Liverpool Futbol Kulübü ile Manchester City Futbol Kulübü arasındaki rekabet, İngiliz futbolunun iki önemli kulübü arasında yaşanan şehirler arası bir mücadeledir. Liverpool, iç saha maçlarını Anfield Stadyumu’nda oynarken, Manchester City Etihad Stadyumu’nu ev sahipliği yapmaktadır.
Bu iki takımın ilk büyük yarışına 1976-77 sezonunda tanık olunmuş olsa da, modern anlamda rekabetin temelleri 2010’ların ortalarında atılmıştır. O tarihten itibaren, Liverpool ve Manchester City arasında üç kez kıyasıya şampiyonluk mücadeleleri yaşanmış ve her iki takım da beş UEFA Şampiyonlar Ligi finaline yükselmiştir; bu finalin birini Liverpool, diğerini ise Manchester City kazanmıştır. 2017-18 sezonundan 2024-25 sezonuna kadar olan süreçte, Jürgen Klopp yönetimindeki Liverpool ve Pep Guardiola yönetimindeki Manchester City, İngiliz futbolunda baskın bir rol oynamışlardır. Bu dönemde, Premier Lig’in tüm şampiyonluklarından biri bu iki takımın olmuş, FA Cup’ta üçü, EFL Kupası’nda yedi maç, Şampiyonlar Ligi’nde ise birer kez zafere ulaşmışlardır. Bu rekabetin yoğunluğu, her iki kulübün de 1995 yılından itibaren Premier Lig tarihinde elde edilen en yüksek puan toplamlarının altısını belirlemesine neden olmuştur. Ayrıca, bu dönemde Liverpool ve Manchester City oyuncuları ile teknik direktörleri, İngiliz futbolundaki bireysel ödüllerde de büyük bir üstünlük sağlamışlardır; Premier Lig’in sezonluk oyuncu ödüllerinin tamamı, PFA Oyuncularının Oyuncusu Ödülü ve FWA Yılın Futbolcusu Ödülü gibi prestijli unvanlar, genellikle bu iki kulüpten oyunculara verilmiştir. Ayrıca, beş adet Genç Oyuncu Ödülü de yine Liverpool ve Manchester City’den oyuncular tarafından kazanılmıştır.
Bu rekabetin kalitesi, futbol yorumcuları ve eski oyuncular tarafından da sıklıkla övgüyle karşılanmıştır. Eski Liverpool ve İngiltere oyuncusu Jamie Carragher, 2022 yılında bu rekabeti “İngiliz futbolunda şimdiye kadar gördüğümüz en iyi mücadele” olarak tanımlamıştır. BBC de, bu iki kulübün son yıllarda yarattığı rekabetin, İngiliz futbolunun standartlarını daha da yükselttiğini belirtmiştir.
Şehirler Arası Rekabet
Şehirler arası rekabet, aynı ülke içinde yer alan farklı şehirlerin spor müsabakalarında sergilediği yoğun ve genellikle taraftarlar arasında büyük bir tutku yaratan mücadelelerdir. Bu rekabetler, sadece futbol gibi popüler spor dallarında değil, basketbol, voleybol, hentbol gibi çeşitli branşlarda da sıkça görülür. Şehirler arası rekabetin kökenleri genellikle tarihi, kültürel veya ekonomik farklılıklara dayanır ve bu farklılıklar zamanla taraftarlar arasında derin bir bağlılık ve aidiyet duygusu yaratır. Bu tür maçlar, sadece sportif bir etkinlik olmanın ötesinde, şehirlerin kimliğini ve gururunu temsil eden önemli birer ritüel haline gelir. Rekabetin yoğunluğu, takımların performansları, oyuncu transferleri ve hatta teknik direktör değişiklikleri gibi birçok faktörden etkilenir. Bu maçlar genellikle büyük stadyumlarda oynanır ve milyonlarca taraftarın katılımıyla coşkulu bir atmosfer yaratılır. Şehirler arası rekabet, sporun sadece bir oyun olmanın ötesinde, toplumsal bağları güçlendiren ve şehirlerin ruhunu yansıtan önemli bir unsurdur.

