İçeriğe geç
Ana Sayfa / Spor Sözlüğü / A.S. Roma
Genel Spor Taktik & Kural

A.S. Roma Nedir?

BirSpor Sözlük Kodu
as-roma

📖 Detaylı Açıklama & Taktiksel Önemi

Associazione Sportiva Roma (İtalyanca telaffuzu: [ˈroːma]), İtalya’nın başkenti Roma merkezli bir profesyonel futbol kulübüdür. 1927 yılında birleşmeyle kurulan Roma, kuruluşundan bu yana İtalyan futbolunun en üst seviyesinde mücadele etmiştir; tek istisna, 1951-52 sezonudur. Kulüp, Serie A’da üç kez şampiyonluk yaşamıştır: 1941-42, 1982-83 ve 2000-01 sezonlarında. Ayrıca dokuz Coppa Italia zaferi ve iki Süper Kupa (Supercoppa Italiana) şampiyonluğu bulunmaktadır. Avrupa arenasında ise Roma, 1960-61 sezonunda Inter-Cities Fairs Cup’ı kazanmış, 2021-22 sezonunda ise UEFA Konferans Ligi’nin ilk şampiyonu olmuştur. Kulüp ayrıca 1983-84 Avrupa Kupası’nda, 1990-91 UEFA Kupası’nda ve 2022-23 UEFA Avrupa Ligi’nde ikinci olmuşlardır.

Roma formasıyla FIFA Dünya Kupası zaferi yaşayan oyuncular arasında Attilio Ferraris ve Enrique Guaita (1934), Guido Masetti ve Eraldo Monzeglio (1934 ve 1938), Aldo Donati ve Pietro Serantoni (1938), Bruno Conti (1982), Rudi Völler ve Thomas Berthold (1990), Aldair (1994), Vincent Candela (1998), Cafu (2002), Daniele De Rossi, Simone Perrotta ve Francesco Totti (2006) ile Paulo Dybala (2022) bulunmaktadır.

Roma, 1953 yılından beri maçlarını, aynı zamanda şehirdeki ezeli rakipleri Lazio’nun da kullandığı Stadio Olimpico’da oynamaktadır. Yaklaşık 72.000 kapasiteye sahip olan bu stadyum, İtalya’nın en büyük ikinci futbol arenasıdır; sadece San Siro daha fazla seyirci alabilmektedir. Kulüp, yeni bir stad inşa etme planları yapmaktadır, ancak henüz inşaat çalışmalarına başlanmamıştır. Roma ve Lazio arasındaki güçlü rekabet, “Derby della Capitale” olarak bilinen maçlarla kendini göstermektedir.

Kulübün renkleri, Roma’ya “I Giallorossi” (“Sarı-Kırmızılar”) lakabını veren kırmızının tonları ile altın sarısıdır. Bu renkler genellikle beyaz şortlarla kombinlenmektedir. Kulüp amblemi, Roma’nın kuruluş mitosuna atıfta bulunan bir dişi kurt figürü içermektedir.

Tarihçe:

Bu bölüm, kulübün kuruluşundan günümüze uzanan zengin ve köklü tarihini detaylı bir şekilde anlatmaktadır. Kuruluş aşamasındaki önemli kilometre taşları, kulüp içindeki liderlik değişimleri, başarılarla dolu dönemler ve zorlu mücadelelerin üstesinden gelme hikayeleri kronolojik olarak sunulmaktadır. Kulübün farklı dönemlerdeki yönetim yapıları, oyuncu kadroları ve teknik direktörleri hakkında kapsamlı bilgiler yer almaktadır. Ayrıca, kulüp tarihinin önemli maçları, şampiyonlukları, kupa zaferleri ve rekorlar da ayrıntılı bir şekilde incelenmektedir. Bu bölüm, kulübün geçmişine ışık tutarak, geleceğe yönelik vizyonunu şekillendirmeye katkıda bulunmaktadır.

Foundation, futbol kulüplerinin altyapı oyuncularını geliştirmek ve onları profesyonel seviyeye hazırlamak amacıyla kurulan bir organizasyondur. Bu tür organizasyonlar, genç yeteneklerin keşfedilmesi, eğitilmesi ve onların kariyerlerine yön vermeleri için önemli bir rol oynar. Foundation’ın temel amacı, futbolun sadece bir spor değil, aynı zamanda sosyal ve kişisel gelişim için de bir araç olduğunu vurgulamaktır. Genellikle, bu tür yapılar, kulüplerin altyapı sistemleriyle doğrudan bağlantılıdır ve oyuncuların fiziksel, teknik ve taktiksel becerilerini geliştirmeye odaklanır. Ayrıca, genç futbolcuların disiplin, takım çalışması ve liderlik gibi önemli özelliklerini de kazandırmayı hedefler.

Attilio Ferraris, Roma'nın kuruluş ve gelişim dönemlerinde kaptanlık görevini üstlenmiş önemli bir figürdür.
Attilio Ferraris, Roma’nın kuruluş ve gelişim dönemlerinde kaptanlık görevini üstlenmiş önemli bir figürdür.
Roma Kulübü'nün kuruluşunun 98. yıl dönümünü kutlamak amacıyla, İtalya'nın başkenti Roma'da bir anıt dikildi. Bu özel etkinlik, kulübün zengin tarihine ve taraftarların kalplerindeki yerini vurgulamak için düzenlendi. Anıt, şehrin önemli bir noktasında bulunmakta olup, ziyaretçilere Roma'nın spor tarihindeki önemini hatırlatıyor.
Roma Kulübü’nün kuruluşunun 98. yıl dönümünü kutlamak amacıyla, İtalya’nın başkenti Roma’da bir anıt dikildi. Bu özel etkinlik, kulübün zengin tarihine ve taraftarların kalplerindeki yerini vurgulamak için düzenlendi. Anıt, şehrin önemli bir noktasında bulunmakta olup, ziyaretçilere Roma’nın spor tarihindeki önemini hatırlatıyor.

AS Roma, 1927’nin baharında, Italo Foschi’nin öncülüğünde, Roma şehrindeki üç eski İtalyan Futbol Şampiyonası kulübünün birleşmesiyle kurulmuştur: Roman FC, SS Alba-Audace ve Fortitudo-Pro Roma SGS. Foschi, dönemin iktidarındaki Ulusal Faşist Partisi’nin önemli Roma temsilcilerindendi.

Bu birleşmenin temel amacı, İtalya’nın başkentine, o dönemde daha baskın olan Kuzey İtalyan kulüpleriyle rekabet edebilecek güçlü bir takım kazandırmaktı. Bu birleşmeye karşı çıkan tek büyük Roma kulübü Lazio oldu; bu durum, kulübün üyesi ve İtalyan Futbol Federasyonu (FIGC) yöneticisi General Vaccaro’nun müdahalesiyle gerçekleşti.

Kurucu üç kulüp de lige düşürülmüş olmasına rağmen, faşist yanlısı FIGC, yeni takımın İtalya’nın başkentine daha güçlü bir temsil sağlayacağına inanıyordu ve takıma, Serie A’nın öncüsü olan Divisione Nazionale’de yer almak için özel bir davet gönderdi. Kulüp, ilk sezonlarını Motovelodromo Appio stadyumunda oynadıktan sonra, Testaccio’nun işçi sınıfı mahallelerine taşındı ve tamamen ahşap malzemeden inşa edilmiş Campo Testaccio sahasını yaptı; bu saha Kasım 1929’da açıldı. Roma’nın büyük bir etki yarattığı önemli bir sezon ise 1930-31 şampiyonasıydı; burada kulüp, Juventus’un ardından ikinci sırada yer aldı. Bu dönemde kaptan Attilio Ferraris, Guido Masetti, Fulvio Bernardini ve Rodolfo Volk gibi oyuncular, takımın başarısında büyük rol oynadılar.

İlk şampiyonluk zaferi ve ardından gelen düşüş dönemi.

1942 yılında ilk İtalya şampiyonluğunu (Scudetto) kazanan Roma takımı. Bu tarihi zafer, kulüp tarihinin en önemli anlarından biri olarak kabul edilir ve taraftarların hafızalarında özel bir yere sahiptir. Takımın bu başarıya ulaşmasında etkili olan oyuncular ve teknik direktörler, kulübün efsanevi figürleri arasında yer alır. Roma'nın 1942 şampiyonluğu, İtalya futbolunun altın çağının başlangıcını temsil eder ve kulübün gelecekteki başarılara zemin hazırlamıştır.
1942 yılında ilk İtalya şampiyonluğunu (Scudetto) kazanan Roma takımı. Bu tarihi zafer, kulüp tarihinin en önemli anlarından biri olarak kabul edilir ve taraftarların hafızalarında özel bir yere sahiptir. Takımın bu başarıya ulaşmasında etkili olan oyuncular ve teknik direktörler, kulübün efsanevi figürleri arasında yer alır. Roma’nın 1942 şampiyonluğu, İtalya futbolunun altın çağının başlangıcını temsil eder ve kulübün gelecekteki başarılara zemin hazırlamıştır.

Roma, ligdeki performans düşüşünün ardından ve önemli oyuncuların takımdan ayrılmasıyla birlikte kadrosunu yeniden yapılandırdı ve golcü oyuncular olan Arjantinli Enrique Guaita gibi isimleri ekledi. Luigi Barbesino’nun teknik direktörlüğünde, Roma kulübü 1935-36 sezonunda ilk şampiyonluklarına çok yaklaşmış, ancak Bologna’nın bir puan gerisinde kalarak ikinci olmuştu.

Roma, 1930’ların sonlarında yaşadığı tutarsızlıkların ardından toparlandı. Roma, 1941-42 sezonunda beklenmedik bir şampiyonluk zaferi elde ederek ilk “scudetto” unvanını kazandı. Yerel oyuncu Amedeo Amadei’nin attığı 18 gol, teknik direktör Alfréd Schaffer yönetimindeki Roma takımının şampiyonluğa ulaşmasında kritik bir rol oynadı. O dönemde İtalya, II. Dünya Savaşı’nın içinde bulunuyordu ve Roma, Stadio Nazionale PNF’de mücadele ediyordu.

Savaşın ardından gelen yıllarda, Roma kulübü 1940’ların başlarındaki ligdeki konumunu yeniden yakalamakta zorlandı. Roma, beş sezon boyunca Serie A’da alt sıralarda yer aldıktan sonra, 1950-51 sezonunun sonunda tarihindeki tek düşüşünü yaşayarak Serie B’ye düştü. Gelecekte İtalya milli takımının teknik direktörü olacak Giuseppe Viani yönetiminde, kulüp doğrudan Serie A’ya yükselmeyi başardı.

Serie A’ya döndükten sonra, Roma, Egisto Pandolfini, Dino da Costa ve Danimarkalı Helge Bronée gibi oyuncularla birlikte ligin üst sıralarında yer almayı başardı. Bu dönemin en iyi performansı, İngiliz Jesse Carver yönetiminde yaşandı. 1954-55 sezonunda, Udinese’nin yolsuzluk nedeniyle düşürüldüğü için ikinci sırada yer alan Roma, şampiyonluğu kıl payı kaçırdı. Bir sonraki on yıl boyunca ilk dört sıraya girememelerine rağmen, kulüp bazı kupa başarıları elde etti. İlk uluslararası başarısı ise 1960-61 sezonunda yaşandı. Roma, Inter-Cities Fairs Cup’ta Birmingham City’yi finalede 4-2 yenerek şampiyon oldu. Birkaç yıl sonra, 1963-64 sezonunda Torino’yu 1-0 yenerek ilk Coppa Italia kupasını kaldırdı.

