Münih’te düzenlenen UCI Yol Bisikleti Dünya Şampiyonluğu’nun erkekler elit bireysel yarışında dördüncü olarak madalya sınırını sadece bir basamak kaçıran Amerikalı Quinn Simmons, Strava hesabından paylaştığı veri dosyasıyla bu zorlu mücadelenin arkasındaki fiziksel yükün boyutunu ortaya koydu. 276 kilometrelik mesafeyi, Royal Dağı’nın çoklu turlarıyla birlikte yaklaşık altı saat yirmi dört dakika sürdüren yarışta simüle edilen güç değerleri, sporcuların maruz kaldığı tükenmişliğin ve rekabetin ne denli yoğun olduğunu net biçimde gösterdi.
Dünya Şampiyonluğu yarışı, bisiklet sporunda neredeyse benzersiz bir atmosfere sahip. Grand Tur’lar veya bazı klasik yarışlarda takım stratejilerinin belirleyici olabileceği ortamlardan farklı olarak burası, sporcunun kendi sınırlarıyla başbaşa kaldığı visseral ve acımasız bir mücadeledir. Hafta sonu Montréal’de yaşananlar da bunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Bir bisiklet dünyasında iki tekerlekli dövüş
Musluklardan akan kilometrelerin bacaklarda bıraktığı yorgunluğun, dışarıdan herhangi bir yardım almadan sürdürülen yarışta sporcular birbirini defalarca zorladı. Farklı derecelerde tükenmişlik, çaresizlik ve azim dünyaca izlenen bu karşılaşmada herkesin gözü önüne serildi.

Montréal’deki o çıplak mücadeleyi izleyen ve böyle bir yarışın zirvesinde yer almanın ne gerektirdiğini merak edenler için dördüncü tamamlayan Quinn Simmons en azından kısmi cevabı verdi. Amerikan millî takım arkadaşları Matteo Jorgenson ile birlikte Simmons da turunu Strava’ya yükledi. Üç dosya da olağanüstü 276 kilometrelik (171 mil) mesafeyi, eylette geçirilen uzun saatleri ve Royal Dağı’nın çoklu turlarının dik, testere dişli profilini ortaya koydu.
Ricky Bobby kimliği ve dikkat çeken güç verileri
Simmons, Strava’da kurgusal bir NASCAR sürücüsü olan Ricky Bobby takma adını kullanıyor. Dünya Şampiyonluğu turuna ise ‘Someone PLAY FREEBIRD’ adını veren sporcu, açıklamada ‘Miracle on Ice’ filminden alıntı yaparak “Onları 10 kez yersin, dokuzunu kaybedebilirsin. Ama bugün değil” yazdı.
Tüm bu kültürel göndermelerden sonra asıl önem taşıyan güç değerlerine gelince: 6 saat 24 dakika 56 saniye hareketli süre ortalamasında Simmons saatte 291 watt gücün ortalamasını çıkardı. Bu değer, yarışın içindeki sayısız hızlanma ve yavaşlama dikkate alındığında 361 watt’lık devasa normalize edilmiş güce dönüştü. Ortalama kalp atış hızı 150, maksimum ise 190 oldu — sonuncusu Voie Camillien Houde’nin sekizinci kez tırmanırken, özellikle Primož Roglič ile ön sırada yer aldığı anda kaydedildi.
Simmons ayrıca çeşitli Strava başarımları kazandı. Bunlar arasında yarışın erken aşamasında yer alan ve bir otoyol köprüsü olan Pont de 35 UP segmentinde KoM (en hızlı) unvanı da bulunuyor.
Bisiklette çoğu zaman bir plan yaparsın ve iyi gitmez. Her yıl çok sayıda yarışı kaybederiz. Dün akşamki toplantıda… Farklı takımlardayız ama ‘ne olursa olsun bir Amerikalının podyuma çıkması gerektiğini’ söyledik. Ben de ‘Erkekler, her şey mümkün. Podyum için yarışıyoruz ama böyle sürerseniz daha fazlası da olabilir’ dedim. Ve tam olarak bunu yaptık.
Quinn Simmons, NOS’a verdiği röportajda
Yarış sonrası konuşan Simmons, madalya sınırının sadece bir basamağı gerisinde dördüncü olmasına değindi ve takımın formayı kazanmasının önüne işaret etti.
Neyse — madalyayı kaçırmak önemli mi ki, takım formayı kazandı?
Quinn Simmons
Takım başarısı ve sonraki adımlar
Simmons’un dördüncülüğü, madalya kazanamamasına rağmen Amerikan bisikletinin takım olarak gösterdiği dayanıklılığı ve bir araya gelerek hedefe odaklanmasıyla öne çıktı. Veri dosyasıyla paylaştığı fiziksel yük ise bu mücadelenin ne kadar yoğun geçtiğini gelecekteki yarışlara katılacak sporcular için somut bir referans oluşturuyor.
Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.
Foruma Katıl & Yanıtla ➔