İngiltere’nin kuzeybatısında yer alan Liverpool ve Manchester şehirleri, birbirlerinden yaklaşık 56 kilometre (35 mil) uzaklıktadır. Sanayi Devrimi’nden bu yana, iki şehir arasında ekonomik ve endüstriyel rekabet üzerine kurulu bir çekişme sürmektedir. 18. yüzyıla kadar Manchester, daha kalabalık olan ve İngiltere’nin kuzeyini temsil eden önemli bir şehirdi. Ancak 18. yüzyılın sonlarına doğru Liverpool, özellikle kuzeydeki pamuk fabrikalarının büyümesi ve başarısı için kritik öneme sahip büyük bir deniz limanı haline geldi. Bir sonraki yüzyılda Liverpool, Manchester’ı geride bıraktı ve 19. yüzyılın sonları ile 20. yüzyılın başlarında sıklıkla “Britanya İmparatorluğu’nun ikinci şehri” olarak tanımlandı. Bridgewater Kanalı, Mersey ve Irwell Navigasyon Yolu ve dünyanın ilk şehirlerarası demiryolu olan Liverpool ve Manchester Demiryolu gibi projeler, ham maddelerin iç kesimlere taşınmasında iki şehrin bağlarını güçlendirdi.
Manchester tüccarlarının finansettiği Manchester Gemi Kanalı’nın inşası, Liverpool siyasetçileri tarafından karşılanmış ve bu durum iki şehir arasında büyük bir hoşnutsuzluğa yol açmıştır. 1894 yılında tamamlanan kanalın ardından, Liverpool’daki işçi sınıfına mensup liman çalışanları ile Manchester’daki işçiler arasındaki gerilimler artmıştır. Bu dönemde, Liverpool ve Newton Heath takımları arasında oynanan play-off maçında, Newton Heath’in İkinci Lig’e düşmesine neden olan olaylar yaşanmıştır.
Günümüzde, hem Manchester şehrinin hem de Manchester City kulübünün armalarında, Manchester Gemi Kanalı ve şehrin ticaret köklerini temsil eden stilize edilmiş gemi figürleri bulunmaktadır. Bu sembol aynı zamanda, Manchester Şehir Konseyi gibi birçok Mancunian kurumunun yanı sıra, rakip takım olan Manchester United’ın da armasında yer almaktadır.
Savaş sonrası dönemde yaşanan ekonomik değişimler, bölgesel kömüre bağımlılık ve Asya işgücü piyasalarının büyümesiyle tetiklenen transatlantik ticaretin değişimi, İngiliz imalat sanayinin kademeli olarak gerilemesine neden olmuştur. Liverpool şehri, temel gelir kaynağını güneydeki liman kentlerine kaptırırken, Manchester bazı üretim mirasını korumayı başarmıştır. Bu ters giden gelişmeler, 20. yüzyılın ikinci yarısında İngiliz siyasi ortamında yaşanan değişimler ve önemli kültürel olaylar ile örtüşmektedir.
Her iki şehir de 1972 tarihli Yerel Yönetim Yasası’nın yürürlüğe girmesiyle birlikte, 1974 yılına kadar Lancashire Kontluğu’nun bir parçasıydı. O zamandan beri, Liverpool ve Manchester sırasıyla komşu olan Merseyside ve Greater Manchester metropol kontluklarının merkezlerini oluşturmaktadır.
Manchester ve Liverpool şehirleri, bulundukları bölgedeki etki mücadelelerine devam eden güçlü rakiplerdir. Bu iki şehrin Birleşik Krallık ekonomisine olan katkıları, 2002 yılında Manchester’a verilen Commonwealth Oyunları organizasyonu ile somut olarak gösterilmiştir. Aynı şekilde, Liverpool’un 2008 Avrupa Kültür Başkenti unvanını alması, şehrin devam eden yeniden canlanma projelerinin bir yansımasıdır.
Son dönemde Peel Ports tarafından yürütülen projeler, Liverpool Limanı ve Manchester Limanı arasındaki ekonomik bağları yeniden güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda, özellikle Manchester Kanalı üzerinden ticaret ilişkilerinin yeniden geliştirilmesi hedeflenmektedir.
Futbol rekabeti, futbol tarihinde sıkça rastlanan ve genellikle coğrafi yakınlık, tarihsel bağlar veya sportif başarılar üzerine kurulu olan yoğun duygusal çatışmaları ifade eder. Bu rekabetler, taraftar grupları arasında büyük bir heyecan yaratır ve maçların sadece spor mücadelesi olmanın ötesinde, kültürel ve hatta politik anlamlar taşımasına neden olabilir. Rekabetin şiddeti, takımların geçmişteki karşılaşmalarındaki sonuçlara, elde edilen şampiyonluk sayılarına ve oyuncu transferlerine kadar birçok faktörden etkilenir. Bu tür rekabetler, futbolun sadece bir spor olmanın ötesinde, toplumların kimliklerini şekillendiren önemli bir unsur olduğunu gösterir.