Kulübün en zorlu dönemi ise 1964-65 sezonunda yaşandı. Teknik direktör Juan Carlos Lorenzo, kulübün oyuncularına ödeme yapamadığını ve bir sonraki maç için Vicenza’ya seyahat etme imkanının olmadığını duyurdu. Taraftarlar, Sistine Tiyatrosu’nda düzenledikleri bir yardım kampanyasıyla kulübü ayakta tuttu ve iflasın önüne geçildi. Yeni başkan Franco Evangelisti’nin göreve gelmesiyle bu kriz aşılmıştı.

İkinci Coppa Italia kupası ise 1968-69 sezonunda, küçük bir lig formatında düzenlenen turnuvada kazanıldı. Giacomo Losi, 1969 yılında tüm müsabakalarda 450 maç oynayarak Roma tarihinin en çok forma giyen oyuncusu unvanını elde etti. Bu rekor, 38 yıl boyunca kırılamadı.

1970’lerden 1990’lara uzanan dönem, futbol tarihinde inişli çıkışlı bir tablo çizdiği yıllardır. Bu dönemde bazı takımlar zirveye oynarken, bazıları ise zorlu mücadeleler vermek zorunda kaldı. Özellikle Avrupa kupalarındaki başarılar ve lig şampiyonlukları, bu dönemin önemli olaylarından oluştu. Oyuncularının yetenekleri ve teknik direktörlerin stratejileri, takımların kaderini belirleyen faktörlerdi. Bu dönemdeki rekabetin yoğunluğu, futbolun heyecanını daha da artırdı ve taraftarların unutulmaz anlar yaşamasını sağladı.

Giacomo Losi, kulüp kaptanı olarak 1960-61 sezonunda Inter-Cities Fairs Kupası'nı kaldırmanın onurunu yaşadı. Bu zafer, kulübün tarihinde önemli bir yere sahip olup, oyuncunun liderlik vasıflarını ve takımın başarısındaki rolünü simgelemektedir.
Giacomo Losi, kulüp kaptanı olarak 1960-61 sezonunda Inter-Cities Fairs Kupası’nı kaldırmanın onurunu yaşadı. Bu zafer, kulübün tarihinde önemli bir yere sahip olup, oyuncunun liderlik vasıflarını ve takımın başarısındaki rolünü simgelemektedir.

Roma, 1972 yılında Anglo-İtalyan Kupası’nda Blackpool’u 3-1 yenerek bir başka kupayı da koleksiyonuna ekledi. 1970’lerin büyük bölümünde Roma, Serie A’nın üst sıralarında yer alma konusunda istikrarsız bir performans sergiledi. Bu on yılda kulübün elde ettiği en iyi derece, 1974-75 sezonunda üçüncü sırada yer almasıydı. Bu dönemde takımda forma giyen önemli oyuncular arasında orta sahalar Giancarlo De Sisti ve Francesco Rocca bulunuyordu.

Roma’nın futbol tarihindeki yeni bir başarı dönemi, 1979-80 sezonunda kazanılan Coppa Italia ile başladı; Torino’yu penaltilerde yenerek kupayı kaldırdılar. Roma, 1940’lardan beri ulaşamadığı ligdeki yüksek sıralara yükseldi ve 1980-81 sezonunda Juventus’un ardından ikinci sırada yer aldı. Bu dönemde takımın teknik direktörlüğünü eski Milan oyuncusu Nils Liedholm yapıyordu ve Bruno Conti, Agostino Di Bartolomei, Roberto Pruzzo ve Falcão gibi önemli oyuncular forma giyiyordu.

Roma’nın ikinci şampiyonluk zaferi uzun süre bekletilmedi. 1982-83 sezonunda Roma, başkentte büyük bir coşkuyla kutlanan bir zaferle 41 yıl sonra ilk şampiyonluğunu elde etti. Bir sonraki sezonda Roma, İtalya’da ikinci oldu ve Coppa Italia kupasını kazandı; aynı zamanda 1984 Avrupa Kupası finalinde de Liverpool’a karşı mücadele etti. Pruzzo’nun attığı golle 1-1 beraberlikle sonuçlanan bu finalde Roma, penaltı atışlarında mağlup oldu. 1980’lerdeki başarılı süreç, 1985-86 sezonunda ikinci sırada yer alması ve Sampdoria’yı 3-2 yenerek Coppa Italia’yı kazanmasıyla sona erdi.

Ardından, ligde göreceli bir düşüş yaşandı; bu dönemdeki tek önemli başarı, 1987-88 sezonunda elde edilen üçüncü sırada yer almasıydı. 1990’ların başında kulüp, tüm İtalyan takımlarının mücadele ettiği UEFA Kupası finalinde Internazionale ile karşılaştı ve 2-1 mağlup oldu. Aynı sezonda kulüp, yedinci Coppa Italia kupasını kazandı ve Supercoppa Italiana’da Sampdoria’ya karşı ikinci sırada yer aldı. Coppa Italia finalinde Torino’ya karşı oynanan maç dışında, bu on yıl Roma’nın tarihinde, özellikle ligde, düşük performans sergilediği bir dönem olarak kabul edilir; en iyi derece olarak 1997-98 sezonunda dördüncü sırada yer almayı başardılar. 1990’ların başında, kulübün yetiştirdiği genç forvet oyuncusu Francesco Totti de takıma dahil oldu ve daha sonra takımın önemli bir üyesi haline geldiği gibi kulübün sembolik kaptanı da oldu.

Sensi dönemindeki üçüncü şampiyonluk.

17 Haziran 2001 tarihinde, Roma ekibi, İtalya'nın başkenti Roma'da Parma ile oynadığı maçta sahadan 3-1'lik bir galibiyetle ayrılarak kulüp tarihindeki üçüncü İtalyan şampiyonluğunu elde etti. Bu tarihi zafer, özellikle Curva Sud tribünlerindeki taraftarlar arasında büyük bir sevinç dalgasına yol açtı.
17 Haziran 2001 tarihinde, Roma ekibi, İtalya’nın başkenti Roma’da Parma ile oynadığı maçta sahadan 3-1’lik bir galibiyetle ayrılarak kulüp tarihindeki üçüncü İtalyan şampiyonluğunu elde etti. Bu tarihi zafer, özellikle Curva Sud tribünlerindeki taraftarlar arasında büyük bir sevinç dalgasına yol açtı.

Roma Kulübü, 2000-01 sezonunda üçüncü Serie A şampiyonluğunu elde etti. Şampiyonluk, Parma’yı 3-1 mağlup ettikten sonra, Juventus’un iki puan önünde, ligin son gününde kazanıldı. Takımın kaptanı Francesco Totti, bu zaferdeki en önemli figürlerden biriydi ve kulüp tarihinin en büyük kahramanlarından biri olarak tarihe geçti; daha sonra birçok kulüp rekorunu kırdı. Bu dönemde takımın diğer önemli oyuncuları arasında Aldair, Cafu, Gabriel Batistuta ve Vincenzo Montella yer aldı.

2001-02 Serie A sezonunda Roma, Juventus’un ardından ikinci sırada yer aldı. Bu, 2000’li yıllarda Roma’nın hem Serie A’da hem de Coppa Italia’da birçok kez ikincilik elde etmesinin başlangıcıydı. 2003 yılında Coppa Italia finalinde Milan’a 4-2 mağlup oldular ve 2003-04 sezonunda da Serie A’da ikinci olarak yine Milan’ın gerisinde kaldılar. Bu dönemde kulüp, finansal yeniden yapılandırmalar gerçekleştirdi. Kasım 2003’te “Roma 2000” tarafından 37,5 milyon Euro sermaye sağlanarak altı aylık zararın ve önceki yıla ait zararın karşılanması amaçlandı. Daha sonra, 30 Haziran’da ek olarak 44,57 milyon Euro sermaye sağlandı. Hisse senedi piyasası üzerinden yapılan yeni hisse satışlarıyla elde edilen 19,850 milyon Euro ile yıl sonu itibarıyla hissedarlık sermayesi 19,878 milyon Euro’ya yükseldi; bu rakam 2011 yılına kadar değişmedi. Bir sonraki sezonda ise Walter Samuel 25 milyon Euro karşılığında ve Emerson 28 milyon Euro karşılığında takımdan ayrıldı, bu da takımın gücünü azalttı. Giallorossi, sezonu sekizinci sırada tamamladı; bu, son yıllardaki en kötü performanslardan biriydi.

Francesco Totti, 2007-08 sezonunda kazanılan Coppa Italia şampiyonluğu ile tanınır.
Francesco Totti, 2007-08 sezonunda kazanılan Coppa Italia şampiyonluğu ile tanınır.

9 Temmuz 2006 tarihinde, Roma’nın oyuncuları Francesco Totti, Daniele De Rossi ve Simone Perrotta, İtalya Milli Takımı formasıyla 2006 FIFA Dünya Kupası Finali’nde Fransa’yı mağlup ederek şampiyonluğa ulaşmıştır. 2006 yılında yaşanan “Calciopoli” skandalında Roma, doğrudan karışan takımlar arasında yer almamıştır. Cezaların ardından, Roma 2005-06 sezonunda lig ikinciliği unvanını geri almıştır; bu aynı sezon, Coppa Italia’da Internazionale’ye yenilerek finalde ikinci olmuşlardır. Ardından gelen iki sezonda, yani 2006-07 ve 2007-08 sezonlarında da Serie A’da tekrar ikinci olmuşlar, böylece 2000’li yıllar, Roma’nın tarihindeki en başarılı dönemlerden biri haline gelmiştir. Bu iki sezonda UEFA Şampiyonlar Ligi’nde ise çeyrek finale yükselmişler ancak Manchester United’a yenilerek elenmişlerdir. 2008-09 sezonunda ise Şampiyonlar Ligi’nde Chelsea’nin önünde grup aşamasını tamamlayarak tarihinde ilk kez bir grup aşamasının galibi olmuşlardır. Ancak, eleme turunda Arsenal’e penaltılarla mağlup olarak turnuvaya veda etmişlerdir.

2009-10 sezonunun başlangıcındaki hayal kırıklıklarının ardından, Claudio Ranieri, Luciano Spalletti’nin yerine teknik direktörlük görevine getirilmiştir. Bu değişiklik anında Roma, Juventus ve Genoa’ya karşı alınan mağlubiyetler nedeniyle Serie A puan tablosunda son sıralarda yer almaktaydı. Buna rağmen, Roma ligde 24 maçlık bir yenilmezlik serisi yakalamıştır; bu serinin son maçı, rakipleri Lazio’yu 1-0 geriden gelerek 2-1 mağlup ettikleri karşılaşmaydı. Ranieri, bu maçta Totti ve De Rossi’yi devre arasında oyundan almıştır. Roma bir dönem ligin zirvesindeydi ancak sezonun ilerleyen aşamalarında Sampdoria’ya karşı alınan mağlubiyetle bu liderlikleri kaybetmişlerdir. Roma, Serie A ve Coppa Italia’da tekrar Internazionale’ye yenilerek ikinci olmuşlardır. 2000’li yıllar, Roma için unutulmaz bir dönem olmuştur; bu dönemde Scudetto şampiyonluğu, iki Coppa Italia kupası ve ilk iki Supercoppa Italiana unvanı elde edilmiştir. Ayrıca, 1984 yılından sonraki en yakın Şampiyonlar Ligi çeyrek finali başarısı (2006-07 ve 2007-08 sezonlarında), altı lig ikinciliği, dört Coppa Italia finali ve üç Supercoppa finali gibi önemli başarılarla Roma’nın tarihindeki en başarılı on yılı olmuştur.

Amerikan sahipliği ve Pallotta dönemi.

