Manchester City, Premier Lig’in mali düzen kurallarını (financial fair play) ihlal ettiğine dair 134 iddiadan çoğuna karşı suçlu bulundu. Kulübün 2009-10 ile 2022-23 sezonları arasında lig kurallarına uyamadığı iddia edilen bu devasa disiplin davasının sonucu, İngiliz futbolunu büyük bir karışıklığa sürükledi. Kulüp, suçsuz olduğunu savunuyor ve yakında bir itiraz süreci başlatacağı bekleniyor.
Manchester City, Premier Lig’in tarihinin en büyük disiplin davasında verilen bu hükme rağmen ligden düşürülmeye ya da tamamen yarıştan elenmeye mahkum kalabilir. Kulüp yönetimi, iddiaları reddediyor ve sürecin gizli tutulması gerekliliğine dayanarak, kulübün 2023 Şubatı açıklamasıyla tutarlı bir pozisyon sürdürdüğünü belirtti. İki yıl önce başlayan görüşmelerin ardından, City’nin kaç kuralları ihlal ettiği konusunda artık bir netlik oluştu.
İddianın Kapsamı ve En Ciddi Sorun
City’ye yöneltilen 134 iddia, 2009-10 ile 2022-23 sezonlarını kapsıyor ve en ağırlığı, kulübün bu dönemde lige “doğru mali bilgileri” sunamadığı yönündeki iddialara bağlı. Bu döneminde City, yedi Premier Lig şampiyonluğu, bir Şampiyonlar Ligi, üç FA Kupa ve altı Lig Kupası kazandı. İddianın büyük kısmı, kulübün lig kurallarına uymamasıyla ilgili.

“Premier Lig süreci hâlâ devam ediyor ve önemli aşamaları tamamlanması gerekiyor; ayrıca kesin gizlilik hükümleri altında yürüyor. Bu nedenle Manchester City FC’nin tutumu, kulübün 2023 Şubatı açıklamasıyla tutarlılığını koruyor.”
Manchester City yetkilisi
Kulüp, sekiz yıldır Premier Lig yönetiminin ve üst yönetiminin taraflı bir etki olmadan bağımsız, tarafsız ve adil bir düzenleyici olarak davrandığı varsayımıyla yargı sürecine saygı duyduğunu vurguladı. Premier Lig ise davanın gizli niteliğini gerekçe göstererek yorumda bulunmadı. Kulüp yöneticileri, Londra merkezli bir hissedarlar toplantısının ardından sonucu öğrendikleri ve ardından gizlilik anlaşmaları imzaladıkları öğrenildi.
İtiraz Süreci ve Olası Cezalar
Hüküm, iddiaların ilk duyurulmasından üç buçuk yıl, disiplin görüşmelerinin başlamasından ise iki yılı aşkın bir süre sonra verildi. Premier Lig kuralına göre, itiraz süreci daha sıkı bir zaman dilimine tabidir; bir tarafların yargı panelinin kararına itiraz etmesi, kararın açıklanmasından 14 gün içinde e-posta yoluyla yapılmalıdır. W.86 kuralına göre, ilk itiraz sunulduktan sonra görüşme 12 haftayı aşmamalıdır. İtiraz kurulunun verdiği her karar, görüşmenin bitiminden 30 gün içinde, tam yazılı gerekçeleriyle birlikte yayımlanmalıdır.
City itirazında başarısız olursa, yargı paneli kulübe uygulanacak cezanın düzeyi konusunda görüşünü ortaya koyması bekleniyor. Premier Lig kuralı W.64, panelin uygulayabileceği cezaları tanımlar. Para cezası kesmenin yanı sıra, disiplin kurulunun kulübü yarıştan askıya alabileceği, puan cezası uygulayabileceği ya da en uç durumlarda kulübü yarıştan tamamen elleyebileceği belirtiliyor.
Geçmişle Karşılaştırılamayacak Bir Dosya
City’ye yöneltilen iddianın bu büyüklüğü, diğer disiplin davalarıyla doğrudan bir karşılaştırma yapılmasını imkânsız kılıyor. Son dönemde Chelsea’nin, agent kurallarını 74 kez ihlal ettiği tespit edilen davasında yalnızca 10 milyon sterlinlik para cezası uygulandı; Chelsea’nin eylemlerinden önemli bir sportif avantaj elde ettiği değerlendirilmedi ve Roman Abramoviç döneminde yaşanan bu ihlalleri kendilerinin bildirmesi övüldü. Bu iki unsur da City davasında geçerli görünmüyor; çünkü iddialar sistematik mali bilgi yanlış sunumuyla ilgili ve iddiaların çoğu lig kurallarına uymama konusuna dayanıyor.
İddia listesi, on yıl süren bir sürecin yansıması niteliğinde. UEFA, City’yi 2014’te FFP kurallarını ihlal ettiğine bulmuştu ve bu karar kulübün 20 milyon euro para cezası ödemesine yol açtı. 2015’te spor kulüplerine ve oyuncularına ait milyonlarca özel belgeye yapılan hile (Football Leaks) olayı, City’nin işlerine yönelik raporlamalara ve UEFA’dan yeni bir soruşturmaya yol açtı. 2020’ye gelindiğinde UEFA, City’yi “hesaplarında sponsor gelirlerini abartması” gerekçesiyle Şampiyonlar Ligi’nden askıya almıştı; bu askı, spor hakimler mahkemesine yapılan itirazla kaldırıldı.
Aralık 2018’de Premier Lig kendi soruşturmasını başlattı. Posta’nın Pazar gazetesinin (Mail on Sunday) gerçekleştiğini kanıtlamak için yasal işlem yapması gereken, Football Leaks ifşaatlarına ilham verdiği düşünülen ve dört yıl sonra City’nin iddialara çekilmesine yol açan oldukça gizli bir soruşturma bu idi.
80’den fazla iddia, kulübün Premier Lig’e bilgi aktarırken “en üst düzey iyi niyetle” hareket etme ve istenen her bilgiyi tam olarak açıklama yükümlülüğüne ilişkindir. Bu iddialar, ligin City’nin mali durumunu yanlış bir şekilde sunduğunu ve daha aydınlatıcı olabilecek belgeleri gizlediğini düşündüğüne işaret ediyor. Geriye kalan iddialar ise kararlılık ve sürdürülebilirlik kurallarının (PSR) ve buna bağlı UEFA mali düzen kurallarının ihlal edilmesinin iddia edildiği konulardır. Son olarak, 20 iddia kulübün “ücretlerin tam detaylarını” sunma yükümlülüğüne ilişkindir ve bu ihlaller, oyuncuların ve teknik heyetin ücretlendirilmesine dair kurallarda aranmaktadır.

Andy Burnham, Cuma akşamı bu haberle ilgili sorulduğunda, ITV Granada Reports’a şu açıklamayı yaptı: “Bunu ancak şimdi öğrendim; bence bu aşamada bunlar raporlar. Ama onlar onaylanırsa, elbette bağımsız komisyonun raporunu incelemek isteyeceğim. İnsanların bu tür sonuçlara atlaması gerekmez. Bu, kulüp ve Premier Lig arasında uzun bir süreçti; oldukça tartışmalı bir süreçti. Bence sonuçlara ulaşmadan önce bağımsız komisyonun raporunu oldukça detaylı bir şekilde incelememiz gerekecek.”
Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.
Foruma Katıl & Yanıtla ➔