Liverpool ve Manchester City, tarihsel olarak Liverpool’un çok daha büyük başarılar elde ettiği bir rekabetin ötesindeydi. Ancak, Abu Dhabi United Group’un 2008 yılında Manchester City’yi satın almasıyla birlikte bu dinamik değişmeye başladı. O dönemde Liverpool, beş Avrupa Kupası, İngiltere futbol tarihinin en yüksek sayıda olan on sekiz lig şampiyonluğu, yedi FA Cup ve aynı şekilde rekor sayıdaki yedi Football League Cup zaferine sahipken, Manchester City sıfır Avrupa Kupası, iki lig şampiyonluğu, dört FA Cup ve iki Football League Cup kazanmıştı. Ancak 2008 yılına gelindiğinde, ne Liverpool ne de Manchester City iç sahada baskın bir güçtü; Liverpool son lig şampiyonsluğunu 1990’da, Manchester City ise 1968’de yaşamıştı.
Modern rekabetin tohumları, 2013-14 Premier League sezonunda atıldı. Brendan Rodgers yönetimindeki Liverpool ve Manuel Pellegrini’nin ilk sezonu olan Manchester City, Jose Mourinho yönetimindeki Chelsea ile birlikte üç yönlü bir şampiyonluk yarışına girdi; her takım sezon boyunca farklı zamanlarda liderliği elinde bulundurdu. Sonuç olarak, Manchester City ligi son gününde iki puan farkla Liverpool önünde tamamlayarak şampiyonluğa ulaştı.
Sonraki üç sezonda ne Liverpool ne de Manchester City lig şampiyonluğu için ciddi bir mücadele verdi. Ancak 2015-16 sezonunda – Jürgen Klopp’un Liverpool’daki ilk sezonu –, iki takım Lig Kupası finalinde karşılaştı. Normal sürenin 1-1 beraberlikle sonuçlanmasının ardından, uzatma sürelerinde gol kaydedilemedi ve Manchester City penaltı atışlarında 3-1 üstünlük sağlayarak kupayı kaldırdı.
2017-18 sezonunda, Pep Guardiola yönetimindeki Manchester City, İngiltere futbol tarihinin en yüksek puan toplamına ulaşarak (100 puan) lig şampiyonluğunu rahat bir şekilde elde etti ve ayrıca Lig Kupası’nı da kazandı. İki takım, Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde karşılaştı ve Liverpool, 5-1’lik genel skorla üstünlük sağladı. Liverpool, Şampiyonlar Ligi finaline yükseldi ancak Real Madrid’e mağlup oldu.
2018-19 sezonunda, iki kulüp arasındaki rekabet yeni bir zirveye ulaştı; hem Liverpool hem de Manchester City çok yakın bir şampiyonluk yarışına girdi. Manchester City, ligi son gün 98 puanla tamamladı ve Liverpool 97 puanla ikinci oldu; bu, İngiltere futbol tarihinin en yüksek puan toplamlarına ulaşılmasına rağmen üçüncü ve dördüncü sıralarda yer almalarını sağladı. Manchester City ayrıca 2018-19 FA Cup’ı ve Lig Kupası’nı kazanarak benzeri görülmemiş bir “yerel üçleme” elde ederken, Liverpool, Tottenham Hotspur’u finalde mağlup ederek İngiltere rekorunu kıran altıncı Avrupa Kupası’nı kazandı.
2019-20 sezonunda, Manchester City, 2019 FA Community Shield’da Liverpool’u penaltılarla mağlup etti ve ayrıca üst üste üçüncü Lig Kupası zaferini elde etti. Ancak Liverpool, lig sezonunda büyük bir baskınlık gösterdi ve Haziran ayında Chelsea’ya karşı alınan mağlubiyetin ardından, matematiksel olarak 19. lig şampiyonluğunu (ve Premier League dönemindeki ilk şampiyonluğunu) 99 puanla kazandı; bu, İngiltere futbol tarihinin ikinci en yüksek toplamıydı. Manchester City, 18 puan geride ikinci sırada yer aldı.