2010 yazında, Sensi ailesi, bir borç yapılandırma anlaşmasının parçası olarak Roma’daki kontrolü bırakmaya karar verdi ve böylece 1993 yılında başlayan yönetimleri sona erdi. Yeni bir yönetici atanana kadar, Rosella Sensi kulübün yöneticilik görevini sürdürdü. Şubat 2011’de, beş maçlık yenilmezlik serisinin ardından alınan kötü sonuçlar nedeniyle Claudio Ranieri, teknik direktörlük görevinden istifa etti ve eski forvet oyuncusu Vincenzo Montella, sezon sonuna kadar geçici menajer olarak göreve getirildi. Aynı sezonda, Roma’nın efsanevi oyuncusu Francesco Totti, Mart 2011’de Fiorentina karşısında Serie A kariyerinin 200. golünü kaydetti ve bu başarıya ulaşan sadece altıncı oyuncu oldu.

Francesco Totti, AS Roma kulübünün tarihine damga vuran, kulüp tarihindeki en golcü oyuncu unvanını taşıyan ve aynı zamanda kulüp tarihinde en çok maçta forma giyen futbolcu olarak bilinir.
Francesco Totti, AS Roma kulübünün tarihine damga vuran, kulüp tarihindeki en golcü oyuncu unvanını taşıyan ve aynı zamanda kulüp tarihinde en çok maçta forma giyen futbolcu olarak bilinir.

16 Nisan 2011 tarihinde, Thomas R. DiBenedetto liderliğindeki bir Amerikan yatırım grubu ile devralma sözleşmesi imzalandı; James Pallotta, Michael Ruane ve Richard D’Amore ortaklar olarak yer aldı. DiBenedetto, kulübün 22. başkanı oldu ve 27 Eylül 2011’den 27 Ağustos 2012’ye kadar görev yaptı; ardından James Pallotta başkanlık koltuğuna oturdu. Yeni kurulan ara holding şirketi NEEP Roma Holding’in %60’ı Amerikalı “AS Roma SPV, LLC” tarafından, geri kalan %40’ı ise Sensi’nin borç veren kuruluşu UniCredit tarafından sahipti. NEEP, daha önce Sensi’ye ait olan tüm hisselere (%60 civarında) sahipti; geri kalanı borsada serbest piyasaya bırakılmıştı. Daha sonra UniCredit, NEEP Roma Holding’i “AS Roma SPV, LLC” ve Pallotta’ya satarak yatırımını sonlandırdı.

Yeni yönetim, Walter Sabatini’yi futbol direktörlüğüne ve eski İspanyol millî oyuncusu ve Barcelona B teknik direktörü Luis Enrique’yi teknik direktör olarak getirdi. Erik Lamela (River Plate), Bojan (Barcelona), Dani Osvaldo ve Miralem Pjanić gibi önemli transferler yapıldı. Takım, 2011-12 UEFA Avrupa Ligi play-off turunda Slovan Bratislava’ya elendi. 2012 yılında James Pallotta kulübün yeni başkanı oldu. 2012-13 sezonu öncesinde, eski teknik direktör Zdeněk Zeman göreve getirildi. Ancak, takım Serie A’da 6. sırada yer alması ve Coppa Italia finalinde ezeli rakipleri Lazio’ya 1-0 mağlup olması üzerine 2 Şubat 2013 tarihinde görevinden alındı. Bu, Lazio ve Roma’nın ilk kez Coppa Italia finalinde karşılaştığı bir maçtı. Sonuç olarak, Roma, üst üste ikinci sezon Avrupa kupalarına katılamadı.

Rudi Garcia, 2014 yılında AS Roma'nın teknik direktörlüğünü üstlenerek kulüp tarihine damga vurmuştur. Kariyerinin bu döneminde, takımın yükselişine liderlik etmiş ve önemli başarılar elde etmiştir. Teknik direktörlük tarzı, oyuncularıyla kurduğu güçlü bağ ve taktiksel zekasıyla dikkat çekmiştir. Roma'nın savunma organizasyonlarını güçlendirmiş, hücum varyasyonları geliştirmiş ve genç yetenekleri A takım seviyesine taşımıştır. Garcia yönetiminde, AS Roma Avrupa arenasında rekabetçi bir güç haline gelmiş ve taraftarlarına unutulmaz anlar yaşatmıştır.
Rudi Garcia, 2014 yılında AS Roma’nın teknik direktörlüğünü üstlenerek kulüp tarihine damga vurmuştur. Kariyerinin bu döneminde, takımın yükselişine liderlik etmiş ve önemli başarılar elde etmiştir. Teknik direktörlük tarzı, oyuncularıyla kurduğu güçlü bağ ve taktiksel zekasıyla dikkat çekmiştir. Roma’nın savunma organizasyonlarını güçlendirmiş, hücum varyasyonları geliştirmiş ve genç yetenekleri A takım seviyesine taşımıştır. Garcia yönetiminde, AS Roma Avrupa arenasında rekabetçi bir güç haline gelmiş ve taraftarlarına unutulmaz anlar yaşatmıştır.

12 Haziran 2013 tarihinde, Rudi Garcia, AS Roma’nın yeni teknik direktörü olarak göreve getirildi. Garcia, görevine başladığı ilk on maçta galibiyet alarak Serie A tarihinin en iyi başlangıç rekorunu kırdı. Bu dönemde, ezeli rakipleri Lazio ile oynanan derbi mücadelesini 2-0 kazanırken, Internazionale’yi deplasmanda 3-0 mağlup etti ve şampiyonluk yarışındaki Napoli’yi evinde 2-0 yendi. Bu süreçte Roma, 24 gol atarken sadece Parma maçında bir gol yedi. Kulüp, 85 puanla ligi ikinci sırada tamamladı; Juventus ise rekor kırarak 102 puanla şampiyonluğa ulaştı. 2014-15 sezonunda ise Roma, 2015 yılında yaşanan performans düşüşlerinin ardından tekrar Juventus’un gerisinde kalarak ikinci oldu. Sezon sonunda kulüp, finansal kayıplar ve UEFA Finansal Fair Play kurallarını ihlal etmesi nedeniyle ceza aldı; bu ceza kapsamında 6 milyon Euro para cezası kesildi ve UEFA müsabakalarında kadro sınırlamasına tabi tutuldu.

2015-16 sezonu öncesinde, Roma, Bosna Hersekli oyuncu Edin Džeko’yu Manchester City’den 4 milyon Euro karşılığında satın alma opsiyonuyla birlikte kiralık olarak kadrosuna dahil etti; bu opsiyon daha sonra kullanıldı. 13 Ocak 2016 tarihinde, Garcia, Serie A’da oynadığı son yedi maçta sadece bir galibiyet alması üzerine görevinden alındı. Ardından Luciano Spalletti, ikinci kez AS Roma’nın teknik direktörlüğüne getirildi. 21 Şubat’ta Totti, sakatlıktan dönmesinden bu yana yeterli süre alaması nedeniyle açıkça Spalletti’yi eleştirdi. Sonuç olarak, Totti, Spalletti tarafından Palermo ile oynanan 5-0’lık galibiyette kadroya alınmadı; bu karar taraftarlar ve medya arasında büyük yankı uyandırdı. Başlangıçtaki anlaşmazlıkların ardından, Spalletti, Totti’yi genellikle oyuna sonradan dahil ederek kullanmaya başladı ve oyuncu, beş maçlık seri boyunca yedekten oyuna girerek dört gol ve bir asist yaptı. Spalletti, Roma’yı ligin orta sıralarından çıkararak Serie A’da üçüncü sıraya taşıdı ve UEFA Şampiyonlar Ligi play-off aşamasına katılma hakkını elde etti.

2016 yazında, Roma, mali durumunu iyileştirmek amacıyla orta saha oyuncusu Miralem Pjanić’i ezeli rakipleri Juventus’a transfer etti. 27 Nisan 2017 tarihinde, Roma, Sevilla FC’nin eski sportif direktörü Monchi’yi aynı göreve getirdi. Aynı yılın 28 Mayıs’ında, 2016-17 sezonunun son gününde, Totti, AS Roma formasıyla çıktığı 786. ve son maçına Genoa ile oynanan, 3-2 galibiyetle sonuçlanan karşılaşmada Mohamed Salah’ın yerine oyuna girdi ve taraftarlar tarafından ayakta alkışlandı. Bu galibiyetle Roma, Serie A’da ikinci sırada yer aldı. Daniele De Rossi, Totti’nin ayrılığı sonrası kulüp kaptanlığına getirildi ve iki yıllık yeni bir sözleşme imzaladı.

2017-18 sezonunda, Roma takımı, Avrupa'nın en prestijli futbol turnuvası olan UEFA Şampiyonlar Ligi'nde gruplar aşamasında İngiliz devi Chelsea ile karşılaştı. Bu mücadele, her iki takımın da Avrupa arenasındaki konumlarını ve hedeflerini gözler önüne seren önemli bir karşılaşmaydı.
2017-18 sezonunda, Roma takımı, Avrupa’nın en prestijli futbol turnuvası olan UEFA Şampiyonlar Ligi’nde gruplar aşamasında İngiliz devi Chelsea ile karşılaştı. Bu mücadele, her iki takımın da Avrupa arenasındaki konumlarını ve hedeflerini gözler önüne seren önemli bir karşılaşmaydı.

13 Haziran 2017’de, eski Roma oyuncusu Eusebio Di Francesco, kulübün yeni teknik direktörü olarak göreve getirildi; bu atama, Internazionale’ye geçen Spalletti’nin yerine yapıldı. Roma, yaz transfer döneminde bir kez daha önemli bir oyuncusunu kaybetti: Mohamed Salah, 39 milyon Euro (34 milyon sterlin) karşılığında Liverpool F.C.’ye transfer oldu. Kulübe birçok yeni oyuncu katılırken, bunlardan en dikkat çekeni Sampdoria’nın forvet oyuncusu Patrik Schick’in transferiydi; bu transfer için kulüp rekoru olan 40 milyon Euro’ya kadar bir ücret ödenmesi planlanmıştı. 2017-18 UEFA Şampiyonlar Ligi sezonunda Roma, çeyrek finalde FC Barcelona ile eşleşti. İlk maçı deplasmanda 4-1 kaybeden Roma, rövanş maçını 3-0 kazanarak, 1984’ten beri ilk kez yarı finale yükseldi. Ancak Roma, daha önce 1984 Avrupa Kupası Finali’nde kendilerine üstün gelen Liverpool’a karşı da elendi; bu kez toplam skor 7-6 oldu. Roma, 2017-18 sezonunu 77 puanla 3. sırada tamamlayarak bir sonraki sezonun Şampiyonlar Ligi’ne katılma hakkını elde etti.

2018 yazında, Roma transfer piyasasında oldukça aktif bir dönem geçirdi; bu yoğunluğun temel nedeni, Şampiyonlar Ligi yarı finaline kadar yükselerek elde ettikleri 83 milyon Euro’luk gelir ve kaleci Alisson’un dünya rekoru olarak nitelendirilen 72 milyon Euro (bonuslarla birlikte) Liverpool’a transferiydi. Roma, Shick, Nzonzi, Pastore, Kluivert, Defrel gibi oyuncuların kadrosuna katılmasını sağlarken, bu transferler için yaklaşık 150 milyon Euro harcadı. Öte yandan, bir önceki sezonun iki önemli orta sahası Nainggolan ve Strootman kulüpten ayrıldı. 2018-19 sezonunda Roma, Şampiyonlar Ligi’nde turu geçemedi; 16. turda Porto ile oynanan eşleşmede toplam skor 4-3’lük üstünlükle elendi. Bu başarısızlığın ardından Eusebio Di Francesco görevinden alındı ve yerine Claudio Ranieri getirildi; Ranieri, teknik direktörlük görevini geçici olarak üstlendi. Bir gün sonra, sportif direktör Monchi, başkan Pallotta ile yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle görevinden ayrıldı; kulüp başkanı bu açıklamaya itiraz etti. Monchi’nin iki yıllık görev süresinde, 21 oyuncu transferi için toplam 208 milyon sterlin harcandı; ancak görevden ayrılırken, yaptığı 21 transferin sadece 12’si hala kulüpteydi. Claudio Ranieri yönetimindeki Roma, Şampiyonlar Ligi’ne katılma hakkını kaçırdı ve sezonu 6. sırada tamamladı.

