir üyesi olmuş ve “Lula iyi” dese de, onun Brezilya’yı yönetme biçimi konusunda “on üzerinden sadece yedi veya sekiz puan” verdiğini belirtmiştir.
Ölüm ve Anıtlar
Bu bölümde, spor dünyasında hayatını kaybeden önemli figürlere yer verilir ve onlara saygı duruşunda bulunulur. Sporcuların, antrenörlerin, yöneticilerin ve diğer etkili kişilerin anıları yaşatılırken, onların spor tarihindeki katkıları vurgulanır. Bu bölümler genellikle biyografik bilgiler, başarıları, unutulmaz anları ve spor camiası tarafından yapılan taziye mesajlarını içerir. Amacı, sadece bir kaybın duyurulmasından öte, bu kişilerin mirasını gelecek nesillere aktarmaktır.
Sócrates, futbol kariyerinin ardından sağlık sorunları yaşamaya başlamıştı ve bu sorunlar 2011 yılında daha da belirginleşti. Alkol kötüye kullanımı nedeniyle vücut sağlığı bozulmuştu. 19 Ağustos 2011’de, São Paulo’daki Albert Einstein Hastanesi’nin yoğun bakım ünitesine, portal hipertansiyon (sirozun bir komplikasyonu) sonucu oluşan gastrointestinal kanama şikayetiyle yatırıldı ve dokuz gün sonra taburcu edildi. Bir ay sonra, karaciğer sirozuyla ilgili başka komplikasyonlar nedeniyle 17 gün daha hastanede kaldı.
Futbol kariyeri boyunca ve sonrasında ağır içici ve sigara kullanıcısı olduğu bilinmekteydi. Alkolü “arkadaşı” olarak tanımlamış ve “Alkol, kariyerimi etkilemedi, çünkü bu oyunu oynayacak fiziksel yapıya sahip değildim. Futbolu meslek olarak sadece 24 yaşımda seçtim. Çok zayıftım ve gençliğimde kendimi spora fiziksel olarak hazırlama fırsatına sahip olmadım” şeklinde açıklamalar yapmıştır.
1 Aralık 2011’de, gıda zehirlenmesi sonucu gelişen septik şok nedeniyle hastaneye kaldırıldı ve yoğun bakıma alındı. 4 Aralık 2011 tarihinde, 57 yaşında hayatını kaybetti. Brezilya Devlet Başkanı Dilma Rousseff, yaptığı açıklamada, “Brezilya’nın en değerli oğullarından birini kaybettik” ifadelerini kullandı. Ayrıca, “Sahasızda yeteneği ve zarafetiyle bir dahi olan Sócrates, saha dışında da siyasetle aktif olarak ilgilenmiş, halkına ve ülkesine duyarlı bir insandı” şeklinde eklemelerde bulundu.
Corinthians taraftarları, Sócrates’ın anısına pankartlar hazırladı ve takımının Palmeiras ile oynadığı maçtan (0-0 berabere sonuçlanan ve Corinthians’in altı yıl sonraki ilk Brezilya şampiyonluğunu getiren karşılaşma) önce bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Fiorentina, ligdeki Roma maçı öncesinde de bir dakikalık sessizlik eylemi gerçekleştirdi ve oyuncular siyah kurdele taktı. Eski Brezilya forveti Ronaldo, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Günün üzücü başlangıcı. Dr. Sócrates’ın huzur içinde uyusun” mesajını yayınladı. Efsanevi futbolcu Zico, eski orta saha partnerine olan saygısını dile getirerek, Sócrates’ı “olağanüstü bir insan” ve “daha da olağanüstü bir zekaya sahip” biri olarak tanımladı. İtalyan futbol efsanesi Paolo Rossi ise, Sócrates’ın ölümüyle ilgili yaptığı açıklamada, “Tarihimizin bir parçası kopmuş ve gitmiştir” ifadelerini kullandı. Garforth Kulüp Başkanı Simon Clifford da, Sócrates’ın “olağanüstü zarafetine” dikkat çekti.
“Legacy” terimi, spor dünyasında genellikle bir oyuncunun, takımın veya organizasyonun geçmişte elde ettiği başarıların ve mirasının izlerini ifade etmek için kullanılır. Bu kavram, sadece şampiyonluk sayıları veya bireysel istatistiklerle sınırlı kalmaz; aynı zamanda kulübün değerleri, taraftar ilişkileri ve spor kültürüne olan katkıları gibi unsurları da kapsar. Bir oyuncunun “legacy”si, onun sahadaki performansının ötesine geçerek, gelecek nesillere ilham verme potansiyelini de içerir. Örneğin, bir futbol takımının uzun yıllara dayanan şampiyonlukları ve unutulmaz maçlarıyla oluşan “legacy”si, kulübün kimliğini şekillendirir ve taraftarların bağlılığını artırır. Benzer şekilde, bir sporcunun etik davranışları, sportif başarısı ve topluma olan katkıları, onun “legacy”sine önemli ölçüde etki eder.
Sócrates, 2004 yılının Mart ayında, FIFA tarafından hazırlanan ve dünya futbolunun yaşayan en büyük 100 oyuncusunu içeren listede yer almıştır. Aynı zamanda, “World Soccer” dergisi tarafından tarihin gördüğü en iyi 100 futbolcudan biri olarak kabul edilmiştir. Ekim 2008’de, Brezilya Futbol Müzesi’nin Pacaembu Salonu Şeref Listesi’ne dahil edilmiştir.
2022 yılında, “France Football” dergisi (Ballon d’Or ödülleri kapsamında), Peace and Sport organizasyonu ve Sócrates ailesinin işbirliğiyle, onun anısına “Sócrates Ödülü” oluşturulmuştur. Bu ödül, “sahada gösterdikleri performansın yanı sıra, futbol kariyerlerinin dışında da topluma olumlu katkılar sağlayan oyunculara” verilmektedir. Her yıl, bu ödülle, “topluma hizmet etme konusunda öncü davranışlar sergileyen ve örnek teşkil eden sporcuları” onurlandırmak amaçlanmaktadır.