2020-21 sezonunda Liverpool, birçok önemli oyuncusunun sakatlıkları nedeniyle daha az başarılı bir performans sergiledi. Manchester City ise lig şampiyonluğunu rahatlıkla elde ederken, üst üste dördüncü Lig Kupası’nı da kazandı. Ayrıca, Avrupa kupasında finale yükselerek Chelsea ile karşılaştılar ancak mücadeleden mağlup ayrıldılar.
2021-22 sezonunda Liverpool ve Manchester City, bir kez daha kıyasıya bir şampiyonluk yarışına girdi. Şampiyonluğu, son günde 93 puanla Manchester City, 92 puanla Liverpool’un önünde garantiledi. Liverpool, Lig Kupası ve FA Cup’ını kazanırken, FA Cup’ın yarı finalinde City’yi eledi. Ayrıca, Şampiyonlar Ligi finaline yükselerek Real Madrid ile mücadele ettiler ancak yine bir kez daha mağlup oldular.
2022-23 sezonunda Liverpool, 2022 FA Community Shield maçında Manchester City’yi 3-1 gibi net bir skorla mağlup etti; ancak ligdeki önceki sezondaki formlarını tekrarlayamadılar ve sezonu beşinci sırada tamamladılar. Manchester City ise tarihindeki en başarılı sezonlarından birini yaşadı. Premier Lig, FA Cup ve Şampiyonlar Ligi’ni kazanarak İngiliz futbol tarihinde sadece ikinci kez “dörtlü şampiyonluk” elde eden takım oldular. Şampiyonlar Ligi finalinde Inter Milan’ı mağlup ederek kupayı müzesine kaldırdılar. Ayrıca, Lig Kupası’nın dördüncü turunda Liverpool’u elediler; ancak kendileri de çeyrek finalde elendiler.
2023-24 sezonunda Manchester City, Arsenal ile girdiği çekişmeli yarışın ardından lig şampiyonluğunu kazandı. Jürgen Klopp, Ocak ayında Liverpool ile olan sözleşmesinin bu sezon sona ereceğini duyurdu; Liverpool ise rekor kıran onuncu Lig Kupası’nı müzesine kaldırdı.
2024-25 sezonunda Liverpool, yeni teknik direktör Arne Slot yönetiminde İngiliz futbol tarihinin en üst düzey lig şampiyonluğuna ulaşarak yirmiinci kez bu başarıyı elde etti. Manchester City ise 2016-17 sezonundan beri ilk kez herhangi bir büyük kupayı kazanamadı.
2025-26 sezonunda, 2016-17 sezonundan beri ilk kez ne Liverpool ne de Manchester City Premier Lig şampiyonluğuna ulaşamadı. Bunun yerine Arsenal, yirmi iki yıl sonra lig şampiyonluğunu elde etti. Manchester City ise Lig Kupası ve FA Cup’ını kazanarak sezonu tamamladı. Bu aynı zamanda Pep Guardiola’nın Manchester City’deki son sezonuydu.
2018 yılından itibaren Liverpool ve City’den oyuncular ve teknik direktörler, İngiliz futbolundaki bireysel ödüllerde büyük bir hakimiyet kurdular. Premier Lig’in tüm “Yılın Oyuncusu” ödüllerinin yanı sıra FWA “Yılın Futbolcusu”, PFA “Oyuncuların Seçimi Yılın Oyuncusu” ve altı “Yılın Genç Oyuncusu” ödülünün beş tanesi bu iki kulüpten oyunculara verildi. Ayrıca, her yıl verilen Premier Lig “Yılın Teknik Direktörü” ödülü de ya Liverpool’un ya da Manchester City’nin teknik direktörüne gitti.
Yöneticiler Arasındaki Rekabet
Futbol dünyasında, teknik direktörler arasındaki rekabet, sahada yaşanan mücadelelerin ötesine geçerek, takımların başarısı ve futbolun genel dinamikleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olan karmaşık bir olgu olarak kendini gösterir. Bu rekabet, sadece bireysel başarı hırsından kaynaklanmayıp, aynı zamanda farklı yönetim felsefelerinin, oyun stratejilerinin ve hatta kişisel antrenörlük yaklaşımlarının karşıtlığıyla da beslenir.