Friedkin Dönemi ve Avrupa Başarısı

Amerikalı iş adamı Ted Friedkin’in yönetimindeki dönem, kulüp tarihinde önemli bir dönüm noktası olmuştur. Bu dönemde, özellikle Avrupa arenasında elde edilen başarılar, kulübün uluslararası alandaki saygınlığını artırmıştır. Takım, Friedkin’in liderliğinde, hem yerel liglerdeki rekabeti sürdürürken, aynı zamanda UEFA Şampiyonları Ligi ve UEFA Avrupa Ligi gibi prestijli turnuvalarda da önemli başarılar elde etmiştir. Bu dönemdeki oyuncular ve teknik direktörler, kulübün tarihine altın harflerle yazılmış performanslarıyla katkıda bulunmuşlardır. Friedkin’in vizyoner liderliği, kulübün altyapısını güçlendirme, genç yetenekleri keşfetme ve takımın genel başarısını artırma konusunda önemli adımlar atılmasını sağlamıştır. Bu dönemdeki şampiyonluk sayıları ve elde edilen istatistikler, kulüp tarihinin en parlak sayfalarından birini oluşturmaktadır.

AS Roma SPV LLC şirketinin 2019 yılının Aralık ayında, Amerikan iş adamı Dan Friedkin’e takımın satışıyla ilgili son görüşmeleri yürütüyordu ve bu anlaşma 872 milyon dolarlık bir değere sahipti. Ancak, COVID-19 pandemisi sırasında bu görüşmeler tıkanmıştır. 6 Ağustos 2020 tarihinde, Dan Friedkin, Roma’nın ana hissedarı olan Pallotta’ya 591 milyon dolar ödeme konusunda ön anlaşmaya varmıştır.

2019 yılında teknik direktör olarak göreve getirilen Paulo Fonseca, iki yıl sonra görevinden ayrılmış ve yerine Portekizli José Mourinho getirilmiştir. 25 Mayıs 2022 tarihinde, Mourinho, Roma’yı UEFA Avrupa Konferans Ligi’nin ilk sezonunda şampiyonluğa taşıyarak Feyenoord’u finalde mağlup etmiştir. Eylül 2024’te, kulüp sahiplerinin İngiliz Premier League takımlarından Everton’ı satın alma konusunda ilgilenildiği yönünde haberler çıkmıştır. Kulüp sahipleri, bu durumun Roma üzerindeki etkisini en aza indireceğini belirtmektedir.

Temmuz 2025 tarihinde, Roma’nın çoğunluk hissedarı olan The Friedkin Group, futbol kulüplerini yönetmek üzere özel bir şirket olan Pursuit Sports’u kurmuştur. Bu şirket, Roma ve Everton dahil olmak üzere grubun sahip olduğu tüm futbol kulüplerinin yönetimini üstlenmektedir. Pursuit Sports’un CEO’su Dave Beeston olup, şirketin amacı, kulüplerin bireysel kimliklerini korurken, stratejik ve veri odaklı destek sağlamaktır.

Kulüp kimliği.

Roma’nın sembol renkleri olan bordo kırmızı ve altın sarısı, şehrin geleneksel renklerini temsil eder ve Comune di Roma’nın resmi mühründe de aynı renkler kullanılır. Altın rengi ve bordo kırmızısı, Roma İmparatorluğu’nun ihtişamını simgeler. Genellikle, oyuncular kırmızı formayla birlikte beyaz şort ve siyah çorap giyerler. Ancak, özellikle önemli maçlarda, şort ve çorapların rengi de genellikle kırmızı forma ile aynıdır.

Roma’nın bu renkleri ilk olarak Roman Football Club tarafından kullanılmıştır; bu kulüp, 1927 yılında diğer iki kulüple birleşerek günümüzdeki Roma’yı oluşturmuştur. Takımın sembol renkleri nedeniyle, Roma sıkça “i giallorossi” (sarı-kırmızılar) lakabıyla anılır. Roma’nın deplasman forması genellikle beyazdır ve üçüncü forma zaman zaman farklı renklere sahip olabilir.

Kulübün popüler bir diğer lakabı ise “i lupi” (“kurttular”)’dur. Kurt sembolü, kulübün tarih boyunca kullandığı amblemlerde farklı şekillerde yer almıştır. Takımın güncel amblemi, kulüp ilk kurulduğunda kullanılan amblem olup, üzerinde iki erkek kardeşi Romulus ve Remus ile birlikte olan dişi bir kurt tasvir edilmektedir. Bu, Roma’nın kuruluş mitosunu temsil etmektedir. Mytosa göre, ikizler (Mars ve Rhea Silvia’nın oğulları), amcaları Amulius tarafından Tiber Nehri’ne atılmıştır. Daha sonra bir dişi kurt, bu ikizi kurtarmış ve büyütmüştür. Sonunda, ikizler Amulius’a intikam almışlardır ancak daha sonra aralarında anlaşmazlığa düşmüşlerdir; Romulus, Remus’u öldürmüş ve böylece kendi adıyla anılan yeni bir şehir olan Roma’nın kralı olmuştur.

Maç malzemesi tedarikçileri ve forma sponsorları.

Tesisler hakkında bilgi bulunmamaktadır.

Stadyumlar

Stadyumlar, spor müsabakalarının ve diğer büyük etkinliklerin yapıldığı açık veya kapalı alanlardır. Tarih boyunca farklı kültürlerde önemli bir rol oynamışlardır ve genellikle şehirlerin sembolik yapılarıdır. Modern stadyumlar, seyircilerin rahatça izleyebileceği tribünler, oyuncular için soyunma odaları, teknik ekipler için çalışma alanları ve çeşitli destek tesislerinden oluşur. Stadyumların kapasitesi, kullanım amacı ve ekonomik faktörler gibi çeşitli etkenlere bağlı olarak değişebilir. Bazı stadyumlar sadece futbol maçlarına ev sahipliği yaparken, bazıları farklı spor dalları, konserler ve diğer etkinlikler için de kullanılır. Tarih boyunca birçok ünlü stadyum inşa edilmiş olup, bu yapılar genellikle bulundukları şehirlerin sportif ve kültürel kimliğini temsil eder.

Kulübün ilk stadı, daha önce Alba-Audace tarafından kullanılan Motovelodromo Appio’ydu. Roma, sadece 1927-28 sezonunda bu stadyumu kullandıktan sonra Campo Testaccio’ya taşındı. Campo Testaccio, 1929’dan 1940 yılına kadar kullanıldıktan sonra takım, 13 yıl boyunca Stadio Nazionale del PNF’ye geçti. 1953-54 sezonunda Roma, Lazio ile birlikte kullandığı Stadio Olimpico’ya taşındı. Bu stadyum, yıllar içinde çeşitli değişikliklere uğradı; en önemli değişiklik ise 1980 FIFA Dünya Kupası için İtalya’da düzenlenen turnuva öncesinde, 1989-90 sezonunda gerçekleşti. Bu dönemde stadyumun büyük bir kısmı yıkılarak yeniden inşa edildi ve Roma, iç saha maçlarını Stadio Flaminio’da oynamaya başladı.

30 Aralık 2012 tarihinde, kulüp başkanı James Pallotta, Roma’nın Tor di Valle bölgesinde planlanan yeni bir stadyum olan “Stadio della Roma” projesini duyurdu. Bu stadyumun kapasitesi 52.500 seyirci olarak belirlenmişti. Beş yıl sonra, Lazio Bölge Yönetimi ve Roma Belediye Başkanı, bu stadyumun inşa edilmesi konusundaki teklifi reddetti; ancak daha sonra, stadyumun tasarımında yapılan ayarlamaların kabul edilmesiyle birlikte proje yeniden onaylandı. Ancak Ağustos 2017’de, stadyum projesi bir kez daha gecikmelerle karşılaştı. Aralık 2017’de ise proje tekrar onaylanarak, 2020 yılında tamamlanması bekleniyordu. Ne yazık ki, bu plan Şubat 2021 tarihinde tamamen iptal edildi.

2022 yılında, kulüp yeni bir projeye yöneldi ve Roma’nın Pietralata bölgesinde “New AS Roma Stadium” inşaatı planlandı. İnşaatın başlaması için öngörülen tarih aralığı 2025-2026 olup, projenin tamamlanmasının ise 2028 yılında gerçekleşmesi bekleniyor.

Kulüp tarafından kullanılan stadyumların listesi aşağıdadır. Bu stadyumlar, kulübün tarihsel yolculuğu boyunca farklı dönemlerde ev sahipliği yapmış ve taraftarlara unutulmaz anılar sunmuştur. Her birinin kendine özgü bir hikayesi ve sembolizmi bulunmaktadır.

  • 1927-1928 sezonunda, İtalya’nın Roma şehrinde bulunan ve o dönemde motosiklet yarışlarına ev sahipliği yapan “Motovelodromo Appio” pisti, önemli bir spor arenası olarak dikkat çekmiştir. Bu pistte gerçekleştirilen yarışlar, hem yerel halkın ilgisini çekmiş hem de uluslararası alanda yankı uyandırmıştır. Motovelodromo Appio, İtalya’nın motor sporları tarihine damga vuran ve birçok unutulmaz anıya ev sahipliği yapmış bir yapıdır.
  • Campo Testaccio, 1929 ile 1940 yılları arasında Roma’nın önemli futbol sahalarından biri olmuştur. Bu dönemde, kulüp burada çeşitli maçlar oynamış ve taraftarların unutulmaz anılarla dolu bir saha olarak yerini sağlamlaştırmıştır. Campo Testaccio, sadece bir futbol sahası olmanın ötesinde, kulübün tarihine derinlemesine işlemiş bir sembol haline gelmiştir.
  • 1940-1953 yılları arasında, İtalya’nın başkenti Roma’da bulunan ve o dönemde “Stadio Nazionale del PNF” olarak adlandırılan bu stadyum, ülkenin önemli spor etkinliklerine ev sahipliği yapmıştır. Bu dönemde, özellikle futbol maçları ve diğer büyük organizasyonlar burada düzenlenmiş olup, İtalyan sporu için sembolik bir yere sahip olmuştur.
  • 1953’ten itibaren kullanılan Stadio Olimpico, 1989-1990 sezonlarında yapılan tadilatlar nedeniyle kısa bir süre boyunca Stadio Flaminio olarak hizmet vermiştir. Bu dönemde kulüp, maçlarını Stadio Flaminio’da oynarken, Stadio Olimpico’daki çalışmalar tamamlanarak takım yeniden ana stadyumuna geri dönmüştür.

Trigoria, Roma’nın güneyinde bulunan ve özellikle futbol kulübü A.S. Roma ile yakından ilişkilendirilen bir semttir. Trigoria, kulübün antrenman tesislerine ev sahipliği yapmasıyla bilinir ve İtalyan futbol tarihinde önemli bir yere sahiptir. Bu tesisler, birçok efsanevi oyuncunun yetiştiği ve takımın şampiyonluklara uzanan yolculuklarında kilit rol oynamıştır. Trigoria’daki antrenman sahaları, sadece A.S. Roma için değil, aynı zamanda İtalyan futbolunun genel gelişimi için de sembolik bir anlam taşır.

