Pazartesi günü, Premier Lig’in bağımsız mahkemesi Manchester City’yi, kulübün sahiplerine yönelik finansal raporlama ihlallerinde suçlu buldu ve bu karar, kulübün son yıllarda elde ettiği şampiyonluk zaferlerinin tümünü artık tartışmalı hale getirdi. Kulüp, 100’den fazla iddianın tamamında suçlu bulunmasa da, verdiği bu hüküm, İngiliz futbolunun kurallarına uymayan bir güce yönelik ilk ciddi yargısal müdahaledir ve zaferlerin arkasındaki hikâyenin artık “asterisk”le işaretlendiği yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlanıyor.
Yazar, bu sürecin sonuçlanmasından bağımsız olarak, kulübün elde ettiği her şeyin artık kirlendiğini savunuyor. Kazandıkları rozetler, elde ettikleri gelirler ve yaşadıkları sevinçler, hepsi hileyle elde edildiği için artık geçerli değil. Her tezahürat, her “hepsini kazandık” çığlığı, bu sevgi imparatorluğunun derinliklerine dair belgesel sahneler bile artık garip, gizemli, soğuk ve saçma görünüyor.
Kuralın Önemi ve Adaletin Sembolü
Yazar, bu sürecin bitmediğini, “tekrar tekrar suçlu bulunana kadar masum” ilkesine dayanarak devam edeceğini belirtiyor. Kulüp, iddiaların ilk aşamada ispatlanmasından bile olsa tüm suçlamaları reddetmeye devam ediyor. Ancak şu an için futbol açısından iyi bir gün, hatta dünyası için iyi bir gün olarak nitelendiriliyor. Yazar, despotizm çağında, kurallara dayalı uluslararası sistemin çöküşü tartışmalarının sürdüğü bir dönemde, minor ama yine de hayati spor kurallarını ihlal eden sahiplerin suçlu bulunduğunu tespit eden bir mahkemenin, Royal Courts of Justice’nin dışında kendi heykelini hak ettiğini savunuyor.

Bu, aslında Premier Lig için harika bir gündür ve özellikle de eğrilmekten kaçınma refleksine layık olduğu için övülmesi gereken bir gündür.
Yazar
Kulübün bu kadar uzun süredir yargılanmasının nedeni, Der Spiegel’in ilk kez endüstriyel ölçekte hile iddialarını yayınlamasından tam sekiz yıl geçtiği gerçeğinde yatıyor. Orijinal ifşacısı Rui Pinto, bilgiyle ilgili suçlardan suçlu bulunmasının ardından tanık korumasına alındı. Yazar, futbolun en büyük intikamcısı olan bu kişinin de büyük ölçüde haklı olduğunu ima ediyor.

Yasal Savaş ve Marka Tehlikesi
Yazar, bu aşırı gecikmenin, dünyanın en enerjik avukatlarından birine karşı mücadele edilmesinin doğal bir sonucudur. Kulüp, katıldığı kurumu iflas ettirmeyi tehdit edecek kadar agresif şekilde harcama yapmaya hazırdı. Finansal raporlamayla ilgili suçlamayı, yüzeysel bakıldığında yarım günde çözülebilecek bir iddianın üç yıl sürmesi, yazarın “lawfare” düzeyinde yanıt olarak nitelendirdiği bu duruma tanıklık olarak yorumlanıyor.
Çünkü burada her şey masada, en azından markanın potansiyel olarak yok edilmesi gibi uzun süredir tartışılan bir senaryo da dahil. Kulübün sahiplerinin kendi kurallarından kaçınması durumunda, markanın değeri ne kadar azalır? Cevap, yazarın ifadesiyle “çok az”. Bu noktada herkes ışıkları söndürüp sahneyi senaryolu ürünün dünyasına bırakabilir.
Bu süreç, hukukun üstünlüğüne, herkesin statüsünden bağımsız olarak aynı kuralların uygulanmasına dair temel bir kutsal değeri yansıtıyor.
Yazar
Kulüp Taraftarları ve Başka Takımlar
Yazar, City taraftarlarının, takımının kazanmasını ve gözlerine sunulan kanıtlara inanmayı istemek dışında hiçbir şeyden suçlu olmadığını hatırlatıyor. Bazıları, istedikleri için komplo gördükleri, mücadele etmeye devam ettikleri veya anlamadıklarını iddia ettikleri bir çağda yaşıyoruz. Ancak asıl mesele, kuralların var olması gerektiğini düşünmeseniz bile önemli olmasıdır. Çünkü başka takımlar bu kurallara uymaya devam ediyordu.
Diğer takımlar, bir takımın “teşekkür ederiz ama hayır” demesi gereken bir dönemde, oyuncu satın almıyor, teklif savaşlarını kaybediyor ve lig şampiyonluklarını ince marjlarla kaybediyordu. Yazar, bu yüzden hile yapmanın önemli olduğunu savunuyor: Offside kuralıyla kat’iyyen katılaşılabileceğini, ancak onu görmezden gelip topu ağa çarpmaya devam edersenin kendi sporunu yok ettiğini belirtiyor.

Şampiyonlukları kazanmış olabilecek takımların listesi: Manchester United, Liverpool, Manchester United, Liverpool, Manchester United, Liverpool, Arsenal. Yazar, bu kulüplerin City’ye tazminat için dava açmayı bile değerlendirebileceklerini, Premier Lig’in ise bunu engellemek için şampiyonlukları geri alıp zaferi yeniden dağıtabileceğini ima ediyor.
Son Uyarı: Kimle Yatacağınız
Yazar, geçen ay Bloomberg’in, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Premier Lig süreciyle ilgili endişelerini İngiltere hükümetiyle paylaştığını ve bu daha geniş ilişki için potansiyel olarak olumsuz bir etki yaratabileceğini aktarıyor. Yazar, bu durumun, satın aldığınız kültürün derin bir yanlış anlaşılmayı yansıttığını savunuyor: Hukuk güce ve etkiye göre eğrilmemeli.
Bu, döneminde Birleşik Arap Emirlikleri’nden en kötü suçlamadan biri bile sayılamayacak kadar küçük bir finansal kuralı göz ardı etmenin, kan dökülmesi iddiaları, insan hakları ihlalleri ve büyük sosyal eşitsizlik gibi ciddi suçlamalara kıyasla ne kadar önemsiz olduğunu gösteriyor.
Yazar
Yazar, son olarak, dönüştürücü finansal yatırımlar teklifine gözleri dönen her sporun bu sürecin tümü bir uyarı olarak durduğunu, çok dikkatli bir şekilde kimle yatacağınıza bakmanız gerektiğini vurguluyor. Bugün tatlı, yarın acı; ve bu hiç de ücretsiz gelmiyor.
Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.
Foruma Katıl & Yanıtla ➔
