Yeni Premier Lig sezonunun ilk beş maçının ardından, lig sıralamasının henüz ciddiye alınmaması gerektiği açıkça görülmeye başlandı. Takımların maçları ne kadar domine ettiğini, kaç gol şansı yarattığını ve bu şansların ne kadar kaliteli olduğunu ölçen beklenti gol (xG) verilerine göre değerlendirme yapıldığında, sezonun nasıl geçebileceğine dair çok daha net bir tablo ortaya çıkıyor. Bu istatistikler, takımın golü bitirmeden, kaleci müdahalesi ve saf şans faktörleri devreye girmeden ne kadar iyi performans gösterdiğini gösteriyor. Geçmiş lig tarihleri de bunu destekliyor: bir takım maçlarını ne kadar domine ederse, uzun vadede o kadar çok puan kazanıyor.
Elbette bu kadar küçük bir örneklemde, yani bu kadar az maçta elde edilen istatistiklerin tuzla çürütülmesi gerektiği unutulmamalı. Bazı takımların başlangıcı diğerlerine göre daha zorlayıcı geçmesi de denklemde yer alıyor. Yine de bu veriler, sezonun seyri hakkında daha doğru bir resim çiziyor. Bu nedenle penaltı gollerinin hesaptan çıkarılması en doğrusu; hakem kararları ve savunma hatası, takımların hücum ve savunma performansının ne kadar iyi olduğunu yanıltıcı bir izlenim yaratabilir, özellikle de bu erken dönemde.
Beklentilerin Üstünde Kalan Takımlar
Şampiyon Arsenal, geçen hafta Brighton‘a susturdukları üç yılda aldıkları en ağır yenilgiye rağmen, xG farkı açısından ligdeki en iyi takım olmaya devam ediyor. Lider Manchester City, maçlarını domine etme düzeyinde onlardan çok geride değil. Unbeaten kalan Brentford, sezonun etkileyici başlangıcının tamamen şansa dayanmadığı görülüyor. Manchester United, sık sık bolluk ve açlık arasında gidip gelen, çoğu zaman da sıradan bir performans sergileyen bir takım olarak öne çıkıyor; zayıf bir başlangıcı olsa da şu ana kadar yalnızca üç takımın xG farkını geçmesi, durumlarının aslında fena olmadığını gösteriyor.

Nottingham Forest ve Bournemouth gibi takımlar da, erken sıralamadaki konumlarına göre daha iyi performans sergiliyor. Diğer uçta ise Aston Villa, Crystal Palace ve Newcastle, genel performans açısından en az etkileyici takımlar arasında yer alıyor. Sonuncusu, üst yarım sıralamada bulunduğu düşünüldüğünde belki de en şaşırtıcı olanı.
Henüz erken bir dönem olduğundan panik yapma zamanı gelmedi, ancak bu veriler, bu takımların ciddiye alabileceği iyileştirme alanlarına sahip olduğunu gösteriyor. Aston Villa, geçen sezon yavaş bir başlangıçtan sonra dördüncü olmanın tam da bu iyileştirmeyi nasıl gerçekleştirdiğini göstermişti. Ancak daha deneyimli takımlar için endişe verici bir nokta da var: Yükseltilen takımlar, geride kalmadan savaşa girecek gibi görünüyor. Hull ve Ipswich, sezonun başında gerçekten sağlam başlangıçlar yapıyor.

Deniz Kuşlarının Gölgelerinde Kalanlar
İlerleme yönündeki rakamlara bakıldığında, Brighton, Manchester City, Brentford ve Manchester United‘den sonra en iyi hücumu Brighton‘a ait. Savunma gücüyle daha çok tanınan Arsenal, yine de şaşırtıcı biçimde sekiz takımın xG’sinin üstünde olması, ligin liderinin hücum tarafında beklenenin altında kaldığını gösteriyor. Liverpool ve Chelsea ise orta sıralarda yer alıyor.
Brighton, yalnızca en yüksek xG’ye sahip değil, aynı zamanda kale önünde en acımasız takımlardan biri de. 10,7’lik xG’sinden 15 penaltı dışı gol buldular. Deniz kuşlarının kuş akrabası olan Newcastle, ligde şu ana kadar en düşük xG’ye sahip takım olmasına rağmen, aslında en klinik hücumu yapıyor. 4,5’lik xG’sinden 9 gol buldular; bu da tarihsel olarak bir takımın sahip olduğu şanslar göz önüne alındığında iki katı bir skor. Teknik direktör Matthias Jaissle’nin, takımının daha fazla şans yaratması ve sadece keskin bitişlere güvenmemesi gerektiğini umuyor olmalı.
Karşıt uçta ise Coventry, Sunderland, Nottingham Forest ve Tottenham, ilk beş maçlarında sahip oldukları fırsatlara göre üç gol daha az buldu. Bu takımlarda gerçekten bir bitirme sorunu var mı, yoksa kale önündeki şanslarının gelecekteki maçlarda değişip değişmeyeceğini görmek ilginç olacak.
İkisi Olduğu Gibi Arsenal
Daha önce belirtildiği gibi, şampiyon Arsenal, savunma tarafında ünlü takımlar arasında ve ligdeki açık ara en iyi savunma hattına sahip. Bu ağır Brighton yenilgisi bile hesaba katıldığında durumları değişmiyor. Forest teknik direktörü Oliver Glasner, takımının gol bulmasını sağlaması gereken işler olsa da, arkadan inşa edilebilecek sağlam bir temeli zaten yerleştirdi. Liverpool’daki Andoni Iraola da aynı yolu izliyor.

Bağlılığın inşasında ciddi çalışmalar gerekiyor; çünkü Crystal Palace, Fulham ve Chelsea, bu sezon arkadan çok açık kaldılar. Xabi Alonso’nun takımı, 12 gol yedikleri izlenimini yaratsa da bu kadar kötü değil. Brighton‘ın hücum tarafındaki parlaklığı, savunmada pek sağlam olmamalarının bedeliyle geldi. Fabian Hurzeler’in takımı, daha sık gol yememeleri açısından biraz şanslı sayılabilir.
Everton ve Leeds, karşılaştıkları fırsatlara göre beklentilerin altında üç gol daha az yedi, ancak her iki takım da genel olarak en sağlam savunmalardan biri arasında yer alıyor. Yeni sezonun beşinci maçına girilmiş olsa de, takımların nasıl performans göstereceği hakkında kesin iddialarda bulunmak çok erken. Ancak alt yatan bu rakamlar, bu sezon ne gibi şeylerin karşımıza çıkabileceğine dair bir ipucu veriyor.
Henüz erken bir dönem olduğundan panik yapma zamanı gelmedi, ancak bu veriler, bu takımların ciddiye alabileceği iyileştirme alanlarına sahip olduğunu gösteriyor.
[Haber Ajansı Analizi]
Sezonun ilk haftalarında, sıralama henüz kesinleşmemiş olsa da, xG verileri takımların gerçek potansiyelini ve zayıf noktalarını ortaya koyuyor. Bu rakamlar, sezonun seyri hakkında ilk ipuçlarını veren, okuyucuyu bir sonraki maçlara hazırlayan somut bir tablo sunuyor.
Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.
Foruma Katıl & Yanıtla ➔