Roma’nın Trigoria bölgesinde, şehir merkezinin güneydoğusunda yer alan ve kilometre 3600 mesafede bulunan spor kompleksi, 22 Temmuz 1977 tarihinde kulüp başkanı Gaetano Anzalone tarafından satın alınmıştır. Bu tesis, Anzalone’nin başkanlık görevinden ayrılmadan hemen önce gerçekleştirdiği son önemli projelerden biri olarak, 23 Temmuz 1979’da resmi olarak açılmıştır. Kompleks, daha sonra kulübü yöneten Dino Viola döneminde 1984 yılında ve Franco Sensi’nin başkanlığı sırasında 1998 yılında genişletme çalışmalarına tabi tutulmuştur. Tesisin resmi adı, kulübün efsanevi oyuncusu Fulvio Bernardini anısına “Fulvio Bernardini di Trigoria” olarak belirlenmiştir.

2019 yılının Eylül ayında, Trigoria antrenman sahası aynı zamanda “Liceo Scientifico Sportivo A.S. Roma” adlı özel bir okula da ev sahipliği yapmaya başlamıştır. Bu okul, sadece kulübün genç oyuncularına yönelik eğitim vermekte olup, antrenman sahası arazisi üzerinde bulunan yenilenmiş bir binada faaliyet göstermektedir. Okulda şu anda 80 öğrenci bulunmaktadır ve kendi kafeteryası ile spor salonuna da sahiptir.

Bu tesisin ayrıca, İtalya’da düzenlenen 1990 FIFA Dünya Kupası sırasında Arjantin milli takımına ev sahipliği yapmış olmasıyla da bilinmektedir.

Taraftarlar:

Bu bölümde, bir spor kulübünün taraftar kitlesinin önemini ve etkisini vurgulayan bilgiler yer almaktadır. Taraftarlar, kulübün sadece maçlardaki atmosferi canlı tutmakla kalmayıp, aynı zamanda finansal destek sağlayarak ve kulüp imajını güçlendirerek kulübün başarısına doğrudan katkıda bulunurlar. Taraftar grupları, tribünlerdeki tezahüratları, şarkıları ve görsel şovlarıyla takımlarına olan bağlılıklarını gösterirler. Ayrıca, taraftarların sosyal medya üzerindeki etkileşimleri ve haberlere verdikleri tepkiler, kulübün kamuoyu algısını şekillendirmede önemli bir rol oynar. Taraftar dernekleri ve diğer organizasyonlar aracılığıyla, taraftarlar kulüp yönetimiyle doğrudan iletişim kurabilir ve kulübün geleceği hakkında fikirlerini belirtebilirler.

Stadio Olimpico'daki Roma taraftarları.
Stadio Olimpico’daki Roma taraftarları.

Roma, İtalya’nın en popüler futbol kulüplerinden biridir ve Juventus, Internazionale, A.C. Milan ve Napoli’nin ardından ülkenin beşinci en çok desteklenen takımıdır. Doxa Institute-L’Espresso tarafından yapılan 2006 tarihli araştırmaya göre, İtalyan futbol taraftarlarının yaklaşık %7’si Roma’yı desteklemektedir. Tarihsel olarak, Roma’daki en büyük taraftar kitlesi şehrin merkez bölgelerinden, özellikle de Testaccio semtinden gelmektedir.

Kulübün geleneksel ultras grubu Commando Ultrà Curva Sud (kısaca CUCS) olarak bilinmekteydi. Bu grup, birçok küçük grubun birleşmesiyle oluşmuş ve Avrupa futbol tarihinin en köklü gruplarından biri olarak kabul edilmiştir. Ancak 1990’ların ortalarında, CUCS yerini rakip gruplara bırakmış ve sonunda dağılmıştır. O zamandan beri, Stadio Olimpico’nun Curva Sud tribünü daha çok sağ görüşlü grupların kontrolünde olmuştur; bunlar arasında A.S. Roma Ultras, Boys ve Giovinezza gibi yapılar bulunmaktadır. Ancak en eski grup olan Fedayn, siyasi bir kimliğe sahip değildir ve politika, Roma taraftar kitlesinin temel özelliği olarak görülmemektedir, sadece onların genel kimliğinin bir parçasıdır. Ultras gruplarının yanı sıra, Roma taraftarlarının genellikle sol görüşlü olduğu düşünülmektedir; bu durum, Lazio taraftarlarının aksine, sağ görüşlü eğilimleriyle bilinmelerinden farklıdır. Futbol gazetecileri Richard Hall ve Luca Hodges-Ramon’a göre, “Roma’nın ateşli taraftar kitlesi geleneksel olarak sol görüşlü politikalarla ilişkilendirilmiştir”, ancak Boys grubunun neofasist bir ideolojiye sahip olduğu belirtilmiştir.

Kasım 2015’te, Roma ve Lazio ultras grupları, Stadio Olimpico’da uygulanan yeni güvenlik önlemlerine tepki olarak, Roma’nın Derby della Capitale’deki 1-0’lık galibiyetini boykot etmiştir. Roma Valisi Franco Gabrielli tarafından getirilen bu önlemler, Curva Sud ve Curva Nord tribünlerinde hedefleri ikiye ayıran plastik bölmelerin kurulumunu içermekteydi. Her iki taraftar grubu da sezon boyunca protestolarına devam etmiş; bunlar arasında Roma’nın rövanş maçındaki 4-1’lik galibiyetinin de yer aldığı karşılaşmalar bulunmaktadır. Lazio ultras grubu, Aralık 2016’da Roma’nın 1-4’lük mağlubiyetinde Curva Nord tribününe geri dönmüştür, ancak Roma ultras grubu hala maçları boykot etmektedir.

Stadio Olimpico, özellikle AS Roma ve SS Lazio kulüplerinin maçlarına ev sahipliği yaptığı, İtalya'nın başkenti Roma'da bulunan ikonik bir çok amaçlı stadyumdur. 1932 yılında inşa edilen bu tarihi yapı, sayısız unutulmaz anıya tanıklık etmiş ve İtalyan futbolunun sembollerinden biri haline gelmiştir. Stadio Olimpico, sadece futbol maçlarına değil, aynı zamanda konserler, özel etkinlikler ve diğer spor müsabakalarına da ev sahipliği yapmaktadır. Kapasitesi yaklaşık 70.634 seyirci olup, UEFA tarafından dört yıldızlı bir stat olarak sınıflandırılmıştır. Roma'nın köklü kulüplerinden AS Roma ve SS Lazio, bu stadyumu kendi sahaları olarak kullanmakta ve taraftarlarının coşkulu desteğiyle maçlara çıkmaktadırlar.
Stadio Olimpico, özellikle AS Roma ve SS Lazio kulüplerinin maçlarına ev sahipliği yaptığı, İtalya’nın başkenti Roma’da bulunan ikonik bir çok amaçlı stadyumdur. 1932 yılında inşa edilen bu tarihi yapı, sayısız unutulmaz anıya tanıklık etmiş ve İtalyan futbolunun sembollerinden biri haline gelmiştir. Stadio Olimpico, sadece futbol maçlarına değil, aynı zamanda konserler, özel etkinlikler ve diğer spor müsabakalarına da ev sahipliği yapmaktadır. Kapasitesi yaklaşık 70.634 seyirci olup, UEFA tarafından dört yıldızlı bir stat olarak sınıflandırılmıştır. Roma’nın köklü kulüplerinden AS Roma ve SS Lazio, bu stadyumu kendi sahaları olarak kullanmakta ve taraftarlarının coşkulu desteğiyle maçlara çıkmaktadırlar.

AS Roma’nın en bilinen kulüp marşı, şarkıcı Antonello Venditti tarafından seslendirilen “Roma (non-si discute, si ama)” veya yaygın olarak bilinen adıyla “Roma Roma”dır. Marşın adı kabaca “Roma sorgulanmaz, sevilir” anlamına gelir ve her maç öncesinde taraftarlar tarafından coşkuyla söylenir. Aynı şarkıcı Antonello Venditti’nin yorumladığı “Grazie Roma” adlı eser ise, kulüp sahasında oynanan ve galibiyetle sonuçlanan maçların sonunda çalınmaktadır. Son zamanlarda, The White Stripes grubunun “Seven Nation Army” adlı parçasının ana melodisi de kulüp maçlarında büyük bir popülerlik kazanmıştır.

Rekabetler

Spor tarihinde rekabetler, sadece iki takımın veya sporcunun mücadelesini değil, aynı zamanda taraftar grupları arasındaki tutkuyu ve heyecanı da beraberinde getiren önemli bir olgudur. Bu rekabetler, takımların performansını artırabilir, unutulmaz maçlara yol açabilir ve hatta sporu daha geniş kitlelere ulaştırabilir. Rekabetin doğası, genellikle tarihsel faktörlerden, coğrafi yakınlıktan veya farklı ideolojilerden kaynaklanır. Örneğin, bazı şehirlerdeki iki takımın rekabeti, yüzyıllardır süren bir gelenek olabilirken, bazı sporcular arasındaki rekabet, kişisel özelliklerin ve hedeflerin çatışması şeklinde ortaya çıkabilir. Bu tür rekabetler, sadece spor müsabakalarında değil, aynı zamanda toplumun farklı alanlarında da etkisini gösterebilir ve kültürel kimliğin önemli bir parçası haline gelebilir.

İtalyan futbolunda Roma, birçok rekabetin yaşandığı bir kulüptür; bunların en önemlisi, aynı Stadio Olimpico’yu paylaştıkları Lazio ile olan derin ve köklü rekabetidir. Bu iki takım arasındaki maçlara “Derby della Capitale” adı verilmekte ve bu derbi, dünya futbolundaki en ateşli ve duygusal rekabetlerden birini temsil etmektedir. Tarih boyunca, bu maçlarda zaman zaman şiddet olayları yaşanmıştır; örneğin, 1979-80 sezonunda Lazio taraftarı Vincenzo Paparelli’nin Curva Sud tribününden fırlatılan bir işaret fişeği sonucu hayatını kaybetmesi ve Mart 2004’te, stadyum dışında çıkan şiddet olaylarına yol açan asılsız ölüm haberleri nedeniyle bir maçın tatil edilmesi gibi.

Roma, Napoli ile oynadığı derbiye “Derby del Sole” yani “Güneş Derbisi” adını vermektedir. Günümüzde, taraftarlar Juventus’u (özellikle 1980’lerde başlayan bir rekabet), Milan, Atalanta’yı (1984’ten beri iki kulübün ultrasları arasındaki dostane ilişkilerin bozulmasıyla birlikte) ve Internazionale’yi de rakipleri arasında görmektedirler. Bunun nedeni, bu takımların genellikle ligdeki ilk dört sırayı paylaşmaları ve UEFA Şampiyonlar Ligi’ne katılma konusunda mücadele etmeleridir.

Hooliganizm

Hooliganizm, spor müsabakalarına eşlik eden şiddet içeren davranışları tanımlayan bir terimdir. Genellikle futbol maçlarıyla ilişkilendirilen bu olgu, taraftar gruplarının organize ettiği saldırılar, kavgalar ve vandalizmler gibi çeşitli şekillerde kendini gösterir. Hooliganizmi tetikleyen faktörler arasında rekabet duygusu, kimlik arayışı, sosyal dışlanma ve hatta bazı durumlarda siyasi motivasyonlar yer alabilir.

Hooliganizm, sadece sporun ruhuna aykırı olmakla kalmayıp aynı zamanda ciddi güvenlik riskleri de oluşturur. Taraftar grupları arasındaki çatışmalar bazen ölümcül sonuçlara yol açabilirken, maçlardaki şiddet olayları taraftarların ve hatta masum seyircilerin zarar görmesine neden olabilir. Bu nedenle, hooliganizmin önlenmesi amacıyla çeşitli tedbirler alınır. Bu tedbirler arasında güvenlik güçlerinin yoğun olarak görevlendirilmesi, taraftar kartı uygulamaları, stadyumlardaki kamera sistemleri ve taraftarların eğitim programları yer alabilir. Ayrıca, uluslararası düzeyde de hooliganizmle mücadele için iş birliği çalışmaları yürütülmektedir.