Rekabetin yoğun olduğu dönemlerde, takımlar arasındaki maçlar sadece üç puan için değil, aynı zamanda teknik direktörlerin birbirlerine üstünlük kurma çabalarının bir yansıması olarak izlenir. Bu durum, oyuncular üzerinde ek bir motivasyon kaynağı oluştururken, taraftarların heyecanını da artırır. Rekabetin getirdiği baskı, bazı durumlarda olumlu sonuçlar doğurabilirken, bazen de gerginliklere ve anlaşmazlıklara yol açabilir.
Tarih boyunca birçok ünlü teknik direktör çifti, bu rekabetin sembolü haline gelmiştir. Bu isimler arasındaki mücadeleler, futbol tarihine damgasını vurmuş ve unutulmaz anlara sahne olmuştur. Rekabetin getirdiği heyecan ve tutku, futbolun vazgeçilmez bir parçasıdır ve sporun popülerliğine önemli katkılar sağlamaktadır.

Liverpool ve Manchester City arasındaki rekabetin, özellikle 2010’ların sonlarından itibaren yoğunlaşmasında, teknik direktörleri Jürgen Klopp ile Pep Guardiola arasındaki kişisel çekişme önemli bir rol oynamıştır. Bu rekabet, sadece İngiltere’deki başarılarıyla sınırlı kalmamış, kökenleri Almanya’ya uzanmaktadır. Guardiola, Bayern Münih’in başında; Klopp ise Borussia Dortmund’un teknik direktörlüğünü yaparken, iki kulüp Alman futbolunun en başarılı temsilcileri olarak “Der Klassiker” adlı bir rekabet içinde yer almıştır. Bu dönemde, iki takım arasında yaklaşık iki yıl içerisinde sekiz maç oynanmış ve bunlardan üçü kupa finalleridir. Klopp, bu sekiz maçın dördünü kazanırken, Guardiola da dört galibiyet elde etmiştir; ancak Klopp, iki takım arasındaki kupalardan ikisini de müzesine götürmeyi başarmıştır. Her iki teknik adam da sözleşmeleri sona erdikten sonra Almanya’dan İngiltere’ye geçerek kariyerlerine yeni bir sayfa açmıştır: Klopp, 8 Ekim 2015 tarihinde Liverpool ile anlaşırken, Guardiola’nın 1 Şubat 2016’da Manchester City ile 2016-17 sezonu için sözleşme imzaladığı duyurulmuştur.
2018-19 sezonunun sonunda, Guardiola, Klopp ile olan ilişkisini “güzel bir rekabet” olarak tanımlamış ve Klopp’un yönetimindeki Liverpool takımının, kariyeri boyunca karşılaştığı “en güçlü rakiplerden biri” olduğunu belirtmiştir. Eylül 2019’da ise Klopp, her ikisinin de 2019 FIFA Yılın En İyi Erkek Teknik Direktörü ödülüne aday gösterildiği dönemde, Guardiola’yı “kariyerimdeki en büyük rakibim” olarak nitelendirmiştir; bu ödülü kazanan ise Klopp olmuştur.
Reaksiyon (futbol terimi)
Futbolda “reaksiyon” terimi genellikle bir oyuncunun beklenmedik bir durumda, örneğin ani bir pas veya top kaybı anında gösterdiği çeviklik, hız ve karar verme becerisini ifade eder. İyi bir reaksiyon yeteneğine sahip oyuncular, oyunun akışını hızla kavrayabilir, rakiplerinin hareketlerini önceden tahmin edebilir ve uygun şekilde tepki verebilirler. Bu özellik, özellikle savunma oyuncuları için kritiktir, ancak hücum oyuncularının da hızlı ve etkili bir şekilde pozisyon almalarına yardımcı olur. Reaksiyon hızı, antrenmanlarla geliştirilebilir ve genellikle oyunun temposunu belirleyen önemli bir faktördür.