Roma takımı ile diğer takımlar arasındaki rekabetler zaman zaman ciddi şiddet olaylarına dönüşmüştür. Kendilerini “Fedayin” olarak tanımlayan ve İran’ın geçmişte faaliyet gösteren bir gerilla grubundan esinlenerek bu ismi alan taraftar grupları, organize hale getirilmiş hooliganizm eylemlerinin arkasındaki güç olarak kabul edilmektedir. 2014 yılında, Roma ultrası Daniele De Santis, takımıyla Napoli arasındaki maç öncesinde çıkan çatışmalarda Ciro Esposito ve iki başka kişiyi silahla yaraladığı gerekçesiyle suçlu bulunmuştur. Esposito, aldığı yaralar sonucu hayatını kaybetmiştir. De Santis, ilk mahkemede 26 yıl hapis cezasına çarptırılmış, ancak temyiz sürecinde bu ceza 16 yıla indirilmiştir. Roma ultrası grupları, De Santis’i destekleyen pankartlar taşımışlardır.

Roma takımının İtalya dışındaki maçlarına eşlik eden taraftar grupları, Roma’da oynanan maçlarda yabancı takımların taraftarlarına yönelik saldırılar gerçekleştirmişlerdir. Bu saldırılarda Roma ultrası gruplarının bıçaklar, sopalar, havai fişekler, şişeler ve taşlar kullanarak silahlanmamış yabancı taraftarlara saldırdığı ve bu durumun birçok yabancı taraftarın hastaneye kaldırılmasına yol açtığı bilinmektedir. 1984 ve 2001 yıllarında Liverpool ile oynanan maçlar, 2006’da Middlesbrough, 2007’de Manchester United, 2009’da Arsenal, 2012’de Tottenham Hotspur ve 2017’de Chelsea ile oynanan maçlarda da yabancı taraftarların bıçaklanması ve diğer yaralanmalar meydana gelmiştir. 2018 yılında ise, Roma ultrası grubunun Liverpool’a deplasman yolculuğu sırasında yerel taraftarlara saldırdığı ve bir taraftarın ağır yaralandığı bildirilmiştir.

Oyuncular.

Mevcut Kadro: (Bu bölüm, takımın şu anki oyuncu kadrosunu detaylı bir şekilde listeler.)

Not: Bayraklar, FIFA’nın uygunluk kuralları kapsamında belirlenen milli takımları göstermektedir; bazı sınırlı istisnalar geçerlidir. Oyuncular, FIFA dışındaki birden fazla vatandaşlığa sahip olabilirler.

Roma Primavera, İtalya’nın başkenti Roma kulübüne bağlı genç takım olup, ülkenin en köklü ve başarılı gençlik futbol organizasyonlarından biridir. Takım, genellikle “Primavera” olarak anılır ve İtalyan futbolunda önemli bir yere sahiptir. Roma Primavera, genç yetenekleri keşfetmek ve onları profesyonel seviyeye hazırlamak amacıyla kurulmuştur. Kulüp, altyapıdaki başarısıyla tanınır ve birçok oyuncusu, A takımda ve ulusal düzeyde önemli roller üstlenmiştir. Takımın tarih boyunca elde ettiği başarılar, İtalya gençlik futbolunun en iyileri arasında yer aldığını göstermektedir. Roma Primavera’nın altyapısından yetişen oyuncular, kulübün geleceği için büyük önem taşımaktadır.

Diğer sözleşmeli oyuncular.

Not: Bayraklar, FIFA’nın uygunluk kuralları kapsamında belirlenen milli takımları göstermektedir; bazı sınırlı istisnalar geçerlidir. Oyuncular, birden fazla FIFA üyesi olmayan ülkenin vatandaşlığına sahip olabilirler.

Kiralık oyuncular.

Not: Bayraklar, FIFA’nın uygunluk kuralları çerçevesinde belirlenen milli takımları temsil etmektedir; bazı sınırlı istisnalar geçerlidir. Oyuncular, birden fazla FIFA üyesi olmayan ülkenin vatandaşlığına sahip olabilirler.

Kadın takımı.

Yönetim kadrosu.

Önemli Oyuncular:

Bu bölümde, kulübün tarihine damga vuran ve unutulmaz anılar bırakan önemli oyunculara yer verilmektedir. Bu sporcular, yetenekleriyle sadece takımın değil, aynı zamanda Türk futbolunun da gelişimine katkıda bulunmuşlardır. Her birinin kariyerleri, başarıları ve takıma olan katkıları detaylı olarak incelenmiştir.

Roma’nın tarih boyunca kulüpte forma giymiş en önemli oyuncular arasında, kulübün ilk kaptanı Attilio Ferraris IV, 1942’deki şampiyonlukta büyük rol oynayan Fulvio Bernardini ve Guido Masetti ile Serie A tarihinde gol atan en genç oyuncu unvanını elinde bulunduran Amedeo Amadei yer almaktadır. 1950’ler ve 1960’larda Giacomo Losi, Roma derbisindeki en skorer oyuncu unvanına sahip Dino da Costa ve Pedro Manfredini gibi yıldızlar parlamıştır. 1980’lerde Agostino Di Bartolomei, Bruno Conti, Roberto Pruzzo ve Brezilyalı orta saha oyuncusu Falcão, Roma’nın ikinci lig şampiyonluğunda ve Avrupa başarılarında kilit rol oynamışlardır. Daha sonraki yıllarda Rudi Völler, Giuseppe Giannini, Aldair, Cafu gibi isimler taraftarların sevgilisi haline gelmişken, Roma doğumlu efsaneler Francesco Totti ve Daniele De Rossi kulübün sembolleri olmuştur.

Kaptanlar

Bu bölümde, futbol takımlarının kaptanları hakkında detaylı bilgiler yer almaktadır. Kaptanlık, bir futbol takımındaki en önemli liderlik pozisyonlarından biridir ve oyuncuların sahada hem bireysel performanslarını hem de takım oyununu yönlendirmede kritik bir rol oynar. Kaptanlar, genellikle takımın en deneyimli ve saygın üyelerinden seçilirler ve saha içindeki iletişim, motivasyon ve karar alma süreçlerinde önemli sorumluluklar üstlenirler. Bu bölümde, farklı dönemlerdeki ve takımlardaki kaptanların başarıları, liderlik vasıfları ve futbol tarihindeki etkileri hakkında kapsamlı bilgiler sunulmaktadır.

Emekliye ayrılmış numaralar, bir spor kulübünün geçmişte forma giymiş ve kulübe önemli katkılar sağlamış oyuncularını onurlandırmak amacıyla kullanıldığı özel formadır. Bu sayılar genellikle o oyuncunun kariyerinin sembolü haline gelir ve kulüp tarafından sonsuza dek kullanılmaz olarak belirlenir. Emekliye ayrılan numaralar, kulübün tarihine damga vuran efsanevi figürlerin mirasını yaşatmanın bir yoludur ve taraftarların hafızasında derin bir yer edinir. Bu uygulama, futbol başta olmak üzere birçok farklı spor dalında yaygın olarak görülmektedir.

İtalya’nın köklü kulüplerinden Roma, 2017 yılından bu yana, efsanevi oyuncusu Francesco Totti’nin emekliliğini takiben, forma numarası 10’u kullanmamaktadır. Bu numara, 2022 yılında Arjantinli yıldız Paulo Dybala’ya teklif edilmiş olsa da, Dybala farklı bir tercih yaparak 21 numaralı formayı giymeyi seçmiştir.

Not: Bayraklar, FIFA’nın uygunluk kuralları çerçevesinde belirlenen milli takım uyruklarını temsil etmektedir; bazı sınırlı istisnalar geçerlidir. Oyuncular, birden fazla FIFA dışı uyruğa sahip olabilirler.

Kulüp başkanlarının tarihçesi.

Roma Kulübü’nün tarihinde, çeşitli dönemlerde kulübün başkanlık görevini üstlenen birçok isim bulunmaktadır (İtalyanca karşılıkları “presidente” veya “presidenti del consiglio di amministrazione” olup, sırasıyla “başkanlar” ve “yönetim kurulu başkanları” anlamına gelir). Bu isimlerden bazıları kulübü sahiplenmiş veya ortak sahibi olmuşken, diğerleri ise sahipler tarafından belirlenmiştir. Franco Sensi, 2008’deki vefatına kadar kulübün başkanıydı; yerine kızı, Roma CEO’su Rosella Sensi başkanlık görevini devraldı. Aşağıda, 1927’den günümüze kadar olan dönemleri kapsayan, Roma Kulübü’nün tüm başkanlarının listesi bulunmaktadır.

Yöneticilik Tarihi:

Bu bölüm, kulübün tarihsel yöneticilik yapısını detaylı bir şekilde incelemektedir. Kulüp tarihinde görev yapmış tüm teknik direktörlerin ve yönetim kurulu başkanlarının isimleri, görev süreleri, önemli başarıları ve kulübe katkıları ayrıntılı olarak sunulmaktadır. Bu bilgiler, kulübün sportif başarısının gelişimini anlamak için kritik öneme sahiptir.

AS Roma kulübü, tarih boyunca birçok teknik direktör ve antrenör tarafından yönetilmiştir. Aşağıda, 1927’den itibaren kulüpte görev yapmış teknik adamların kronolojik bir listesi bulunmaktadır. Bu liste, AS Roma’nın zengin futbol tarihindeki önemli figürleri gözler önüne sermektedir ve kulübün gelişimindeki farklı dönemlere ışık tutmaktadır. Her bir ismin, kulüp üzerindeki etkileri ve başarıları, AS Roma’nın futbol dünyasındaki yerini anlamak için önemlidir.

İngiltere

İngiltere, futbolun kökenlerinin ve gelişiminin önemli bir merkezidir. Ülke, zengin bir futbol tarihine sahip olup, dünyanın en popüler ve başarılı liglerinden İngilizce Futbol Ligi'ne (Premier League) ev sahipliği yapmaktadır. İngiliz futbolunun sembolü olan bu lig, her yıl milyonlarca taraftarın ilgisini çekmekte ve dünya çapında büyük bir etkiye sahiptir.

İngiltere milli futbol takımı, uluslararası arenada önemli başarılar elde etmiş olup, birçok Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası'na katılmıştır. Takımın efsanevi oyuncuları arasında Bobby Charlton, Gary Lineker ve Steven Gerrard gibi isimler bulunmaktadır. İngiliz futbolunun teknik direktör koltuğunda ise Sir Alex Ferguson, Pep Guardiola ve Jürgen Klopp gibi dünyaca ünlü figürler görev yapmıştır.

İngiltere'deki kulüpler, Avrupa kupalarında da önemli başarılar göstermiştir. Manchester United, Liverpool, Chelsea ve Arsenal gibi takımlar, Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası'nı kazanarak İngiliz futbolunun uluslararası alandaki gücünü kanıtlamıştır.
İngiltere

İngiltere, futbolun kökenlerinin ve gelişiminin önemli bir merkezidir. Ülke, zengin bir futbol tarihine sahip olup, dünyanın en popüler ve başarılı liglerinden İngilizce Futbol Ligi’ne (Premier League) ev sahipliği yapmaktadır. İngiliz futbolunun sembolü olan bu lig, her yıl milyonlarca taraftarın ilgisini çekmekte ve dünya çapında büyük bir etkiye sahiptir.

İngiltere milli futbol takımı, uluslararası arenada önemli başarılar elde etmiş olup, birçok Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası’na katılmıştır. Takımın efsanevi oyuncuları arasında Bobby Charlton, Gary Lineker ve Steven Gerrard gibi isimler bulunmaktadır. İngiliz futbolunun teknik direktör koltuğunda ise Sir Alex Ferguson, Pep Guardiola ve Jürgen Klopp gibi dünyaca ünlü figürler görev yapmıştır.

İngiltere’deki kulüpler, Avrupa kupalarında da önemli başarılar göstermiştir. Manchester United, Liverpool, Chelsea ve Arsenal gibi takımlar, Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası’nı kazanarak İngiliz futbolunun uluslararası alandaki gücünü kanıtlamıştır.

Roma taraftarları, 2001 yılında Circus Maximus'ta elde ettikleri şampiyonluğu kutluyorlar. Bu zafer, kulüp tarihinin önemli bir dönüm noktasıydı ve taraftarların coşkusunu doruğa çıkardı. Şampiyonluk, Roma'nın İtalya futbol sahnesindeki yerini pekiştirdi ve kulübün uluslararası arenadaki başarısına zemin hazırladı.
Roma taraftarları, 2001 yılında Circus Maximus’ta elde ettikleri şampiyonluğu kutluyorlar. Bu zafer, kulüp tarihinin önemli bir dönüm noktasıydı ve taraftarların coşkusunu doruğa çıkardı. Şampiyonluk, Roma’nın İtalya futbol sahnesindeki yerini pekiştirdi ve kulübün uluslararası arenadaki başarısına zemin hazırladı.

Şöhret Hall’i (Hall of Fame)

Şöhret Hall’i, belirli bir alanda olağanüstü başarılar elde etmiş kişilerin onurlandırıldığı ve gelecek nesillere ilham kaynağı olan bir kurum veya mekan olarak tanımlanır. Spor dünyasında, Şöhret Hall’leri genellikle en iyi oyuncuların, antrenörlerin ve diğer önemli figürlerin kariyerlerini ölümsüzleştirmek amacıyla kurulmuştur. Bu haller, sadece sporcuların başarılarını değil, aynı zamanda spora yaptıkları katkıları da temsil eder. Seçimler genellikle uzun ve titiz bir değerlendirme sürecinin ardından yapılır ve seçilen kişiler, kendi alanlarındaki en büyük isimler olarak kabul edilir. Şöhret Hall’ine layık görülmek, bireysel başarının yanı sıra, sporun gelişimine olan katkının da bir göstergesidir.

7 Ekim 2012 tarihinde, A.S. Roma Kulübü’nün şöhretler galerisi (Hall of Fame) resmen duyuruldu. Bu seçkin gruba dahil edilecek oyuncular, kulübün resmi internet sitesi üzerinden yapılan oylama ve özel bir değerlendirme kurulu tarafından belirlenmektedir. 2013 yılında dört oyuncu, 2014’te ise A.S. Roma Şöhretler Galerisi’ne kabul edilmiştir.

Italy
Italy
Italy
Italy

Rekorlar ve istatistikler bölümü, spor müsabakalarının tarihsel gelişimini anlamak ve performansı objektif bir şekilde değerlendirmek için kritik öneme sahiptir. Bu bölümde, belirli dönemlerdeki en yüksek skorlar, bireysel oyuncuların performansları, takım başarıları ve diğer önemli ölçütler detaylı olarak incelenir. Rekorlar, sporcuların ve takımların geçmişteki başarılarını somut bir şekilde gösterirken, istatistikler ise oyunun dinamiklerini anlamamıza yardımcı olur. Bu bilgiler, sadece geçmişi belgelemekle kalmaz, aynı zamanda gelecekteki stratejilerin oluşturulmasına da katkı sağlar.

AS Roma'nın İtalya Birinci Futbol Ligi (Serie A) tarihindeki sıralamaları şu şekildedir: [Burada tablo veya liste şeklinde sıralama bilgileri yer almalıdır. Tablo veya liste örneği aşağıdadır, ancak metinde belirtilen AS Roma bilgilerine göre doldurulmalıdır.]

| Sezon | Sıra | Puan |
|---|---|---|
| 2022-2023 | 6. | [Puan] |
| 2021-2022 | 7. | [Puan] |
| ... | ... | ... |

[Burada, AS Roma'nın Serie A tarihindeki diğer önemli sıralamaları ve ilgili detaylar (örneğin, hangi sezonlarda şampiyonluk yaşadıkları, Avrupa kupalarına katıldıkları vb.) kronolojik sıraya göre yer almalıdır. Her bir sıra bilgisi için sezonu, elde edilen puanı ve varsa ek açıklamaları içeren kapsamlı bir anlatım sunulmalıdır.]
AS Roma’nın İtalya Birinci Futbol Ligi (Serie A) tarihindeki sıralamaları şu şekildedir: [Burada tablo veya liste şeklinde sıralama bilgileri yer almalıdır. Tablo veya liste örneği aşağıdadır, ancak metinde belirtilen AS Roma bilgilerine göre doldurulmalıdır.]

| Sezon | Sıra | Puan |
|—|—|—|
| 2022-2023 | 6. | [Puan] |
| 2021-2022 | 7. | [Puan] |
| … | … | … |

[Burada, AS Roma’nın Serie A tarihindeki diğer önemli sıralamaları ve ilgili detaylar (örneğin, hangi sezonlarda şampiyonluk yaşadıkları, Avrupa kupalarına katıldıkları vb.) kronolojik sıraya göre yer almalıdır. Her bir sıra bilgisi için sezonu, elde edilen puanı ve varsa ek açıklamaları içeren kapsamlı bir anlatım sunulmalıdır.]

Francesco Totti, Roma’nın resmi tüm maçlardaki görünüm rekorunu elinde bulundurmaktadır. Kariyeri boyunca, 1993’ten 2017’ye kadar geçen 25 sezon içinde, toplamda 786 maça çıkmıştır. Ayrıca, Serie A tarihindeki en çok maç sayısına sahip oyuncu unvanını da taşımaktadır; 619 maçtır. Bu rekor, Giacomo Losi’nin yerini aldığı 1 Mart 2008 tarihinde, Parma ile oynanan iç saha karşılaşmasında gerçekleşmiştir.

Tüm müsabakalar dikkate alındığında, Totti aynı zamanda Roma’nın tüm zamanların en golcü oyuncusudur; kulübe katıldığı günden bu yana 307 gol atmıştır. Bu gollerin 250’si Serie A maçlarında kaydedilmiş olup, bu da Roma tarihinde bir başka rekordur. Roberto Pruzzo, 1988 yılından itibaren tüm müsabakalar dikkate alındığında en çok gol atan oyuncu olarak öne çıkmış; ancak genel sıralamada Totti’nin gerisindedir ve toplamda 138 gole ulaşmıştır. Rodolfo Volk ise, 1930-31 sezonunda Serie A’da tek bir sezonda 29 gol atarak dikkat çekmiştir. Volk sadece o yılın ligin en iyi golcüsü olmakla kalmamış, aynı zamanda Roma rekoru olarak da tarihe geçecek bu performansı daha sonra Edin Džeko’nun 2016-17 sezonunda eşlemiştir.

Kulübün önemli kurucu takımları olan Fortitudo ve Alba’nın 1926-27 sezonunun sonunda düşürülmesiyle, yeni kurulan Roma, ilk sezonunda Güney Birinci Bölge Şampiyonası (Serie B) mücadelesine dahil olmak zorunda kalmıştır. Ancak, İtalyan Futbol Federasyonu (FIGC), AS Roma ve SSC Napoli’yi de yeniden birinci lige kabul ederek özel bir genişleme kararı almıştır. Roma’nın katıldığı ilk resmi maçlar, Serie A’nın öncüsü olan 1927-28 sezonunda Livorno ile oynanan ve 2-0’lık Roma zaferiyle sonuçlanan karşılaşmalardır. Roma’nın tarihinde kaydedilen en büyük galibiyet ise, 1929-30 Serie A sezonunda Cremonese’ye karşı alınan 9-0’lık skorla elde edilmiştir. Roma’nın tarihindeki en ağır mağlubiyeti ise 1-7’lik skorla beş farklı maçta yaşanmıştır; bu maçlar Juventus (1931-32), Torino (1947-48), Manchester United (2006-07), Bayern Munich (2014-15) ve Fiorentina (2018-19) ile oynanan karşılaşmalardır.

Bölgesel hareketler hakkında bilgi bulunmamaktadır.

UEFA Kulüpler Katsayı Sıralaması

UEFA, Avrupa’daki kulüpleri performanslarına göre sıralayan bir katsayı sistemine sahiptir. Bu sıralama, kulüplerin Avrupa kupalarındaki başarılarını değerlendirerek oluşturulur ve her yıl güncellenir. UEFA Kulüpler Katsayı Sıralaması, kulüplerin geçmişteki performansı dikkate alınarak belirlenen bir puana dayanır ve bu puanlar, kulüplerin hangi turnuvalara katılabileceği konusunda önemli bir rol oynar. Bu sıralama, Avrupa futbolunun en üst düzeyindeki takımların rekabetini teşvik eder ve her yıl yeni heyecan verici karşılaşmalara zemin hazırlar.

UEFA sıralamaları, 2005 yılından itibaren düzenli olarak yayınlanmaktadır ve Avrupa futbolunun en önemli kulüplerini belirleyen bir ölçüt olarak kabul edilmektedir. Bu sıralama, kulüplerin Avrupa kupalarındaki performanslarına göre oluşturulmakta olup, her yıl UEFA tarafından güncellenmektedir. Sıralamada yer alan kulüpler, gelecek sezonlar için Avrupa kupalarına katılım hakları elde ederken, aynı zamanda prestij ve maddi açıdan da önemli avantajlara sahip olurlar. UEFA’nın bu sıralama sistemi, Avrupa futbolunun rekabet ortamını canlı tutarken, kulüplerin sürekli olarak daha iyi performans göstermesi için bir teşvik unsuru oluşturmaktadır.

Futbol kulüplerinin Elo reytingi, futbol takımlarının göreceli performanslarını değerlendirmek için kullanılan bir sistemdir. Bu sistem, satrançta kullanılan Elo reyting sistemi üzerine kurulmuştur ve takımların birbirleriyle oynadığı maçların sonuçlarına göre güncellenir. Her takımın başlangıçta bir Elo puanı verilir ve bu puan, takımın diğer takımlara karşı beklenen performansını yansıtır. Takımlar arasındaki maçlar sonucunda, beklenen performansa göre daha iyi veya kötü sonuçlar elde eden takımların Elo puanları ayarlanır. Bu ayarlama, galibiyetlerin ve mağlubiyetlerin yanı sıra, maçlardaki gol farkı gibi faktörleri de dikkate alır.

Elo reyting sistemi, futbol kulüplerinin sıralamasını oluşturmak, liglerdeki rekabet dengesini analiz etmek ve gelecekteki maçların sonuçlarını tahmin etmek için kullanılabilir. Sistem, farklı liglerdeki takımların performansını karşılaştırmak ve uluslararası turnuvalarda favori ve underdog takımları belirlemek için de kullanılabilir. Ancak, Elo reyting sisteminin sadece bir tahmini temsil ettiğini ve futbolun öngörülemez doğası nedeniyle her zaman doğru olmayabileceğini unutmamak önemlidir.

Bir şirket olarak…

Associazione Sportiva Roma, 1999 yılından itibaren, kulüp başkanı Franco Sensi’nin döneminde, Borsa Italiana’da işlem gören bir “Società per azioni” (şirket) statüsüne geçmiştir. 2004 ile 2011 yılları arasında, Roma’nın hisseleri; Compagnia Italpetroli SpA’ya (%67,1 oranında – Sensi ailesine ait olan bu holding şirketiydi; Banca di Roma daha sonra borç yapılandırması nedeniyle Italpetroli’nin %49’unu satın aldı) ve diğer kamu hissedarlarına (%32,9 oranında) dağıtılmıştır.

Roma, Lazio ve Juventus ile birlikte, İtalya’daki sadece üç borsada işlem gören futbol kulübüdür. Deloitte tarafından yayınlanan “The Football Money League” raporuna göre, 2010-11 sezonunda Roma, dünyadaki en yüksek gelir elde eden 15. futbol kulübüydü ve tahmini geliri 143,5 milyon Euro olarak hesaplanmıştır.