Liverpool ve Manchester City arasındaki rekabet, spor basını ve yorumcular tarafından sıklıkla övgüyle karşılanmaktadır. Yorumcu ve eski Liverpool ve İngiltere oyuncusu Jamie Carragher, 2022 yılında bu rekabeti “İngiliz futbolunda şimdiye kadar gördüğümüz en iyi rekabet” olarak tanımlamış ve eklemiştir: “Dünyanın en iyi iki takımının ve yöneticilerinin birbiriyle mücadele etmesi daha önce yaşanmamıştı.” Bir başka yorumcu ve eski İngiltere oyuncusu Gary Neville ise, bu rekabeti “mükemmellik ve tutarlılık açısından olağanüstü” olarak nitelendirmiştir. Aynı yıl BBC, iki kulübün son yıllarda İngiliz futbolunun seviyesini daha da yükselten bir rekabet yarattığını belirtmiştir. 2023’te Manchester Evening News, bu rekabetin özellikle “gergin” ve “düşmanca” bir yapıya sahip olduğunu vurgulamış ve iki takım arasındaki maçların artık sezonun kaderini belirleyen karşılaşmalar haline geldiğini ifade etmiştir.
Her iki kulübün şu anki oyuncuları da bu rekabet hakkında yorumlarda bulunmuştur. 2023’te Manchester City oyuncusu Rodri, “Bu rekabet her zaman var, her takımın durumundan bağımsız olarak. Son birkaç yıldır büyük bir rekabetin yaşandığı kesin” şeklinde konuşmuştur.
2019 yılında yapılan bir anket, birçok Manchester City taraftarının Liverpool’u, Manchester United’ı değil, kulüplerinin en büyük rakibi olarak gördüğünü ortaya koymuştur. Ancak 2023 yılında yapılan başka bir ankete göre, Liverpool taraftarları Manchester City’yi, Manchester United ve Chelsea’nin ardından üçüncü en büyük rakipleri olarak görmekte, ancak Everton’un önünde tutmaktadırlar.
1 Aralık 2024 tarihinde Anfield’da oynanan Liverpool-Manchester City Premier Lig maçı sırasında, 19 yaşındaki Kian Holt adlı bir erkek, “trajik olaylara atıfta bulunan” sözler söylemek suçundan tutuklanmıştır. Benzer suçlamalarla ilgili olarak sekiz başka erkek de gözaltına alınmış, ancak daha sonra kefaletle serbest bırakılmıştır. Bu sözler, 97 Liverpool taraftarının hayatını kaybettiği 1989 Hillsborough faciası’na gönderme yapmaktaydı.
Kariyer maçları (Head-to-head) bölümü, iki takım veya oyuncu arasındaki doğrudan karşılaşmaları analiz eder. Bu analizler genellikle geçmiş performansları değerlendirmek, taktiksel avantajları belirlemek ve gelecekteki olası sonuçları tahmin etmek için kullanılır. Başlangıç olarak, her bir takımın veya oyuncunun galibiyet, mağlubiyet, beraberlik gibi temel istatistikleri karşılaştırılır. Daha sonra, maçların skorları, goller, asistler, şut isabet yüzdesi gibi detaylı verileri incelenir. Takım veya oyuncu bazında bireysel performanslar da ayrıntılı olarak değerlendirilerek, hangi takımın veya oyuncunun diğerine karşı daha üstün olduğu belirlenmeye çalışılır. Bu kapsamlı analizler, spor dünyasında rekabetin derinliğini ve karmaşıklığını anlamamıza yardımcı olur.
Aşağıdaki tablo, iki takım arasındaki rekabetin sonuçlarını göstermektedir; ancak bu sonuçlar, uzatma süreleri ve penaltı atışları gibi faktörler dikkate alınmadan hazırlanmıştır ve kulüplerin kazandığı şampiyonluk sayılarını yansıtmamaktadır. Lig maçları, Premier League, League Division One ve League Division Two olmak üzere üç farklı ligi kapsamaktadır. Tabloda, Lancashire Bölgesi maçları ve savaş dönemindeki lig mücadeleleri yer almamaktadır.
Maçlar
(Metin eksik)
Aşağıdaki tablo, Manchester City ile Liverpool arasındaki maçları, iç saha avantajına göre ikiye ayırarak sunmaktadır. Sol taraftaki tabloda, Manchester City’nin kendi sahasında oynanan maçlar yer alırken, sağdaki tabloda ise Liverpool’un kendi sahası olan Anfield’da oynanan karşılaşmalar bulunmaktadır. Manchester City, kuruluşundan itibaren farklı stadlarda mücadele etmiştir: Hyde Road (1887-1923), ardından Maine Road (kapanışına kadar) ve son olarak 2003-04 sezonunda City of Manchester Stadium. Kupafinaları genellikle tarafsız bir ortamda, örneğin İngiltere milli futbol takımının stadı olan Wembley’de oynanmaktadır.