Nisan 2008’de, aylarca süren spekülasyonların ardından, Serie A kulüplerinden A.S. Roma’nın CEO’su Rosella Sensi tarafından, George Soros’un kulübün satın alınması için teklifte bulunduğu doğrulanmıştır. Ancak, bu teklif, kulübün sahipliğini korumayı tercih eden Sensi ailesi tarafından defalarca reddedilmiştir. 17 Ağustos 2008 tarihinde, uzun süren bir rahatsızlığın ardından, kulüp başkanı ve sahibi Franco Sensi hayatını kaybetmiş; onun yerine, kulüpteki başkanlık görevi, kızı Rosella tarafından devralınmıştır.

2011’deki satın alma işleminden bu yana, NEEP Roma Holding S.p.A., daha önce Sensi ailesinin sahip olduğu tüm hisselerin sahibi olmuştur. NEEP, kendisi de bir ortak girişim olan bir şirket olup, 2011’den 2013’e kadar DiBenedetto AS Roma LLC (daha sonra AS Roma SPV, LLC olarak yeniden adlandırıldı) ve Unicredit tarafından %60-%40 oranında sahipti. Bu şirketin dört gerçek kişi hissedarı bulunmaktaydı ve bunlar eşit oranda pay sahibiydi; bu grubun önde gelen ismi, gelecekte Roma’nın başkanı olacak Thomas R. DiBenedetto’ydu (2011-12). Satın alma işlemi aynı zamanda, genel kamuoyuna yönelik zorunlu bir hisse senedi teklifini de beraberinde getirmiştir; ancak tüm azınlık hissedarları hisselerini satmaya istekli olmamıştır. Bu zorunlu teklif sonucunda, NEEP’in AS Roma’nın %78,038 oranındaki hissesine sahip olması sağlanmıştır (bu oran, Sensi ailesinin sahip olduğu %67,1’lik orandan yükseltilmiştir). 1 Ağustos 2013 tarihinde, Roma’nın başkanı ve aynı zamanda AS Roma SPV, LLC’nin dört Amerikan hissedarından biri olan James Pallotta, Unicredit’ten (Raptor Holdco LLC aracılığıyla) NEEP Roma Holding’in kalan %9’luk hissesini satın almıştır; bu işlem, bankanın NEEP’in sermaye artışına tamamen katılmaması nedeniyle gerçekleşmiştir. 4 Nisan 2014 tarihinde, Starwood Capital Group da AS Roma SPV’nin beşinci hissedarı haline gelmiş ve yeni stadyumun etrafındaki gayrimenkul projelerini geliştirmek amacıyla AS Roma SpA ile stratejik bir ortaklık kurmuştur. Bu özel yatırım şirketi, AS Roma SPV’de Zsolt Kohalmi tarafından temsil edilmekteydi; Kohalmi, 4 Nisan tarihinde şirkette ortak ve Avrupa yatırımlarından sorumlu olarak atanmıştır. 11 Ağustos 2014 tarihinde, UniCredit, NEEP’teki kalan hisselerin (%31) tamamını 33 milyon Euro karşılığında satmış; bu satışla birlikte AS Roma SPV LLC (%91) ve Raptor Holdco LLC (%9), AS Roma SpA’nın tek ara holding şirketi haline gelmiştir.

Roma Kulübü, 2003-04 sezonunda yeniden yapılanma sürecine girmiş ve kısa bir dönemde finansal olarak kendi kendine yeterlilik sağlamıştı. Ancak bu durum, 2011’deki sahiplik değişikliğiyle sona erdi. Kulüp, özellikle 2002-03 sezonundan önce gerçekleşen olağandışı transferler (örneğin, Davide Bombardini’nin 11 milyon Euro karşılığında kadroya dahil edilmesi; bu transfer, 2001-02 sezonunun sonucunu olumlu etkilemişti) için “Articolo 18-bis Legge 91/1981” kapsamında özel bir amortisman fonu oluşturmuştu. Ayrıca, 2002-03 sezonuna ait vergi ödemeleri de yeniden yapılandırılmıştı.

2004-05 sezonunda Roma, 10.091.689 Euro net kar elde ederken, 2005-06 sezonunda 804.285 Euro kâr ilan etti. Ancak, 2006-07 sezonunda muhasebe yöntemi Uluslararası Finansal Raporlama Standartları’na (IFRS) geçildiğinde, 2005-06 döneminin sonucu -4.051.905 Euro net zarara dönüştü ve 2006-07 sezonunda ise 10.135.539 Euro (grup olarak 14.011 milyon Euro) net gelir elde edildi. Ayrıca, özel fonun (80.189.123 Euro) varlıklardan ve özkaynaktan planlandığı gibi çıkarılmasıyla, Roma grubunun 30 Haziran 2007 itibarıyla -8.795 milyon Euro negatif özkaynağa sahip olduğu görüldü. Buna rağmen, kulüp markasını bir iştirak şirketine satarak kârı artırdı; bu durum, La Repubblica gazetesinin “doping” olarak tanımladığı bir uygulamaydı.

2007-08 sezonunda Roma, 18.699.219 Euro (grup olarak 19 milyon Euro) net gelir elde etti. Ancak, 2008-09 sezonunda, tribün ve televizyon gelirlerinde düşüş yaşandı; bu durum, Serie A’da 6. sırada yer almanın bir sonucu olarak ortaya çıktı ve kulüp 1.894.330 Euro (grup olarak 1.56 milyon Euro) zarar etti. 2009-10 sezonunda da tribün ve televizyon gelirleri düşüş gösterdi ve Alberto Aquilani’nin satışından elde edilen gelire rağmen (22 milyon Euro), kulüp 21.917.292 Euro (grup olarak 22 milyon Euro) zarar etti; bu durum, sportif başarıya (2009-10 sezonunda Serie A’da 2. sırada yer almasına rağmen) rağmen yaşandı. Ayrıca, şirket bazında pozitif bir özkaynağa sahip olmasına rağmen (105.142.589 Euro), AS Roma Grubu’nun konsolide bilançosunda negatif bir özkaynağa sahip olduğu ve bu durumun +8.8 milyon Euro’dan -13.2 milyon Euro’ya gerilediği görüldü.

2010-11 sezonunda, Sensi ailesinin bankaya olan borçlarını ödeyememesi nedeniyle UniCredit tarafından yönetilen Roma Kulübü, piyasaya sürüldü ve yeni bir sahiplik değişikliğinin beklendiği bir dönem başladı. Oyuncu satışlarından gelir elde edilememesine rağmen, kulübün net zararı 30.589.137 Euro’ya (grup olarak 30.778 milyon Euro) yükseldi ve yeni sahibinin, hisselerin zorunlu teklifi sonrasında yeniden sermaye artırımı yapma planı olduğu belirtildi. Olumlu bir gelişme olarak, televizyon gelirleri 75.150.744 Euro’dan 78.041.642 Euro’ya yükselirken, tribün gelirleri de 23.821.218 Euro’dan 31.017.179 Euro’ya yükseldi; bu durum, Roma’nın 2010-11 UEFA Şampiyonlar Ligi’ne katılımıyla dengelendi ve Serie A’daki yeni toplu sözleşme anlaşmasının etkisini hafifletti.

2011-12 sezonunda, kadro yenilemesi ve 2011-12 UEFA Avrupa Ligi’ne katılım, finansal sonuçları olumsuz etkiledi ve 50 milyon Euro tutarındaki sermaye artırımı, net zararı tamamen karşılayamadı. 2012-13 sezonunda, sadece Serie A’da mücadele etmesi, gelir üzerinde olumsuz bir etki yaratmadığı gibi, tribün gelirlerinde artış sağladı ve maaş giderlerinin azalmasına katkıda bulundu; ancak kulüp hala kara geçemedi (konsolide hesaplarda 40.130 milyon Euro net zarar). Ayrıca, NEEP Roma, 2012-13 sezonunda AS Roma’ya ek olarak 26.550.000 Euro tutarında sermaye artırımı yaptı. 25 Haziran 2014 tarihinde, Roma için 100 milyon Euro tutarında bir sermaye artırımının planlandığı duyurulmuştu; ancak, 22 Mayıs 2014’e kadar NEEP, kulübe 108 milyon Euro transfer etmişti ve bu miktarın bir kısmı, kamuya açık teklif yoluyla sağlanacak finansmanın yerine, hissedarlar tarafından sağlanacak orta-uzun vadeli kredi olarak değerlendirilecekti. Bir başka sermaye artırımı ise 2018 yılında gerçekleştirildi.

Società Diritti Sportivi S.r.l., Roma’nın (yüzde 37,5), S.S. Lazio’nun (yüzde 37,5) ve Parma F.C.’nin (yüzde 25) ortak girişimi olarak faaliyet gösteriyordu ve 2005 yılından beri tasfiye sürecindeydi. Bu şirket, Fiorentina da dahil olmak üzere dört futbol kulübünün ortak girişimiydi. Ancak Fiorentina’nın iflasının ardından, Roma ve Lazio’nun hisse oranları sırasıyla yüzde 25’ten yüzde 37,5’e yükseltildi. Bir diğer bağlı kuruluş olan “Soccer S.A.S. di Brand Management S.r.l.”, Roma’nın markasını 2007 yılında bu bağlı kuruluşa sattığı özel amaçlı bir şirketti (SPV). Şubat 2015’te, Goldman Sachs’tan alınan 175 milyon Euro tutarındaki beş yıllık banka kredisini sağlamak amacıyla “ASR Media and Sponsorship S.r.l” adlı başka bir SPV kuruldu. Bu kredi, üç aylık Euribor oranının (en az yüzde 0,75) üzerine ek olarak yüzde 6,25’lik bir spread ile sağlanmıştı; bu da yıllık en düşük faiz oranını yüzde 7 olarak belirliyordu.

2015 yılında, İtalya’daki UEFA Finansal Fair Play Kuralları’nı ihlal eden tek iki kulüp Inter ve Roma’ydı. Bu kulüpler, UEFA ile uzlaşma anlaşmaları imzaladılar. Daha sonra 2018 yılında Milan da bu durumla karşılaştı.

Roma, 2018 yılında, uzlaşma anlaşmasının gerekliliklerine ve genel hedeflerine uygun hareket etti ve bu sayede uzlaşma rejiminden çıktı.

Superleague Formula, 2008 yılında kurulan ve Avrupa’nın önde gelen futbol kulüplerinin genç yeteneklerinin katıldığı bir futbol turnuvasıdır. Turnuva, genellikle yaz aylarında düzenlenir ve kulüplerin gelecekteki yıldızlarını sergilemeleri için bir platform sunar. Superleague Formula, rekabetçi atmosferi ve yüksek kaliteli oyunlarıyla dikkat çeker. Kulüpler, genç oyuncularını geliştirmek ve onları profesyonel futbol dünyasına hazırlamak amacıyla bu turnuvaya katılmaktadırlar. Turnuva boyunca takımlar, çeşitli liglerde mücadele eder ve en iyi performans gösterenler şampiyonluk için yarışır. Superleague Formula, sadece bir spor etkinliği değil, aynı zamanda genç yeteneklerin keşfedilmesi ve geliştirilmesi için önemli bir fırsattır.

AS Roma, futbol kulüplerinin sponsorluğunda faaliyet gösteren Superleague Formula serisinde bir takım bulundurmuştur. Bu takımı temsil eden pilot, daha önce IndyCar Serisi’nde yarışmış olan Franck Perera’dır. Alan Docking Racing tarafından yönetilen takım, üç kez podyum gördüğü yarışlarda başarılı performanslar sergilemiştir.

⭐ Bu Pozisyon / Taktikle Öne Çıkan Sporcular

Marcos (São Marcos)
Marcos (São Marcos)